Çok tatlı bir küçük kitap "Kayıp Kitapların İzinde". Everest'in bu denemeler serisini pek seviyorum, benim gibi edebiyata dair okumayı pek de sevmeyen biri için bile çok lezzetli eserler seçiyorlar. Bu kitap da böyle sanatın içinde aşırı anlam arayan, yapısökümle eser didikleyen ve sevmediğim türde denemelerden oluşmuyor neyse ki.
Varlıklarından bir biçimde haberdar olduğumuz (bir yerde adı geçmiş, yazar bir arkadaşına söz etmiş vs.) ama artık ortada olmayan kimi kitapların / taslakların izini süren metinler bunlar. Hemingway'in trende çalınan bavulundaki romandan Sylvia Plath'ın ölümünden sonra Ted Hughes'un "kayboldu" dediği romanına, Gogol'ün ölümünden önce yaktığı Ölü Canlar'ın ikinci cildine dek edebiyat tarihinin kaybolarak mitleşmiş kitaplarının öykülerini anlatıyor Giorgio Van Straten.
Bu kitaplar iyi kitaplar mıydı, kaybolmasalar edebiyat tarihinde nasıl bir itibarları olurdu, onları sihirli yapan artık olmayışları mı? Bu soruyu da soruyor yazar: "Ya beni zapt eden tutku, bu kayıp kitaplarla karşılaştığımızda hepimizi zapt eden o tutku, Proust'un tasvir ettiği âşıkane tutkuyla aynı köklere sahipse? Peki ya, bir zamanlar var olan fakat artık elimizde tutamadığımız bir şeyin düşüncesiyle birlikte gelişen dürtü ve melankoli ile merak ve büyülenmenin birleşimi bir duyguyu haklı çıkaran bu imkansızlık ihtimalinin ta kendisiyse? Bizi büyüleyen boşluğun ta kendisi olabilir mi? Çünkü o boşluğu, noksan olan şeyin hayati, mükemmel ve benzersiz olduğu kanısıyla doldurmak mümkündür."
Eh, haklı sorular. Bildiğimiz şekliyle söyleyeyim: "kavuşamayınca aşk mı olur, acaba?" diyor aslında yazar :) Belki öyle, belki değil ama yine de benim için pek leziz bir okuma oldu bu. İz sürme hikâyelerini severim, izi sürülen şey kitaplar olunca daha da çok severim.
Bonus: Bunu seven, C.D. Rose'un, kayıp kitapların izini sürerken kendi kaybolan bir yazarı anlattığı "Herkes Başka Biriyken Kim Kimdir" romanını da sever. Oradaki soru burası için de geçerli bence, onunla bitireyim: "Hakikat nerede sona erer, kurmaca nerede başlar? Kurmacanın hakikate karşı nasıl bir ahlaki sorumluluğu vardır?"
G. Van Straten yaptığı araştırmaları oldukça kısa olan bu kitapta toplamış. Araştırdığı konu ise bir zamanlar yazılmış ama basılmamış, belki tamamlanmamış ama yazıldığına dair çok kuvvetli izler bırakmış ama şu anda hiçbir yerde bulunamayan kitaplar. Sekiz örnek içinde en ilginç olanı, kayıp kitabı bu araştırmayı yapan yazar da okumuş, dolayısıyla var olduğundan çok emin, ama kitabın bilinen üç taslağı hiçbir yerde bulunamamış. İtalyan yazar Roman Bilenchi’nin “Bulvar” isimli romanıdır bu kayıp kitap. Diğer yedi kitap içinde öyküsü en bilineni Walter Benjamin’in kayıp siyah bavulunda olduğu düşünülen kitap veya kitaplardır. Tadı kaçmasın diye kayıp olduğu düşünülen diğer altı kitaptan bahsetmeyeceğim. Toplam 65 sayfalık bu ilginç araştırma edebiyat dünyasına renk katmakta.