Yer yer hüzünlü, yer yer tatlı, bazen epey felsefik, bazen melankolik küçük hatıralar...
"Aşk tıpkı her biri kendi içinde aynısı olmasa da benzerini bulunduran ama yine de tek bir tane olan Rus bebekleri gibi tektir."
Arjantinli yazar Silvina Ocampo'nun (ki kendisi cağnım Adolfo Bioy Casares'in de eşiymiş, bilmiyordum) yirmi beş sene üzerinde çalıştığı ve aslında tamamlayamadığı kitabı Söz'ü "fantasmagorik" olarak tanımlamış yayınevi, bu tanım önemli, sanırım buradan başlamalı anlatmaya.
Psikolojide ve tıpta, rüyada ya da yüksek ateş sebebiyle ortaya çıkabilecek sanrılı hallerde zihnin türlü çağrışımlar sonucunda gördüğü görüntüleri ve resimleri betimlemek için kullanılan; Walter Benjamin'in ise modern insanın vaziyetini tanımlamak için kullandığı bir kavram "fantasmagorik". (Eğlence endüstrisinin etkisiyle, durmadan tüketerek şahane bir hayat yaşadığını, birtakım parlak görüntüler bütününü deneyimlediğini düşünen insan, aslında kendine ve başkalarına yabancılaşmaktadır, diyor Benjamin.)
Bu kitabı tanımlarken her iki anlamını da değerlendirebiliriz kanımca; zira bir tür yabancılaşma hali de var. Seyahat etttiği gemiden okyanusa düşen bir kadın akıntıya kapılmış sürüklenirken Azize Rita’ya okyanustan sağ kurtulmayı başarırsa hayat hikâyesini yazma sözü veriyor ve sonra da hatıralar geliyor; zihninden geçen kişileri ve mekânları anlatıyor okura. Ocampo gibi hayatının son dönemini Alzheimer ile mücadele ederek geçirmiş bir yazarın büyük eserinin hafızaya dair olması da hayatın tuhaf şakalarından biri gibi.
Ben bu tür fragmanlardan oluşan küçük kitapları seviyorum, biraz Camilo Jose Cela'nın Bayan Caldwell Oğluyla Konuşuyor'u gibi bir tat bıraktı; bölük, dağınık, kimi zaman bağlamlı kimi zaman bağlamsız bir hatıralar bütünü. Yer yer hüzünlü, yer yer tatlı, bazen epey felsefik, bazen melankolik küçük hatıralar. Hangileri gerçek hatıralar, hangilerini hayal ediyor anlatıcı, anlattıkları olurken gerçekten orada mı, değil mi, onu anlamak da güç. Böyle tuhaf, bulutsu, hayalsi bir metin Söz. Çok güzel, çok şiirli yazılmış cümleler barındırıyor ki biliyorsunuz ki severim; nitekim sevdim kendisini de.
Arz ediyorum.