15Yorum
yıkılmış kadın benim de beauvoir'le tanışma kitabım oldu. kitapta merkezinde kadınların yer aldığı üç farklı hikaye var. üç farklı kadının hikayesi üzerinden aşk, aile, evlilik, annelik, sevgi, sadakat, aldatılma gibi konuları işliyor yazar. bu üç kadın bambaşka hayatlara, değer yargılarına, eşlere, ailelere, kariyerlere, karakterlere sahipler ama deneyimleri ve acıları çok benzer. tüm bu hikayelerin ortak noktası okuyucuya kadın olmanın ne kadar benzer ve trajik bir deneyim olduğunu sezdirmesi. bütün öyküler bir oturuşta okunup aktı gitti. kadınların derinlikli ve karmaşık iç dünyasına dair bir şeyler okumayı seviyorum. kadınların yaşadıkları karşısında aldıkları pozisyonlar yer yer okuyucuyu sinirlendirse de feminist edebiyat üzerine bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ederim. üç kadın da tüm kadınlardan bir parça taşıyor sanki.
Simone De Beauvoir ile tanışmak için doğru kitaptı benim için. Dili akıcı. Üç hikâyeden oluşuyor. Birinin yaşlanmak ve buna karşı tutumuna (aslında hepsinin), ailesiyle olan iletişimine,hayatının bir noktasında sabit kalıp kalmadığına,değişime olan direncini sorgulamasına şahit olurken, diğerinin günlüğünde sevgiyi,nefreti,yası,keşkeleri,pişmanlıkları, umutları görüyoruz.Sonuncusunda ise sevildiğine dair inancına tutkuyla bağlılığını okuyoruz. Hepsi öncelikle bir kadın,sonra eş sonra anne olarak hayatındaki değişiklere dair içlerini döküyor aslında. Her biri bir şekilde hayal kırıklığına uğramış,sevgiye,saygıya, hayata ve kendine dair bir şeyler ummuş,ya umduğunu bulmuş ya da bulamamış.Eş olmayı, anneliği tatmış, iş hayatını tatmış.Hangi alandaysa o alandaki unvanını sorgulamış ya da sorgulamasına neden olmuşlar ama haklı ama haksız. Kısacası kadınlar dört dörtlük bir portre çizmemiş bize.Birinden, hepsinden bir parça bulabilelim diye. Hem kimse mükemmel değildir!
Birbirinden güzel 3 kadın hikayesi. Tavsiye ederim.
İçinde 3 bölüm, 3 kadın hikayesi var. Hayatlarını evlilikleri üzerinden değerlendiriyorlar; kendilikleri eş ve çocuklarıyla ilişkileri üzerinden şekilleniyor. Neye ne kadar değer verdikleri sonuçta kendilerine dönen bir ayna oluyor. Beni en çok sonuncu hikaye, Yıkılmış Kadın çarptı. Yazarın kalemi etkileyici. Tanışma kitabı olarak bunu okudum, sonra "Başkalarının Kanı" kitabını okumayı düşünüyorum. Siz ne dersiniz?
Yıkılmış Kadın, Simone de Beauvoir tarafından yazılmış, kadınların iç dünyasını ve toplumsal baskılar karşısındaki kırılganlığını derinlemesine ele alan etkileyici bir eserdir. Özellikle ilişkiler, yalnızlık ve kimlik arayışı temalarına ilgi duyanlara önerilebilir. Kitapta yer alan öyküler, sıradan görünen hayatların içinde saklı büyük duygusal çöküşleri gözler önüne sererken, okuyucuya da kendi hayatını sorgulatır. Akıcı ve samimi anlatımı sayesinde kısa sürede okunabilir, ancak bıraktığı etki uzun süre devam eder.
Simone de Beauvoir yılları aşan üslubuyla yılları öylesine aşıyor ki, yazdıklarını günümüzde yaşıyor duygusuna kapılıyorsunuz. Üç ayrı öyküde üç ayrı kadınla yüzyıllara yayılan kadınlık durumlarını tüm içtenliğiyle aktarıyor, hayran olmamak imkânsız. Kitap biter bitmez Sartre’a Mektuplar’ı okumaya başladım, bu sıradışı aşkı anlamak hiç kolay değil.
Kadın temalı önemli tespitleri barındıran bir kitaptır.
Kitap üç hikayeden oluşuyor. Son hikaye "Yıkılmış Kadın" en sevdiğim oldu. Kadın erken ilişkisinde kadının değersizleştirilmesi ve kadının bu durumu kabullenip sonrasında sorgulaması ile devam eden içsel yolculuk. Etkileyici.
Kadın temalı kitapları gördüğüm zaman daha bir dikkat kesiliyorum kesinlikle :)
Simone de Beauvoir ile tanışmak için bu kitabını seçtim. Bir çok kişiden olumlu geri bildirimler aldım.
feminizm temel kitaplarından. okumak gerekli.
simone sayesinde kadın olmayı daha çok seviyorum
hepsi birer kadın hıkayesı ama en guzelı en dokunaklısı kıtaba adını veren Yıkılmıs Kadın.BAYILDIMM
çok güzel tespitleri olan harika bir metin
Üzücü ama bir o kadar da doğru bir kitap