6Yorum
kadriks
Kitapkurdu
Bu eser kadını her yönüyle ele alan üzerinde uzun uzun konuşulacak bir eser fakat dili zor çeviri de eminim ki zor olmuştur ki çevirmen oldukça dolu eğitimli birisi biyografisinden gördüğüm kadarıyla. Etiyopya tarihi ve tarihte direnenler, bağımsızlık mücadelesi verenler arasında öncü kadınlardan bahsedilmiş. Zekasıyla bedeniyle varlığıyla öfkesiyle her yönüyle kadın mücadelesinden, gücünden bahsediliyor. Sömürgecilik ruhuna işlemiş sözde medenilerinde gerçek yüzü yazar tarafından tarafsız şekilde sunulmaya çalışılmış. Sabırla okumayı başaranlar ne demek istediğimi anlayacaktır.
netrun_64
Üstat
Etiyopya tarihini kadınların savaştaki yaptıklarını vurgulayarak anlatmaya çalışmış yazarımız.Zaten romanın yazılış amacı yaptıkları görülmeyen kadınları görünür kılmak. Hareketli bir roman evet ama bazı şeyler eksik gibi.Olaylar çok hızlı değişiyor ve bu geçişlerde kopukluk hissettim . Gölge ve ışık vurgusu çok kullanılıyor eserde.İyi-kötü ve (bence) cesur-korkak şeklinde olayları ve kişileri anlatmış. Gölge Kral ifadesi de birinin yerini almak,gerçek kralın da olayların gölgesinde kalması,saklanması olarak kullanılmış.Aynı zamanda gölgede kalan ,görünür olmayan kölelerin de bu savaşla görünür olmasını da simgeliyor bence.Minim "hiç kimse"nin kral figüranı olması.. Ettore 'nin öldürülen Etiyopyalıların (Habeşlerin) fotoğraflarını çekmekle görevlendirilmesi nasıl bir canilik insanın aklı almıyor.(Bir uçurumdan atılan insanları düşerken fotoğraflıyor!!!)
EşeTopak
Üstat
Gölge Kral, savaşın yalnızca cephede değil, insanların ruhunda da yaşandığını hissettiren güçlü bir romandı. En çok etkilendiğim yönü, tarihin çoğu zaman görmezden geldiği kadınların cesaretini görünür kılması oldu. Yazar, acıyı ve umudu abartıya kaçmadan, şiirsel ama sarsıcı bir dille anlatıyor. Karakterlerin yaşadığı korku, kayıp ve direnme hâli sayfalardan taşıp okura geçiyor. Kitap boyunca “kahramanlık” kavramını yeniden sorguladım; bazen görünmeyenlerin mücadelesi en büyük kahramanlıktır. Zaman zaman anlatımın parçalı yapısı dikkat gerektirse de, bu üslup hikâyenin duygusunu güçlendiriyor. Bitirdiğimde geriye yalnızca bir savaş hikâyesi değil; hafıza, kimlik ve insan onuru üzerine uzun süre düşündüren etkileyici bir roman kaldı.
Ayşe Koç
Bilge
Bazı hikâyeler tarihin kenarında kalmaz… Gölge Kral, sesi duyulmayan kadınların direnişini fısıldıyor. Güç bazen görünmeyenlerde saklıdır… Çok güzeldi
*tuğba*
Kitapkurdu
Kitap özellikle 1935-36 yıllarında gerçekleşen 2. İtalya Etiyopya savaşı (savaş mı desem İtalya'nın faşist bir saldırısı mı desem neyse bu şekilde bir savaş ortamı)ndaki kadın savaşçıları anlatıyor. Olayların kurgu olduğu belirtiliyor ancak o dönemde yaşananlar ile ilgili gerçek bilgiler de olaylara yedirilmiş şekilde okuyucuya sunuluyor. 1930lu yillarda hala kölelik sistemi devam eden Etiyopya'da İtalyanlar 1890lardaki yenilgilerinin hırsı ile köleleri ve fakir halkı kendi ordusuna katarak öncü kuvvet ve hizmet gücü olarak kullanıp -ama onlar yapınca asla kölelik değil (!)- yürütmeye çalıştığı savaştaki hezimetlerini görüyoruz. Bu sadece savaş hezimeti değil tabi ki medeniyet diye getirilmeye çalışılan batı emperyalizminin de hezimeti olarak karşımıza çıkıyor. Farklı kültürlere, tarihi romanlara ilgi duyan herkese önerebilirim
peltek_vaiz
Gölge Kral çarpıcı bir kitap. Okuyunca neden 2020 Booker finalisti olduğunu anlıyorsunuz. Hirut, uzun süre hafızanızdan çıkmayacak bir karakter olacak.