"Ah, trajediyle başa çıkabilirim ama komediyi hiç kaldıramıyorum."
Vallahi bilemedim; bende mi bir sorun var acaba? Herkesin pek övdüğü, üstelik 2021'de Uluslararası Booker Ödülü'nü kazanmış olan "Vaat", beklentimin çok çok altında kaldı.
Güney Afrikalı yazar Damon Galgut'un kitabı, bir ailenin dört üyesinin ölümleri üzerinden ilerleyen bir anlatı. Yaklaşık 30 yıla yayılmış bir hikâye bu, her bölümde bir cenaze var ve bir yandan da değişen toplumsal ve siyasi dinamikleri görüyoruz. Adı hiç geçmese de Apartheid döneminden başlıyor hikâye, sonra Mandela dönemi, sonra Mbeki iktidarı ve yolsuzluklar, yozlaşma. Kitap adını, mevzubahis Güney Afrikalı beyaz ailenin, hayatı boyunca yanlarında çalışan siyah hizmetli Salome'ye verdikleri ve tutmadıkları bir vaatten alıyor.
Kitaptaki tüm karakterlerin gözünden bakıyoruz dünyaya, Salome hariç. Bunun bilinçli bir tercih olduğu apaçık, haksızlığa uğrayan, mağdur edilen o karakteri konuşturmayarak bunu bizim yapmamızı talep ediyor yazar.
Kitabın anlatıcısı sık sık üslup ve pozisyon değiştiriyor - kimi zaman bir tanrı anlatıcı, kimi zaman ben diye konuşup fikirlerini söylüyor, kimi zaman okura sesleniyor. Kitapla ilgili en övülen şeylerin başında bu devingen anlatım dilinin olduğunu görmüştüm okuduğum incelemelerde - şöyle demek istiyorum: "hiç
Carlos Fuentes okumamış kadar kötüsünüz" :) Yazarın yaptığı işte bu anlamda bir orijinallik olduğunu düşünmüyorum, açıkçası bunu çok iyi becerebildiği görüşünde de değilim. Fuentes bunun şahını Terra Nostra'da ve Doğmamış Kristof'da yapar, açıkçası onların üzerine beni pek heyecanlandırmadı Galgut'un yazım tekniği.
Karakterlerin hiçbiriyle gerçek bir ilişki kuramadım bir de. Tüm öykünün üzerine kurulduğu Amor'a dair bile gerçek, derinlikli bir fikir oluşmadı bende. Bunun ötesinde, çerçevelemek istediği temel toplumsal konularda da (ataerki, şiddet, cinsiyetçilik, ırkçılık, siyaset) sözünü ve fikrini yeterince derinleştiremediğini düşünüyorum yazarın. Yani sonuçta ne kaldı bu durumda elimizde? Pek bir şey değil sanki.
Kötü diyemem ama sıradan bir eser olduğunu düşünüyorum Vaat'in. Okunuyor, akıyor, gidiyor ama iz bırakıyor mu, bence hayır.
Üzgünüm. Arz ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı bir üslubu var ama kendini okutan bir kitap
anlatilan olaylar sarsıcı olsa da sakin bir anlatımı var. kitabin sonuna kadar vurucu bir olay bekleyip bunu bulamasam da okunası bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3 kardeş arasındaki soğukluk , yabancılık çok iyi anlatılıyor. Bu duygular beni biraz yordu ve düşündürdü .Bu konuda çok başarılı bir kitap. Akıcı bir dili var . Kitapta beklediğim son olmadı biraz havada kaldı gibi . Ödüllü bir film izliyormuşum gibi hissettim. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keyifle okuduğum, akıcı bir kitaptı. Sizi içine çekiyor hikayesi.
30 yıl boyunca cenazelerde bir araya gelen bir aile ve yardımcıları olan zenci kadına verilen bir söz
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güney Afrika ‘da yaşayan ve sadece cenazelerde bir araya gelen 3 çocuklu bir ailenin hikayesi sıra dışı bir yazımla anlatılmış. Çoğalan değil azalan bir aile hikayesi. İlginç ve akıcıydı…
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Booker ödülü aldığı için alıp okudum. Apartheid'e çeşitli karakterlerin bilincinden ve sözlerinden tanık oluyoruz. Tutulmayan, kasten yanlış yorumlanan bir sözün ardından dağılan bir aile anlatısı.