Dostoyevski 'yi okurken ve yorumlarken diğer yazarlara göre çok ayrı bir yerde tutmak ve değerlendirmek gereği olduğunu düşünüyorum. Dostoyevski' nin ana karakteri coğu eserinde aynı karakteristiği göstermesine rağmen ondaki bu özgün kahraman tipi ,baska herhangi bir yazar ve eserinde bulamayacağınız zenginlik ve derinliktedir. Dostoyevski' nin kahramanı hırçındır, asidir, dünyaya meydan okur, bir anda bir kartal kadar yırtıcı olabilir, her sayfada her satırda yenilmez bir şövalye durur sanki karşınızda.. ama bu değildir kahramanımızı Dostoyevski karakteri yapan, ayırt edip farklı kılan bir Cyrano de Bergerac dan.. Bizim kahramanımız bu dikbaşlılığı, bu çılgın ani çıkışlarının ardından kendi kendini yer pişmanlıktan.. ezilir.. siner.. bir böcek kadar bile yer işgal etmek istemez dünyada utancından.. 1 saat önce küfrettiği, çıkıştığı, meydan okuduğu, kavga ettiği insandan nasıl özür dileyeceğini düşünür durmadan.. affedilmeyi bekler.. yaltaklanır sahibine yaranmaya çalışan bir kedi gibi utanmadan.. hayatınızda karşılaşabileceğiniz en hırçın şövalye bir anda bir sürüngene dönmüştür aniden.. bir insanın düşebileceği en kötü durumu eskilerin zillet diye tabir ettiği şekliyle Dostoyevski' nin karakterleri dışında bulmak pek mümkün değildir. çoğu yazar kahramanını bir asil gibi gösterir, ya da gururlu bi parya ya da bir aciz ya da bir züppe.. ama hiç kimse Dostoyevski kadar kahramanını utanç içinde boğup bu haliyle okuyucu karşısına cıkaramaz. çoğu insanın içten içe yaşadığı ama itirafı bile büyük bir cesaret isteyen bu ruh halini Dostoyevski kahramanına korkusuzca yükler. Çoğu okur ve eleştirmen bu karakterin aslında yazarın kendisini ifade ettiğini düşünür.. ben de bu düşünceyi olası bulurum.Yeraltından Notlar bir anlamda Dostoyevski' nin biyografilerde geçmeyen alternatif ruhsal yaşam öyküsüdür.Bu sebeple Dostoyevski'nin benim için değeri çok büyük olduğundan belki;onun kitaplarını sıkıcı bulan yorumları görmek beni çok şaşırttı. Özellikle de lise dönemimde beni belki de en çok etkileyen kitabını sıkıcı bulan yorumlar..
ama her okuyucunun her yazardan aldığı tat farklıdır. fakat ben sıkılsanız da dostoyevski okuyun derim. çünkü yazarın Yeraltından Notlar' da ifade ettiği gibi ' Zevkin en alası acıda gizlidir.' :)