Küçük Şeylerin Felsefesi
Küçük Şeylerin Felsefesi

Kitapyurdu Fiyatı: 158,40TL

Ürüne Git
7Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
pek güzel, pek leziz bir küçük kitap...
"Endüstri devrimi seri üretimle bütün nesneleri kopya haline getirerek nesneler ile onların biricikliği arasındaki bağı koparmıştır. (...) Belki de son darbe bilişim ve yeni medya devrimi oldu, zira bunlar şeyler ile aramıza girmenin yanı sıra kullanmayı bildiğimiz ama işleyişini kontrol edemediğimiz nesnelerle bizi karşı karşıya getirdi. Evren gerçeklikle aramızda duran bir ekran ve ağ haline geldi, şeyler artık öncelikli değil. Şimdi burada bizi ilgilendiren ve kalbimizde yer eden şey makarna süzgeci imgesi: Belki de gerçeği ortadan kalkmadan önce elimize hakiki, metal bir makarna süzgeci alıp dokunmanın, elimizde evirip çevirmenin tam zamanıdır." Pek güzel, pek leziz bir küçük kitap Francesca Rigotti'nin "Küçük Şeylerin Felsefesi" kitabı. Benim durmaksızın edebiyata dair söylediğim "edebiyat illa büyük şeyler mi söylemeli" sorusunun felsefeye uyarlanmış hali gibi adeta, küçük ve sıradan "şeyler"e bakmamızı, günlük nesnelerden öğrenebileceğimiz pekala çok şey olduğunu söylüyor Rigotti. Bunu yaparken de çok oyuncu ama bir yandan da pek derinlikli bir didiklemeye girişiyor. Kelimelerin etimolojik kökenlerine inip "şey"lerin "kavram"lar ve "fikir"lerle bağıntılarını keşfediyor, nesnelerin o adları alma süreçlerinden acayip enteresan sonuçlara varıyor. Bir yandan üzerine yeterince düşünmediğimiz ikilikleri hatırlatıp (sert/yumuşak & eril/dişil & kamusal/mahrem) bunları nesneler üzerinden başka türlü tariflemeye girişiyor, bir yandan da nesnelerle ilişkimizi kurtarmaya çalışmanın gerekliliğini, bunun illa ki nostaljik bir eylem olmak zorunda olmadığını belirtiyor. "Şeyler" kadar "metaforlar"ı da didikliyor ki bu metaforlar kısmı özellikle ufuk açıcıydı. (Metafor diyince aklıma yine Kundera'nın o sonsuz sevdiğim cümlesi geliyor, bininci kez yineleyeyim madem: "Metaforlar tehlikelidir: aşk bir metaforla başlar." Sonuçta insana bolca düşünme malzemesi veren, dönüp dönüp bakılacak, çok zengin bir kitap bence bu. Dili ve kavramları bu kadar didikleyen bu zor metni kusursuz çeviren Meryem Mine Çilingiroğlu'na da teşekkür etmeden bitirmeyeyim. Çok zor bir işi mükemmel kotarmış hakikaten.
Eda çelik
Kaşif
Üzerinde fazla durmadığımız nesnelerin farklı anlamları olabileceğini, metaforlarla büyük bağlamlılığını ve bol bol bu kavramlar üzerinde kafa yorulmuş bir kitap.
solskjaer
Kitapkurdu
Yazar, şeylerle ve nesnelerle yakından ilgilenmenin, iyilik, güzellik ve adalet gibi kavramlar üzerine düşünme becerimizi geliştireceğini öne sürüyor. Bu felsefi bakış açısı, yalnızca entelektüel bir tartışma değil, aynı zamanda günlük yaşantımızda uygulayabileceğimiz bir yaşam pratiği sunuyor. Rigotti’nin gözlemleri, modern hayatın karmaşasında kaybolmadan, küçük şeylerin de büyük anlamlar taşıyabileceğini gösteriyor. Eğer sıradan nesnelerin ve gündelik pratiklerin yaşamımıza nasıl bir derinlik katabileceğini keşfetmek istiyorsanız, Rigotti’nin bu eseri kesinlikle dikkatinizi çekecektir. Çünkü bazen, hayatın anlamını en beklenmedik yerlerde bulabiliyoruz!
SALVAMEA
Kaşif
Fichte’nin bir sözü vardır. Yapılan bir işin keyfini almak için üç şeyin çok kritik olduğunu söyler. Bunlardan birisi yapılan işin tarihi gelişimini, bir diğerinin ise yapılan işin felsefesini -yani niyesini- bilmek olduğunu söyler. Bu kitap, bazı küçük mutfak ve ev aletlerinin gelişimi üzerine basit ve küçük bir denemedir. Adının içini doldurmaz ancak yine de ev aletleriyle ilgili bir düşünce ufku açması için, bu konuda da kitap eksikliği olduğu için, okunabilir.
muhammed furkan coşandal
biraz insan doğasından ve islamiyetten esinti aldım,
zfrkc
“az çoktur” - “küçük güzeldir”
mup111
İslam bunu 14 asırdır söylüyor, duyana. Eşyanın hakikatini anlamaya davet ediyor, eşyaya hürmeti öğretiyor bize, illa yabancılar söyleyince mi kıymeti oluyor ben de bunu anlamıyorum. Hazine sandığının üzerinde oturup hazineyi uzaklarda arayanlar gibiyiz. Yazık... Herkese açılacak kapılar farklıdır hakikate ulaşma yolları çoktur elbette, söylemek istediğim elimizdekilerin farkında olup keşfe yakınından kendi özünden başlamak. Sevgi ve saygılarımla kitapsever dostlar
KY-8388261
KY-8388261 11 Ocak 2023
öncelikle yorumunuza saygı duyduğumu belirtmeliyim ancak herkes İslam'a ya da bir dine inanmak zorunda mı? kitaplarda aradıkları, kitaplardan aldıkları mutluluk haz bilgi ya da herhangi bir şey, o şey her ne ise onu bir yabancı yazardan ya da kendi ülkesinden ana dilinden olan bir yazardan almasi, araması incelemesi fark eden bir şey mi? Kimin nereye bakacağına hangi kitabı okuyacağına kim karar verebilir? Bir de bu gerçekten bir yabancı düşmanlığı içeren bir yorum bence.
mup111
mup111 12 Ocak 2023
Cümleyi çok yanlış anlamışsınız Merve hanım, yabancı düşmanlığı ile alakası yok.Özetle cümlede şunlara dikkat çekilmiştir: 1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kendi devlet ve milletimizin köklü ve yerli birikiminin yeteri kadar donanıma sahip olduğunu vurgulamak(bu diğerleri eksik demek değil bizde olanlara dikkat çekmektir). 2- Yabancı hayranlığına yapılmış eleştiridir. Sevgi ve saygılarımla