Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine yapılan ve dünya savaşını sonlandıran atom bombası saldırılarında, hayatta kalanlara Hibakuşa (被爆者 hibakusha) deniliyor. Bunlardan bir kısmı, bombanın etkilerine rağmen uzun süre hayatta kalmayı başardı. Bazıları, daha ilk haftalarda tedavi sırasında hayatlarını kaybetti. Bomba atıldığında henüz iki yaşında olan Sadako isimli masum kız çocuğu ise ancak 10 yıl hayatta kalabildi. Origamiden turnalarla bezenmiş hikayesi ise dilden dile dolaşarak dünya genelinde yaşıyor.
O’nun kısacık hayatını konu alan bu kitapta, Sadako’nun gerçek hikayesini bulacaksınız. Yazarlardan biri, Sadako’dan iki yaş büyük ağabeyi, Masahiro Sasaki. Bombanın atıldığı günden Sadako’nun son gününe kadar sürece bizzat şahitlik edenlerden olması, kitabı, Sadako’yu anlatan diğer kitaplardan ayıran en önemli unsur olsa gerek. Diğer yazar Sue Dicicco, bombayı atan ülkenin vatandaşı. İkisini bir araya getiren ise Sadako’nun hikayesini, uğradığı tahrifattan arındırarak tüm gerçekliğiyle dünyaya anlatma isteği.
Sadako’nun doğumu, bombanın patladığı gün ve sonrasında yaşananlar, kitapta akıcı ve ayrıntılı şekilde anlatılmış. Kitabın dili, çevirisi, baskısı, tasarımı ve mizanpajı çok başarılı. Eserde Sadako’ya ve ailesine ait çok sayıda fotoğraf da yer alıyor. İbretlik konusuyla her yaştan insanın rahatça okuyabileceği ve elden ele dolaştırabileceği bir kitap.
İnsanlığın nükleer silahlardan ders alıp almadığı tartışmalı bir konu. Atom bombası hakkında araştırma programı kurma talepleri, Başkan Roosevelt’e 1939 yılında içlerinde Einstein’ın da olduğu bir grup bilim insanı tarafından yapılmıştı. Pearl Harbor baskını (1941) sonrası ilk çalışmalar, gizlilikle yürütülen Manhattan projesiyle sürdürülmüş (1942) ve bombanın ilk denemesi, 16.07.1945’de New Mexico’da yapılmış, çok geçmeden Hiroşima ve Nagazaki’ye ilk bombalar atılmıştı (6-9 Ağustos 1945). Savaş defteri kapatılmış olsa da SSCB ve İngiltere, bombanın geliştirilmesi işini, ABD ile bir yarışa dönüştürmekte gecikmediler. ABD yönetimi, Japonya’ya devredeceği yıla kadar (1972) Okinawa’da nükleer silah depolamaya devam etti.
Günümüzde geliştirilen 100 megatonluk nükleer bombalardan birinin, ilk atılan “Little Boy” isimli bombanın 6666 katına denk geldiğini belirtmek gerekir. (Nagazaki ‘ye atılan “Fat Man” için bu rakam 5000 kattır.) Gelinen noktada, mesela Kuzey Kore’nin San Fransisco’ya ulaşabilen menzile sahip atom bombası ürettiği bilinmektedir.
Nükleer silah sahiplerinin rekabeti, yaşananlardan ders alınmamışçasına hiç ara vermeden sürüyor. Diğer yandan Sadako Sasaki ve turnalarının hikayesi, nükleer silahlara karşı verilen mücadelede bir bayrak misali dalgalanmaya devam ediyor.
Sadako’nun ağabeyi ile yapılan bir röportaj için bkz.: https://bit.ly/3CTq8Vw
İyi Okumalar!
İkinci Dünya Savaşı’nın her savaş gibi nelere mal olduğunu, savaş sonrası tablonun ne kadar vahim sonuçlar doğurduğunu, insanlık tarihinin üzerine bir karabasan gibi çöktüğünü, sanırım hepimiz biliyoruz. Gerçi bu karabasan, halen yeryüzünün çeşitli coğrafyalarında devam ediyor.
“Sadako”, işte böyle bir savaşın sonunda on binlerce insanın yaşamına son veren, on binlerce insanın dayanılmaz acılar içinde yaşamını sürdürmesinin yanı sıra acılar içinde yavaş yavaş ölümüne neden olan bir sonucun canlı bir örneği. Ve yıllar sonra anısının kitaplaşmış hali… O, Japonların deyimiyle bir “hibakuşa”. Atom bombası atıldığında radyasyona maruz kalmış kişilere verilen isim… Sadako, iki yaşındayken ilk bombanın atıldığı Hiroşima’da buna maruz kaldı ve on yıl sonra hayatını kaybetti.
Sadako’nun bir Japon efsanesine dayanarak yapmaya başladığı kağıttan bin turnanın O’nun acılarını hafifletmek umuduyla kanat çırpmasının öyküsü…
Kitabın 65 ve 66'ncı sayfalarında, bir halkın böylesine canice bombalamanın ardından teslim olmasının ardından, ilk kez atılan bombaların sonuçlarının bombayı atan ülke olan ABD’ce izlemeye alınması Japon halkı için bombanın etkisi kadar ağır olduğunu hissediyorsunuz.
Şairin dediği gibi : “Hiroşima’da öleli/ oluyor bir on yıl kadar./ Yedi yaşında bir kızım/ büyümez ölü çocuklar.”
Ders alınmış mıdır, bilinmez; Ancak acı sonuçları olan bu öykünün hepimize, tüm insanlığa anlatacağı çok şey var…
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaşın bitmiş olmasına rağmen yaşanan ölüm ve yaralanmaları dışında atom bombası sonucu ilerleyen yıllardaki zararınıda anlatan, küçük bir kızın duygulandıran,ağlatan muhteşem bir hikayesi. Herkese savaşların son bulduğu barış içinde bir gelecek diliyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Sadako Sasaki”, sadece bir çocuk kitabı değil; insanlık dersi niteliğinde bir eser.
Bu kitap, savaşın rakamlardan ibaret olmadığını, her bir kurbanın bir yaşam, bir hayal, bir kalp olduğunu hatırlatıyor.
Sadako’nun bin turna kuşu, hâlâ dünyanın dört bir yanında barışın sembolü olarak katlanıyor — okullar, müzeler, çocuklar tarafından.
Kitabı okuyan herkesin aklında genellikle şu düşünce kalıyor:
“Barış, sadece büyük liderlerin değil, küçük bir çocuğun duasında da saklı olabilir.” “Sadako Sasaki”, savaşın karanlığında bile insanın içindeki ışığı, iyiliği ve umudu koruyabileceğini anlatan unutulmaz bir hikâye.
Herkesin — özellikle gençlerin — bir kez okuması gereken bir eser.
Çünkü o turna kuşları hâlâ uçuyor; bize barışın mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
artık nerede bir turna görsem aklıma o geliyor... çocuk kittabı gibi görünebilir zira baş karakter çocuk ama savaşması gereken ağır bir hastalığı olan bir çocuk. fillerin savaşında yitip giden nadide bir çiçek
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
O kadar çok güzel bir kitaptıki akıl sır ermeyen hikayesi ile mükemmel bir kitap . Anlata anlata bitiremiyorum bu kitabı bütün arkadaşlarıma , akrabalarıma hocalarıma ... tavsiye ediyorum . 9 yaşı ve daha büyükleri okursa daha iyi olur daha iyi anlarlar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
11 yaşındaki oğlum okudu. Atom bombasının hayatları nasıl alt üst ettiğinin çok akıcı bir dille gerçekçi anlatımı. Harika bir kitap tüm çocuklar okumalı...