Kaplanın Sırtında Hakkındaki Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
İzzet Eroğlu
10.03.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihî Hesaplaşma
Yazar, Osmanlı tarihinin en tartışmalı ve hakkında muhtemelen en fazla yazı yazılan ve yorum yapılan padişahı II. Abdülhamid’in tahttan indirilişini müteakip Selanik’e sürgüne gönderilmesi ile Balkan devletlerince Selanik’in işgal tehlikesinin baş göstermesi üzerine Selanik’in tahliyesi kararı çerçevesinde Selanik’ten İstanbul’a dönüşüne kadar olan zaman dilimini konu olarak ele almıştır. II. Abdülhamid’in sürgün yılları, sürgün doktoru Atıf Hüseyin Bey’in kalemiyle anlatıma kavuşmuştur. II. Abdülhamid ve sürgündeki hanedan üyelerinin doktoru olan Atıf Hüseyin Bey, her günkü rutin sağlık ziyaretlerinde Padişah’ı konuşturmakta ve konuşulanlar doktorun eve dönmesini müteakip kâğıda dökülmektedir.

Romana özelliği veren temel konu hesaplaşmadır. Adeta eserde otuz üç yılın hesabı tarih karşısında okuyuculara sunulmaktadır. Osmanlı’nın en kritik otuz üç yılının 320 sayfaya sığdırılması mümkün mü? Asla mümkün olmamakla birlikte temel suçlamalar ve II. Abdülhamid’in bunlara yanıtları kapsamında genel bir çerçeve çizilmektedir.

Yazar esasında tarihimizde ideolojik yaklaşımların en fazla görüldüğü netameli bir alana el atarak cesur bir girişimde bulunmuştur. Efsanelerin, doğru ve yanlışların, ak ve karanın karıştığı, herkesin kendi açısından baktığı ve gerçekliği bir şekilde bilinçli veya bilinçsiz görmek istemediği tarihin bu tartışmalı alanına el atmak gerçekten büyük bir cesaret işidir. Gerçekliğe son derece susadığımız süreçte bir nebze de olsa tarihî hakikatlerin ortaya çıkmasını sağlamasıyla eserin önemli bir işlev gördüğünü söylemek mümkündür. “Bir karış toprak kaybedilmedi.” efsanesinden İmparatorluk’un satıldığı yaygarasına kadar gerçeklikten uzak ve her türlü suiistimalin olduğu bir alanda kalem oynatmak kolay olmasa gerek. Böyle durumlarda doğrucu Davut rolünü kimse kabul etmek istemez. Böyle durumlarda ön yargıların yıkılmasının atomun parçalanmasından daha zor olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Tarihî olayların değerlendirilmesinde ve anlaşılmasında, bizde ihmal edilse de, konunun psikolojik boyutu önem arz etmektedir. Eser bu anlamda yeterli düzeyde olmasa da II. Abdülhamid’in hâlet-i ruhiyesini irdelemesi bakımından önemlidir. Merhum Faruk Erem’in “Suçluyu kazıyın, altından insan çıkar.” vecizesinden hareketle bir adli vakanın bile tam olarak anlaşılmasında psikolojik boyut son derece önemli iken tarihî bir şahsiyetin anlaşılmasında da bu unsur göz ardı edilemez. Hele hele otuz üç yıla dair bir hesaplaşmada konunun psikolojik yönlerine değinilmemesi mümkün değildir. Eserdeki psikolojik analizler sathi kalsa da bu yönde önemli bir adım atılmış olması bakımından bunu belirtmek gerekir.

Eserde üslup akıcıdır ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Kurgu büyük ölçüde tarihî gerçeklikle bağdaşmaktadır. Yazar, kurguda tarihî vesikaların ötesine çıkmayı pek tercih etmemiştir. Bununla birlikte eserde yazım kurallarına gerekli riayetin gösterilmesi; yazım yanlışlarından noktalama işaretleri hatalarına kadar birçok konuda özensizliğin olmaması için, bu tür eserlerin yayımlanmadan önce emektar bir musahhihin elinden geçmesi son derece faydalı olacaktır.

Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Ali Riza Malkoç
02.12.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bireyin İradesi, Milletin Dileği, Zamanın Ruhu
Bir döneme damgasını vuran olaylar ve şahsiyetler hakkındaki tarihi bilgileri, roman formunda ilgi ve heyecanla okudum.

Geçmişteki olayları; tarihselci bir yaklaşımla, zamanın ruhu ve şartlarına göre değerlendirmek gerekir. Bu mantıklı ve hakkaniyetli kriterin süzgecinde, okuduğum anlatımlardan öncelikle sorular üretmek istiyorum:
-Bir padişah, kral, yönetici, başkan veya başbakan; 33 yıl bir kurumun başında ve siyasi bir iktidarda kalabiliyorsa veya kendini kalmak zorunda hissediyorsa, bundan nasıl bir sonuç çıkarmalıyız?
-Koca imparatorlukta, daha iyi, yedek veya alternatif bir şahsiyet yetişmemiş midir?
-Yetişememişse sebepleri nelerdir?
-33 yıl boyunca ve sonunda, bir gün görevi bırakmak gerektiğinde; geride kalanların da güvenle uyup, kabullenip uygulayabileceği, kalıcı ve kabul edilebilir bir yönetim sistemi, devlet aklı, neden geliştirilememiştir?
-Avrupa ülkelerinde, yeni çağa damgasını vuran; bilim, teknoloji, sanat, etik, felsefe, mantık, hukuk, toplum ve yönetim bilimlerden ne kadarını, ülkemize katabildik?
-Yetenek ve gücümüz, o günün şartlarına göre yeterli olabilir; fakat sınırsız ve sorumsuz olmasından ne kazandık?

Soruların farklı cevapları olabilir. Yanlış, yanıltıcı ve yönlendirici açıklamalarla da karşılaşabiliriz. Daha dünkü bir olay, kaza ve söylemde; ortak bir karar ve kanıya varamıyoruz. Maddi gerçekliğe ulaşamıyoruz.

Sultan II. Abdülhamit’in, birbiriyle hiçbir zaman birbiriyle barışık yaşayamayacak olan; kedi, köpek ve papağan beslemesi, merhametli bir yürek, stratejik bir beyin ve düşünceli bir anlayışın göstergesidir.(s.20) Ayrıca marangozluk mesleği ve müziğe ilgi duyması sanatkarlık ruhu da taşıdığının işaretidir.

Tahta çıkma vaatlerinden olan, Kanuni-i Esasi’yi uygulamadan kaldırması; hukuk ve hürriyet adına elde edilen kazanımların, bir tür askıya alınmasıydı bu. Gereği ve gerekçesi neydi? Şenlikle ilan ettiğimiz Kanun-i Esasi’nin cenaze namazını kılmak neden gerekliydi ve ne kazandırdı?
Hele hele, yanlış kararlar alındığı ve Türklerin azınlıkta kaldığı gerekçesiyle, meclisin kapatılması; istişare, şura, içtihat, çözüm ve alternatif arayışların devre dışı bırakılıp; baskı ve dayatma anlayışından beslenen bir tek adamlık rejimi kurmayı tercih etmesi, ayrışmayı ve çöküşü daha da tetiklemiştir. On iki bin kişinin çalıştığı bir saraydan söz edilmesi (s.53); güç, birikim ve istihdamın, adeta ağırlık noktasını işaret ediyordu.

Tarih felsefesini anlamadan, tarihsel bilgi aktarımını yorumlamakta zorlanırız. Tarih bilinci ise bunların karmasıyla şekillenir. Kurgusal bir anlatım; tarih bilincini tam karşılamasa da, merak uyandıracağı için bir basamak sayılabilir.

Peki, padişah, karar ve uygulamalarında, hadi meclisi kapattı diyelim, emrinde görev yapan 12 bin kişinin fikir, öneri ve deneyimlerine başvuruyor muydu? Yoksa hilafet makamında, ilahi bir vekil olarak tek hüküm ve yetki sahibi miydi? Sorunun cevabı, “evet” değil mi?
Peki o zaman; İslam’ın (fıkıh ve ilahi kitap yoluyla) önerdiği, emrettiği; istişare, meşveret, şura ile karar alıp uygulama emrini nereye koyacağız? Yoksa dünyada uygulanması gereken bir kural, öteki dünyaya ötelenmesi mi tercih edilmişti?

Güvensizliğe, şüpheye dayalı sıkı bir takip/denetim ile daraltılan özgürlük alanı ve hafiyelerin yazdığı, saraya ulaşan ihbar mektupları, sarayın boyunu aşınca, okumadan yakmak zorunda kaldıklarını başka bir kitapta okumuştum. Böyle bir yönetim, böyle bir toplum anlayışıyla elbette kalıcı bir düzen kurulamazdı.

Sayfa 88’de, padişah daha 24 yaşındayken gezdiği Avrupa’ya olan hayranlığını gizlemiyor. İflas eden tüccar, ticari yaşamında başarısız olmuştur, devrilen bir hükümdar da yönetim alanında. Bu olumsuz sonuçların tek nedeni, kötü insanlar olduklarına bağlanamaz. İyi insanlar da batabilir, devrilebilir. Tavan süslemesi için, 14 ton altın kullanılan Dolmabahçe Sarayı için, Fransızca bir dergide, “sadece Dolmabahçe Sarayı bile, borç içinde yüzen Osmanlı maliyesini çökertmeye yeterdi” cümlesi de dün ve bugün için ibretlik bir tespittir. (s. 106)

Sansür, jurnal, ihbar, sürgün, korku ortamı ve kapatılan bir meclis ile oluşturulan baskı rejimi, ne kadar sürebilirdi ki? Ve neden devam etsin, yakıtı biten, sürücüsü katledilen bir araç hareket edebilir mi?

Öneri olarak da şunu ileteyim: Elimizdeki kitap bir roman olsa da; birinci bölüm, ikinci bölüm altındaki konu başlıkları ve ekleri için girişte bir içindekiler bölümü açılabilirdi. Kişiler ve tarihi olaylar ise; orijinal veya çizim fotolarla süslenebilirdi.

Bir kaplanın sırtında yaşamak zorundaysanız; ya kaplan ölünce inersiniz veya siz güçten düşünce. Dilerim hiçbir yönetici, kaplanın sırtında yaşam sürmek zorunda kalmaz.

Verimli okumalar dilerim.



Yanıtla
15
5
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Zübeyr Yıldırım
16.11.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kaplanın Sırtındaki Son Sultan
Livaneli’nin 10 yıl düşünce aşamasında tutup 5 yılda yazımını bitirdiğini belirttiği “Kaplanın Sırtında”, cumhuriyet döneminin belki de üzerinde en çok tartışma yapılan şahsiyetlerinden biri olan Sultan 2. Abdülhamid’i merkezine alıyor. Her kesimin -objektiflikten uzak kriterlerle- bir Abdülhamid figürü çizdiği bu ülkede, Livaneli de çoğunu sığ olarak gördüğü bu tartışmalara taraf olmadan kendi Abdülhamid figürünü ortaya koyuyor. Abdülhamid’i bulunduğu dönemin şartları içinde bir insan olarak ele alıyor ve göklere çıkarmaktan ya da yerin dibinde konumlandırmaktan sakınan bir üslup benimsiyor. Aslında eserin girişinde ve birçok röportajında belirttiği gibi yer verdiği karakterlerden ziyade o dönemin ruhunu (zeitgeist) anlamaya çalışıyor: “Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birisi olan İkinci Meşrutiyet ve Sultan Abdülhamid konusunu ideolojik ve sığ kamplaşmalardan uzak bir biçimde ele alıp, o devrin ruhunu ve zihniyetini yansıtmaya çalıştım.”

Doktor Hüseyin Atıf Bey’in, Abdülhamid’in kızları Ayşe ve Şadiye Sultanların, oğlu Abid Efendi’nin, Zaptiye Nazırı Hüseyin Nazım Paşa'nın, sonradan Başbakanlık görevi de yapacak Ali Fethi (Okyar) Bey’in anıları ve tespitleri yazara kaynaklık etmiş. Kitap her ne kadar bir roman olsa da tarihi belgelere dayanılarak inşa edilmiş. Yazar, eserin sonunda, yararlandığı kaynakları ve romanda geçen tarihi şahsiyetleri tek tek sıralamayı ihmal etmemiş (s. 313-322).

Heyet-i Mebusan’ın ve Heyet-i Ayan'ın 27 Nisan 1909'da aldığı, 2. Abdülhamid'in tahttan indirilmesine ve yerine 5. Mehmed'in geçirilmesine ilişkin kararın ardından 2. Abdülhamid, Selanik'e götürülmüştü. Alâtini Köşkü'nde ev hapsinde geçen günler, 1. Balkan Savaşı'nda Yunan Ordularının Selanik kapılarına dayanmasıyla sona ermişti. 2. Abdülhamid, 1912'de köşkten alınıp bir Alman gemisine bindirilerek İstanbul'daki Beylerbeyi Sarayı'na getirilmiş ve takvimler, 10 Şubat 1918'i gösterdiğinde, 75 yaşındayken kalp yetmezliği nedeniyle vefat etmişti. Roman, sultanın, Selanik’e sürgüne gidişinden Beylerbeyi Sarayı’na dönüşüne kadar olan zaman dilimini içine alacak şekilde, sultana ve ailesine bakmakla görevlendirilen askerî doktor Hüseyin Atıf Bey’in tuttuğu tamamı 12 defterden oluşan günlükler esas alınarak kurgulanmış. Yeri geldikçe de geçmişte yaşananlara dönüşler yapılarak Abdülhamid’in saltanat ve şehzadelik günlerine dair detaylara girilmiş. Gerçekte oldu mu bilinmez ama doktor ve sultan arasında 33 yıllık devrin hesaplaşmasına dair tartışmalara da yer verilmiş.

"Tek istediğimiz Osmanlı'nın da Avrupa gibi olmasıydı, ilme fenne dayalı olarak kalkınmasıydı. Ama siz bu yolda çalışacağınıza, bizlerin peşine hafiyeler takıp ses çıkaranı hapse tıktınız, zulmettiniz."
"İşte bunun için dışarıdan kolay görünüyor dedim. Elimde değildi ki! Koskoca memleket, milyonlarca ahali. Herkesin kendine göre bir fikri var. Ulema ayrı şey söyler, Avrupa'da tahsil edenler ayrı."
" Münevverlerin ağzını kapatmasaydınız onlar halkı aydınlatabilirdi. "
" Hayır hayır," dedi eski padişah, "olmazdı…” (s. 88)

Kitap kapağındaki illüstrasyon, Stanford Üniversitesi'nde tarih profesörü olarak akademik çalışmalarını sürdüren Ali Yaycıoğlu’na ait. Kendisi kitabın metnine de katkılar yapmış.

Livaneli ile kitap hakkında, 14 Temmuz 2022’de yapılmış bir söyleşiyi izlemek isterseniz bkz.:
(1. Kısım) bit.ly/3teyxif; (2. Kısım) bit.ly/3thHBmA

İyi Okumalar!
Yanıtla
5
6
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
bilge_dgr
08.03.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesinden sonra yaşadığı sürgün hayatını kendi ağzından anlattığı, ayrıca psikolojik hal ve durumunu da doktorunun gözlemlerinden öğrendiğimiz bir dönem işleniyor. Osmanlı padişahlığından sefalete uzanan bir yol tasvir edilmiş. Ailesi ile birlikte yaşadıklarını okuduğumuz kitapta kendisi ile empati kurabilecek kadar yakınlaşıyoruz. Aydın olması, yeniliğe açık olması, gittiği Avrupa ülkelerinde gördüklerinden sonra biz ne kadar geri kaldık hissiyatını yaşaması, yine de istibdat savunucusu olması, sürgün edildiği Selanik’te yaşayan aydınlar tarafından hoşnutsuzlukla karşılanması, sevilmemesi anlatılıyor. Yönetmenin kurnazlıkla ilişkili olduğunu savunuyor. Başarısını kurnazlığına yorarak, kendinden sonrası için endişe duyuyor. Kendisi ile içinde sürekli çelişen hislerini, yaşadığı tedirginlikleri oldukça güzel okuyucuya geçirebiliyor yazar. Üslup oldukça akıcı, kurgu tarihi gerçeklikten uzaklaşmamış. Dönem kitapları arasında okunmaya değer güzel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Selda.KLNC
27.01.2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tarih içinde kaybolduğunuz bir öykü..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Muhibbi Kütüp
26.01.2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keşke biraz daha objektif görünmekten ziyade objektif olmak kaygısıyla yazilsaydi dediğim bir kitap..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
93erhan
22.12.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli’nin birçok eserini okumuş biri olarak, Eliya ile Yolculuk kitabındaki "siyah Türkler" ifadesi ve büründüğü ucuz şovenizm beni yazardan soğutmuştu. Ancak hayatın siyah-beyaz kategorilere sığmayacak kadar esnek olduğunu fark edince, insanların sözlerinden ziyade amaçlarına odaklanarak Kaplanın Sırtında kitabına bir şans verdim.

Roman, 31 Mart Vakası sonrası Selanik’teki Alatini Köşkü’ne sürgün edilen II. Abdülhamid’in hikâyesini konu alıyor. Kurgu, Sultan’ın doktorluğunu yapan İttihatçı Dr. Atıf’ın anıları üzerinden şekilleniyor. Görevi gereği her gün köşke giden Atıf, Abdülhamid ile kurduğu diyaloglar sonucu devrik Sultana hak vermeye başlar. Abdülhamid; istibdat süreci, hafiye teşkilatı ve Avrupa hayranlığı gibi konuları kendi perspektifinden doktora aktarır.

Akıcı bir dille yazılan bu eser, hayatın grinin tonlarından ibaret olduğunu kanıtlıyor. İyi-kötü, kahraman-hain gibi keskin ayrımların sanal sınırlardan ibaret olduğunu görmek adına bu romanı mutlaka okumanızı öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ilk_ay01
02.07.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel herkes okusun,
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
od3
28.05.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
OKUMANIZ GEREKEN BİR ESER OLAYLARA BAKIŞ AÇINIZI DEĞİTİRECEKTİR.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Fatih ÇAĞLAK
12.04.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın yetkin dili ve her iki tarafın da psiklojik durumlarını kendi içinden objektif olarak yansıtmasıyla çok güzel bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gamze kun
17.02.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bildiğimiz klişelerin dışında bir biyografik eser olmuş. Çok beğendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kübra Aydınlı
05.02.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livanelinin harika bir bakışla “insan Abdülhamid” yorumlaması. çok beğendim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
incimert
04.12.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
livaneli sen yaz biz okuyalım. ikinci kez okuyunca bile aynı tadı bırakan bir kitap. harika
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
NEVMAVİ
25.11.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
zülfü livanelinin kaleminden güzel bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yasemin Akbaş
19.10.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hediye olarak aldım. Yazarın adı yeter yazdıklarının kötü olma ihtimali yok
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
pnrdml
21.08.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli nin diğer kitapları gibi güzel , severek okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
elif diken
13.08.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir livaneli klasiği içine çekiyor insanı
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
leyla aksu
09.08.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kaleminden penceresinden bir osmanlı dönmene osmanlı padişahına bakmak öğreticiydi
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Tunca38
20.07.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazara teşekkürler kalemine sağlık
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
okur düşünür
13.06.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap boyutu büyük mü bana mı öyle geldi
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
incimert
09.05.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çok güzel, tavsiyedir, okuyun
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hanzade Erva
28.04.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarih seviyorsanız sıkılmadan okuyacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Taner Talo
12.03.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel Bi kitap olması kişilere göre değişebilecek durumda olduğunu düşündüğüm eser...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
demir_selen
21.02.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
akıcı sürükleyici bir Livaneli kitabı..Elinizden bırakamayacaksınız..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Zeynep Akbaş
19.02.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli eserleriyle diyecek söz bulamıyorum. Her kitabında ayrı bir lezzet. Bu kitabıda çok beğendim hediye edilmeye değer bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
sderyaa
15.02.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kadar mı iyi olabilir bir kitap, okurken mekandaydım adeta, Zülfü Livaneli hep yazsın, kalemine sağlık
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
bademşeker
09.02.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli zaten dil ve anlatım konusunda kalitesi tartışılmayacak bir yazar. Konu çok ilgimi çekti. Abdülhamit yıllardır gündemden düşmeyen bir konu malum. O döneme dair farklı bir bakış açısı oluşturdu bende kitap. Kesinlikle okumaya değer benim fikrimce..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
şeyhmus kaya
01.02.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan Abdulhamitin de bir insan olduğunu, abartmadan ve çok sade bir şekilde anlatıldığı, aynı zamanda tarihi bilgilerde içeren kurgusu çok güzel bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Çağla Lotinac Akman
22.01.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihi olaylara ve kişilere çok farklı gözle bakmanızı sağlayan ve çok da şey öğreten bir kurgu. Livaneli yine yapmış yapacağını.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Şenol CEVHER
13.12.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli her zamanki gibi müthiş bir roman yazmış.Bence Abdülhamid i ilk kez abartmadan normal sıradan bir insan gibi yazmış.Tavsiye ederim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Levs
27.11.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli'den şahane bir kitap. Kalemi hiçbir zaman şaşırtmıyor
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
UmutEdebiyat27
26.11.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli gayet akıcı kitaplarıyla okumayı sevdiren isimlerden biri.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Doc. Dr. Ahmet ERDEM
18.11.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülhamid hiç bu kadar güzel anlatilmamisti. Güzel bir eser. Teşekkürler Livaneli.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cemediz
12.11.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülhamid'in gözünden de görmemi sağlayabildi yazar, eşsiz Livaneli dili...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Ak Köm.
25.10.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten tarafsızca yazılmış güzel bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kıvanç maden
23.10.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
zamanın tarihini çok güzel bi anlatımla ele almıs yazar
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
derya3535
05.10.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan II. Abdülhamit'in bilmediğim yönlerini öğrendim. Sadece Sultan Abdülhamit değil insan Abdülhamit'i tanıdım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Zehra Şahan
25.09.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihe ilgi duyan bir öğrencime aldığım en anlamlı kitaptı
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
KraL-61
25.08.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok beğendiğim bir kitap oldu. Anlatım çok çok güzeldi
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Selami Koman
12.08.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elinizden düşürmeden okuyacağınız sürükleyici muhteşem bir kitap.Kitabi okurken Sultan Abdülhamid hakkındaki önyargılı tutumunda değişeceğine inanıyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
YAĞMUR
10.08.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli den Abdulhamidi okumak güzeldi
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hasan Alpan
15.07.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zülfü livaneli klasiği güzel bir kitap, tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
M.sena Korkavuş
13.07.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zülfü Livaneli kalemi güçlü bir yazar. Tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitabida sürükleyici ve etkili bir anlatıma sahip. Okuyucunun tarih bilgise katkı yapacağını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
nostoneyin
11.07.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
livanelinin kaleminden tarihin bu dönemini okumak oldukça kayda değer
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
jade2well
08.07.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli hayranı olarak bu eseri de beni şaşırtmadı. Emek verilmiş özenle anlatılmış sürükleyici etkileyici bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
King38
07.07.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Kaplanın Sırtında”, tahmin edilebileceği üzere, bir iktidardan düşüş metaforu. Osmanlı'yı 33 yıl “kaplan sırtında” yöneten Abdülhamid tahttan indirildikten sonra aynı kaplan tarafından parçalanma tehdidiyle karşılaşınca o meşhur vesveseleri, öldürülme korkuları iyice depreşiyor. Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü ... Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası. Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamidʼin tahtı kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultanʼın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Beyʼin hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
irfanyalçınkaya
30.06.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yine bir Livaneli klasiği ve romanı. Romanı yazmadan önce yararlandığı kaynaklara bakmak bile eserini ne kadar özenle hazırladığının, titizlik gösterip emek verdiğinin kanıtıdır. Livaneli'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun bu çok tartışmalı padişahının hayatını Selanik'teki sürgün ve hapis günlerinden hareketle roman tarzında ve tadında yazması harika olmuş. Sanatçı ve araştırmacı kişiliği ile Livaneli güzel bir eser çıkarmış ortaya. Özellikle son yıllarda TRT'deki Abdülhamid dizilerine (güzellemelerine) ve muhafazakar dindar yazarların hakkındaki övgü dolu kitaplarına ve de siyasi iktidarın Abdulhamid'i öne çıkarıp örnek alıp göstermesine ihtiyat ve kuşku ile yaklaşılması gerektiği gibi bazı mahfillerin sövgücü yaklaşımlarından da uzak durulmalı, amaç bir kişi, konu ve olayı her yönüyle ele alıp gerçeğe ulaşmak, çabalamak ve ders almak olmalı. Bu roman, sonuçta bir roman da olsa ifrat ve tefritten uzak kalmaya çalışmış. Mutlaka okuyun derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Sonay Koç özcan
29.06.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli yazsın bizler okuyalım. 2. Abdulhamit yıllarına tanıklık edineceğiniz bir eser olmuş. Padişah neden meclisi kapadı, neden denge politikası ile sarayında konakladı, neden hürriyet fikrine sahip olanları sürdüğüne gönderdi? Daha nice aklınızda var olan soruların cevabını bulabileceksiniz. Ailesinden hizmetlilerden çocuklarından da bahsedilmiş. İlber Ortaylı’nın da söylediği gibi Abdülhamit’e aynanın diğer tarafı ile bakacaksınız. Keyifli okumalar:)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
SİBEL
26.06.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2. Abdülhamit'in tahttan indirilişi, İttihad ve Terakki mensubları ve o zamanın gelişen olayları bence güzel anlatılmış, iyi okumalar
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Emre Yumuk
21.06.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nerdesin şevketlim ey Sultan Abdülhamid Han şu nankör milletin bak günahına...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir