Harita ve Topraklar
Harita ve Topraklar

Kitapyurdu Fiyatı: 211,75TL

Ürüne Git
4Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Harita ve Topraklar
Evet, sonunda “Fransız edebiyatının kötü çocuğu” Michel Houellebecq ile tanıştım. Kendisinin namını çok duyduğum için daha kışkırtıcı, rahatsız edici bir metne hazırlamıştım kendimi, hiç öyle olmadı valla - dozunda oyuncaklı, ziyadesiyle alaycı, kıvamında tuhaf ve epeyce derinlikli bir romanla karşılaştım. 2010 Goncourt ödüllü Harita ve Topraklar’ı çok sevdim. Jed Martin isimli bir sanatçının hayat öyküsünü okuyoruz. Son derece konvansiyonel bir hikâye gibi başlayan roman her bölümde şekil değiştiriyor, her bölümün ayrı bir karakteri var resmen. Biri büyüme hikâyesi, biri polisiye, biri koca bir hiciv örneğin. Jed son derece sıradan bir adam açıkçası, yazar kendisiyle özellikle ilişkilenemeyelim istemiş kanımca, akmaz kokmaz bir adam, kendisine iyi veya kötü herhangi bir güçlü duygu beslemek zor. Epeyce sığ da biri kendisi, işte bu sığ adam dünyanın en çok kazanan çağdaş sanatçılarından birine dönüşüyor, zaten hikâyenin kendisi başlı başına ziyadesiyle ironik bu nedenle. Houellebecq’in metnin içine bolca yerleştirdiği marka isimleri de yine içinde yaşadığımız çağın nasıl bir sirk olduğunu gayet isabetli şekilde vurguluyor. Yani aslında hem baş karakteriyle, hem toplumla, hem değerlerimizle - her şeyle güzelce dalgasını geçiyor. Kendisini de kayırmıyor bu arada, kendiyle de dalga geçiyor yazar. Metnin bir noktasında hikâyenin karakterlerinden biri olarak hikâyeye giriyor Houellebecq, sonra da başına acayip şeyler geliyor. Spoiler olmaması için ne geldiğini söylemiyorum ama bu tuhaf şeyleri yazarken ne kadar eğlendiğini düşününce ben de çok eğlendim açıkçası. Müthiş sürükleyici akan bu metnin bir yanıyla da bunca felsefi bir derinliği olmasını ayrıca hayranlık verici buldum. Makineleşmeyle beraber toplumun geçirdiği dönüşüme, sanat eseri metalaşırken yaşanan anlam kaybına, faydacılık ve işlev odaklı bakış açısının dünyayı anlamlandırma biçimimizi biz farkına bile varmadan nasıl kuşatmış olduğuna dair şahane eleştiriler var kitapta, üstelik bunları asla didaktikleşmeden, son derece müphem şekilde aktarmayı becermiş. Ezcümle, tokat gibi bir roman vallahi. Bu tuhaf adamla tanıştığıma çok memnun oldum.
Oznut Kilickaya
Kaşif
okuması zor bir kitap bunu göz önüne alın
Dostoyevski23
İlginç bir tarz. Zaman zaman durağanlaşsa da genel olarak keyifliydi
diduk
Kitapkurdu
Roman, “sanat piyasasını bölüşen Jeff Koons ve Damien Hirst” adlı bir tablo üzerinde çalışan kurgu karakter Jed Martin’le açılıyor. Bu, iki ünlü sanatçının eserlerini daha önce İstanbulda da görme olanağım olduğu ve sanat piyasasındaki etkilerini duyduğum için romanın içine gömülüverdim diyebilirim. Michel Houellebecq güncel sanatçıların, gazetecilerin isimlerini, markaları, mekanları kullanmaktan çekinmediği için roman mekan ve zamandan kopuk değil. Bu yönüyle de ilgi çekici. Kullandığı karakterlerin bi takım özelliklerini Damien Hirst’ten aldığını düşündüm. Romanda yazarın hikayeye katılmasını garipsesem de bu romanda böyle hissetmedim. Hatta yazarların kendileriyle ilgili gündüz düşlerini, fantezilerini yapıtlarına bulaştırmalarının hakları olduğu düşündüm. Roman sanatçı hayatı arkasında, maddeye dönüşmüş fikirlerin nerede sanat yapıtına dönüştüğünü ve maddi değerlerini hangi şartların belirlediğini irdeliyor diyebiliriz