Nihat Genç’in daha önce kitaplarından bazılarını okumuş biri olarak Nöbetçi Yazılar’da ne ile karşılaşacağımı biliyordum. O bildiğim sert, hatta çok sert eleştirilerle yüklü ifadeler, zaman zaman argo ve küfürle etkisini kuvvetlendirmiş bir üslup. Nihat Genç’in yazılarını okurken bu dünyada ona mutluluk veren hiçbir şeyin olmadığını düşünebilirsiniz. Ama Genç’in yazarlığı böyle bir şey zaten. Nihat Genç halk adına kalemi eline alan ve lafı dolandırmadan yanlışları yerine göre en ağır üslupla dile getirme cesaretine sahip belki de tek yazar bu ülkede. Üslubunu eleştirebilirsiniz. Ama yazdığı her yazıda ona hak verme zorunluluğunuz var bana göre. Nöbetçi Yazılar kitabı; sadece “Karagöz” yazısında hiç edilen bir kültürü masaya yatırması ve bu kültürün bugün Hacivat görünümlü sözde aydınların elinde tarumar edilmesini konu alan enfes yazısı için bile okunmaya değer. “Son Bölüm Şenlikleri” “Suçlu Cumhuriyet Üniversiteleridir” “Eleştiri Olmadan” “Pasif Direnişin Nimetleri” kitap içerisinde en fazla beğendiğim diğer yazıları… “Fişfişleme Edebiyatı” yazısında edebiyat ve medya dünyasında yapılan fişleme ahlaksızlığını eleştirirken kendisinin de yazı içerisinde fişleme yapması, kendisini eleştiren bir psikologa cevap anlamında yazdığı yazıdaki gereksiz sert üslubu kitabın eksi yanları bana göre. Zira Nihat Genç hemen her yazısında “Benim sizin sevginize reklamınıza ihtiyacım yok” ana fikrini savunurken kendi ifadesi ile onu okumamış biri için kendisini bu kadar yormasına gerek yok. Nihat Genç’i bilenler biliyor. Onu bilenlerden biri olarak yazıyorum bunu. Özetle Nihat Genç’i okuyun ve gerçeklerle tanışın. Kamyon çarpmışa dönebilirsiniz. Ama buna değer. Son bir not: Yıllardır TV ekranlarında yüzlerce bilim adamını konuk edip sohbet etmelerine rağmen yazdıkları kitaplarda ve gazete köşelerinde basit cümleler ve alt yapısı olmayan bomboş fikirler yazan insanları okuyucunun gözüne soka Genç’i tebrik ediyorum. Bu insanların kim olduğunu merak edenler kitabı okusun bir zahmet…