Kuyucaklı Yusuf
Kuyucaklı Yusuf

Kitapyurdu Fiyatı: 45,53TL

Ürüne Git
4995Yorum
İzzet Eroğlu
Kaşif
Taşra Gerçeği
Anne babası eşkıyalar tarafından öldürülen Kuyucaklı Yusuf’un Kaymakam Salahattin Bey tarafından evlatlık alınmasıyla başlayan ve devamında taşradaki sosyal ilişkiler ağının bir aşk hikâyesi üzerinden resmedildiği akıcı ve sürükleyici bir eser. Taşradaki kasaba hayatının önemli yönleri, güç ilişkileri bağlamında eserde canlı bir şekilde ele alınmıştır. Kasaba eşrafı ve mütegallibesinin tüm zulüm ve hukuksuzluklarına rağmen taşraya hâkim olması, Sabahattin Ali’nin ifadesiyle kaymakamları “kukla”ya çevirmesi ve adalet mekanizmasının bunların oyuncağı olması taşra hayatının belki de hâlâ çözülemeyen sorunlarıdır. Kaymakamların kasaba eşrafının oyuncağı olması ve sonunda teneke çalınarak gönderilmesi klişesi, kim bilir belki de Yaşar Kemal’in “Teneke” adlı eserine ilham vermiştir. Eser, hukuk-edebiyat ilişkisi bakımından önemli veriler sunmaktadır. Ölümle başlayan eserin ilk sayfalarında 1903 senesi koşullarında kaymakam, müddeiumumi (savcı) ve doktordan oluşan heyetin at sırtında olay yerine gitmeleri ve olay yeri incelemesi yapması ele alınır. Eserin ilerleyen kısımlarında, hâlâ taşra düğünlerinin bir vazgeçilmezi olan maganda kurşunları o devirlerde kasti olarak hedef bulmaktadır. Ancak rüşvetle kolluğun, jandarmanın etkisiz hâle getirilmesinden şahitlere baskı yapılmasına, delillerin karartılmasından rüşvete kadar her türlü araç; tüm kasabanın bildiği hakikati, eşraftan birinin oğlunun başkasını kasten öldürmesi olayını, örtmeyi sağlar. Bu durum, Jonathan Swift’in “Hukuk; küçük sineklerin yakalandığı ancak eşek arılarının delip geçtiği bir örümcek ağına benzer.” sözünün kasabadaki tezahürlerindendir. Tabii ki bunlar adalet mekanizmasına intikal eden olaylarla ilgili taşra eşrafının adaleti iğdiş etmesinin yollarıdır. Zaten olayların önemli bir kısmı kaynakta kesme yöntemiyle adalete intikal et/tiril/meden halledilir. Eserde bürokrasi, bürokrasinin çalışma anlayışı ve bürokrasiyle eleman temin edilmesi bağlamında hâlâ güncelliğini yitirmeyen konular karşımıza çıkmaktadır. Eserde günümüz Türkçesinde pek kullanılmayan az sayıdaki kelimelerin anlamlarının ilk geçtiği yerde verilmesi okuyuculara kolaylık sağlayacaktır. Edebi eserlerde yazım kurallarına uyulmasına, diğer eserlerden daha fazla önem verilmelidir. Eserde azda olsa yazım yanlışları maalesef bulunmaktadır. Tırnak içindeki ifadelerin sonunda nokta işaretinin kullanılmaması (s. 18, 24, 34, 43, vd.), bölümlerden sonraki ilk paragrafta satır başı yapılmaması ve parantez içerisindeki cümlelere büyük harfle başlanmaması (s. 24, 43, 54, vd.) görülen yanlışlardandır. Ayrıca bazı kelimelerin yazılışlarında imlâ yanlışları bulunmaktadır: (candarma/ jandarma; aptes/ abdest; ramazan bayramı/ Ramazan Bayramı; teravi/ teravih; allahaısmarladık/ Allah’a ısmarladık; Allahını/ Allah’ını; yarabbi/ ya Rabbi; düstur ve mecelle/ Düstur ve Mecelle vd.) Sabahattin Ali’nin eserlerinde hayatı anlamlandırma gayreti, arayış, bir işe yaramama ve hiçlik duygusu ile geçim kaygısı ele alınan başlıca konulardandır. Tanzimat’tan 1950’ye kadar Türk romanının ana konusu Batılılaşmanın dışına çıkarak, taşra sorununun ve taşradaki güç ilişkilerinin ele alındığı ve toplum gerçekliğini yansıtan eser, 1937’de yayınlanması itibariyle öncü konumdadır.
papatya_figen
Kaşif
Bu kitap hakkında öncelikle vermem gereken bazı bilgiler var. Bu kitap Sabahattin Ali'nin yazmış olduğu ilk roman. Aynı zamanda kitabın başkahramanı olan Yusuf edebiyatımızın ilk romantik kahramanı olarak görülür. 3 cilt olarak yazılması planlanan bu eserin sadece ilk cildi yazılabilmiş. Kitabın kendisine gelecek olursam; romanın dili sade bir dille yazılmış ve akıcı bir anlatım hakim. Tüm duygular yoğun bir şekilde aktarılmış durumda. Dönemin taşra profili iyi tahlil edilmiş ve okuyucuya aktarılmış. Bu sebeple kitaplığınızda mutlaka bulunması gereken biri olduğunu düşünüyor ve okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Berkay Şenlik
Kaşif
Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna’dan sonra okuduğum ve “keşke daha önce okusaydım” dediğim Sabahattin Ali’nin bir diğer başyapıtı. Roman ilk bakışta klasik bir Anadolu hikâyesi gibi görünse de, aslında derin toplumsal eleştiriler barındırıyor. Osmanlı’nın şer’i hükümlere dayandığı bir dönemde bile torpil, rüşvet, adam kayırma gibi etik dışı uygulamaların nasıl sıradanlaştığını ustalıkla yansıtıyor. Rakı sofralarında memurların, subayların bulunması ve kadın-erkek ilişkilerinin, dönemin dinî yapısıyla çelişen biçimde ele alınması şu soruyu sorduruyor: “Şeriat bile gelse, içinde iman olmayan insanı ne değiştirebilir?” Romanı bu yönüyle sadece edebi değil, ahlaki ve sosyolojik bir metin olarak da değerlendirmek gerekir. Özellikle dinle şekilsel bir bağ kurmuş gençlerin bu kitabı okuması, düşünsel dünyalarında ciddi kırılmalar yaratabilir. Kuyucaklı Yusuf, hâlâ yaşadığımız pek çok sorunun köküne ışık tutan güçlü bir eser.
Atilla BONCUK
Hezarfen
üzerine tartışılmayacak bir kitap
Serdem Şanverdi
Bilge
Kendimle bağdaştırdığım için mi, ilk okuduğum kitap olduğu içinmi bilmem ama bende ayrı bir yeri var Kuyucaklı Yusuf'un, herkesin de okuması gereken bi eser bence...
Gülcan
Kaşif
Kuyucaklı Yusuf çok etkileyici ve akıcı bir kitaptı. Yusuf karakterinin yaşadığı olaylar, yalnızlığı ve duyguları insanı gerçekten etkiliyor. Sadece bir aşk hikâyesi değil; toplumun insan üzerindeki etkisini de çok güzel anlatıyor. Okurken sıkılmadım, kesinlikle okunması gereken klasiklerden biri.
kutakaw
Üstat
zaten yazarın adı yetiyor tereddütsüz okunası bir eser
yasemin körümdük
Bilge
karakterin iç dünyası dışarıdaki olaylar ile örtüştürülmüş ve biraz dengesiz yani ne yapacağı bilinmeyen bir karakter bu yüzden okurken sarıyor akıcı bir kitap ama sonu hiç beklediğim gibi gitmedi ve bence karakterin duyguları daha fazla anlatılabilirdi sadece psikolojik dünyası ele alınmış gibi geldi ancak o zamanın o dönemin şartlarını eleştiren ve halkın gözlerini açmaya çalışması hele de bunu tehlikeye girecek olmasına rağmen yapması yazarın cesaretini bana takdir ettirdi
sb66
Kitapkurdu
Ağlayarak bitirdiğim kitaplardan biri: ( çok akıcıydı.
soner bal
Üstat
girişinde bu kadar ağır dramı beklemiyordum… 9 yaşında ki yusuf geldi gözümün önüne. parmağı kesik, olayların ortasında buz gibi kalmış. neredeyse her sayfası kalbime dokundu. bizlere bu harika eseri bıraktığın için sonsuz teşekkürler Sabahattin Ali
vizharan
Üstat
Kürk mantolu kadar değil
Asmer32
Bilge
dil çok çok iyi
Efeecenil
Bilge
yeğenim için aldım şuan okuyor
firdosss
Bilge
ne harika bir anlatım ve sürükleyici bir roman, türk filmi tadinda
ali sarı
Bilge
Genç yaşta kaybettiğimiz yazarımızın en iyi eserlerinden biridir. Hiçbir zaman raflardan inmeyecek bir eser
إرم
Kaşif
rvet her kitaplıkta bukunmalı ama brnimkinde değil. sarmadı
Nurlan Mustafayev
Kitapkurdu
Orta bir eser. tavsiye ederim.
eser1984
Üstat
hayatın sertliği karşısında içine kapanık ama onurlu bir karakterin aşk, yalnızlık ve adaletsizlikle mücadelesini anlatıyor.
şennur ulusoy
Kitapkurdu
Sabahattin Ali'nin kalemini çok seviyorum,lisedeyken okuduğum bir eseriydi Kuyucaklı Yusuf ama kitaplığımda bulunması gerekli diye düşünüp uygun fiyata aldım.
gülcan yalçın
Kaşif
Okuduğum en güzel romanlardan biri kesinlikle