Mimar Sinan'ın yabancılar tarafından bile hayranlıkla karşılanan dehasını ilgilenenler bilir. Ben de bu kitapta yabancıların nelere hayran olduğunu, neler yaşandığını, Mimar Sinandan kalan o ünlü mektupla ilgili birşeyler bulmayı umarak aldım. Ancak bunlardan hiçbirşey yoktu kitapta.
Ancak Sn. Subaşı Mimar Sinan'a hayranlığını hoş şiirsi bir anlatımla ifade etmiş.
Ayrıca Mimar Sinanın yazdırdığı name ile kitabın ilk kısmı mükerrerlik yaratmış. Kitabın sonunda Mimar Sinanla ayrıntılı bir sohbet yapmış ki fantazi boyutunda.
Bu kitapta Mimar Sinan bir yana en çarpıcı nokta çıkarılan Fermanlar idi. Osmanlının yönetim ve adaleti sürdürmekteki disiplini ve takipçiliği, o kadar büyük bir imparatorlukta detay şeylerle bile nasıl ilgilenildiği, hakka hukuka verilen önem hayranlık uyandırıyor. Mesela fermanlardan birinde saray; cami yakınlarında gençlerin taşkınlık yapıp rahatsızlık yaptığı yolundaki şikayetler üzerine kadıya gereğini yapmasını istiyor. Başka bir fermanda Mimar Sinana Selimiye Camiinin yapımına yardım ile görevli kişilerin bazılarının görevli olmalarına rağmen gitmediklerinin özel işleri ile ilgilendiklerinin haberi alındığını, inşaatta çalışan herkesin ismini kimseyi kayrmadan ve ayırmadan eksiksiz fazlasız saraya bildirmesi isteniyor.
Bence bu kitap sırf bu fermanlar için bile alınmaya değer.