Çok enteresan bir kitap çıktı bu Lady L - bana okutup "yazarını tahmin et" deseniz hayatta Romain Gary demezdim, diğer kitaplarından o kadar ama o kadar farklı ki. Sanırım önce İngilizce yazıp sonra kendisi Fransızca'ya çevirmiş, belki biraz da o nedenle böyledir ama Gary / Ajar külliyatının epey dışında bir eser kendisi.
80 yaşında bir İngiliz aristokratı kadın olan Lady L bize geçmişini anlatıyor kitap boyunca. Paris sokaklarında başlayan öyküsü hakikaten müthiş sürükleyici. 19. yüzyıl sonunun anarşistleriyle iç içe geçen hayatı, kendisini sokaklardan saraylara taşıyan tuhaf ve absürt maceraları pek acayip. Gary okurken gülmeye çok alışığım ama bu biçimiyle değil - genelde aralara sıkıştırır o tuhaf absürt detayları, bu kitabınsa tamamı absürt, bir nevi fars gibi yazmış. Dili de epeyce daha konvansiyonel.
Bunlar kitabı kötü kılmıyor, kötü değil asla, sadece gerçekten çok beklemediğim bir yerden geldi - bir acayip macera romanı okudum resmen. Ama elbette mevzubahis Gary olunca bundan ibaret olamıyor konu. Bir idealiste aşık olan Lady L, her ne kadar aşkına karşılık bulsa da, dünyayı değiştirmeye kafayı takmış aşığı Armand Denis'nin asla birinci önceliği olamıyor, çünkü onun asıl büyük aşkı insanlık, insanlığa iyilik etmek. Lady L de sevgilisini elinden alan insanlığı rakibesi olarak görmeye ve insanlardan nefret etmeye başlıyor. Yazarın kurduğu bu çatı bence müthiş zekiceydi ve farklı biçimlerde pek çok aşk ilişkisinde benzer dinamiklerin işlediğini düşündürttü. Kitabın aşırı sürprizli sonu da muazzamdı.
Gary'nin böyle yazabileceğini hiç bilmiyordum valla. Öğrenmiş oldum. Canım Alev Abi'nin (Alev Er) çevirisi de her zamanki gibi leziz.
"İnsanlar insani yanlarından vazgeçmiş olsaydı eğer, insan olmaktan da vazgeçmiş olurlardı çoktan."