Hallaç (Ciltsiz) Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Hallaç
Erbil'in öykülerinde insanlar boş bir sayfadır da çevredeki edimlerle doldurulur gibidir. Odakta nelik, kadınlık, ilişkiler, yirmi beş yaşın içinden geçen hemen her şey vardır. Doldururlar ama kendilikleriyle değil, odaktan göründükleri biçimde. Örneğin öykülerden birinde anlatıcıyı takip eden kuş bir insandır, toplumdur, bilincin bilinçaltına saldırısıdır, korkudur. Bu tür sembolleri dile indirgeyebiliriz; dil bilinçaltı karşısında iflas etmiştir, yetersizdir ve şeylerin anlatımında kendi biçimini dayatır, bu açıdan zorbalığının alaşağı edilmesi gerekir. Yüklemler anlamı/anlamsızlığı gerektiği ölçüde yüklenmez, o da eksik olur, cümlede yer almaz. Noktalama işaretleri türetilmiştir, mevcut olanlar yansıtılanı tam olarak karşılamaz. "Şey" yerine "nen" kullanılmıştır, bu da bir hassasiyettir. Bir iki yerde "şey" kullanılmış gerçi, olsun. Alışkanlık. Karakterler yokun içinden gelir, yarım. Amorf, yarı varlıklardır. Mekanlar da öyle. Ampirik olgulardır, tabii yaşamı sığışılacak bir şey olarak görmenin sonucu tamamlanamazlar. Özgürlüğü başkanın gözünden görmek, kendiye dair bütünlüğü oluşturamaz. Maksat buysa eğer, sonsuza ıraksar.
Varoluşun dörtnala sürüldüğü zamanlarda yazılmıştır, epigraf Beckett'a aittir: "Nothing is more real than nothing." Yokun birinciliğini kutlarız, onun anlaşılması binlerce yıl önceye dayanır ama kendini tam olarak, en azından yeni bir bağlamla, dönüştüğü son biçimle gösterebilmesi için insanın makineleşmesi ve bombalar altında parçalara ayrılması gerekmiştir. Özgürlüğü ve yoku birbirine yakıştırıyorum; birbirine omuz vermiş iki dava arkadaşıdır. Özellikle bu dönemde.
Erbil hiçbir kitabıyla hiçbir ödüle katılmamıştır, sanırım en sevindiğim şey bu. Niye sevindim, sanatla ilgili görünüp aslında yakınından dahi geçmeyen bir sıralamaya girmediği için. Başka, bu ilk kitabıdır, öyküler 1959-1971 mamulüdür. Varoluşçuluk, Gerçeküstücülük, Beat 'em Upçılık tarzı işler barındırır. Üç bölümden oluşmaktadır, her bölümden üçer öykü alacağım.
Yatak: "Değişen ne var? Hiç. Bayağılıklar değişmiyor ama, yıllar yılı önünde tutuyor kişiyi." (s. 11) Anlatıcının yatağı güneşlendirilmeli, öykü boyunca gerçekleşmiyor bu, gerçekleşmesi bir ihtimal olarak hep orada duracak, tekrarlanacak ama kimse buna yeltenmeyecek. Nesnelerin kayıp gitmesi anlatıcının dikkatini çeker, sanki etkileri hiç yokmuş gibidir. Dokuntusuz, sıyrılma der anlatıcı. Arkadaşları sevişir, anlamsız. Sevi yoktur, kelimededir, fiili bir geçerliliğinden söz edilemez. İçilir, konuşulur, Beat adamlarından birinin yazdıklarından bahsedilir; kişinin karısının üstünden başka kadın düşünmesi Brautigan'da vardı, belki odur, belki değildir. Sıkılmaktan bile sıkılırlar, KUŞ -yukarıda bahsettiğim- hep oradadır ama böyle büyük büyük yazılmaz, biçimi büyüktür de boyutu alelade harf gibidir. KUŞ'un diğerlerinden büyük olması için de bir sebep yoktur. Sonda anlatıcıyla konuşur, onun elinde olduğunu söyler. Anlatıcı öyle sandığını söyler. Söylemde kalırlar. Son.
Bilinçli Eğinim I: Kesik yemiş cümleler hızlı akardır. Özgürlük ve edim meselesi üzerinedir.
Anlatıcı don çalar. Ucuz bir don. Sevi istemediğini tekrarlar, sevi yitmiştir. Neden anlattığını da söyler, aslında söyleyemez. Bir nedeni üzerine iliştiremeyecek kadar soyutlaşmıştır, oyalanır. Gemisinin kalkmasına iki saat varken donu çalar, yakalanır. Çantasına bakılır, dolu parası vardır. Öyleyse neden? "Öykü uğruna kişiyi sonuna dek getirme deneyi", büyük-küçük yazılı, KUŞ gibi. Bu KUŞ mesela büyük, bu değil. Anlatamadım. Neyse, olgular anlatıcıyı değil, anlatıcı olguları yönetir, olay yaratma yetisi sınanır. Vivre Sa Vie'de Nana'nın arkadaşıyla otururken söyledikleriyle paralel; eli kaldırmak, sigara içmek, yaşamak sorumluluk ve özgürlüktür, yaşam aşağı yukarı budur ve bundan kaçış yoktur.
Bilinçli Eğinim II: Rüstem anlatıya girip çıkar, neşeli ve neşelendiricidir, en azından hayata heyecan katar. Anneyle babanın ölüsü ıtırla fesleğendir, büyürler. "Korkmadığını sanan korku" yanında "korktuğunu sanan korkusuzluk" vardır, birazdan ölüneceğini söyler anlatıcı, kimselerin ondan ummadığı.
İkinci bölüm Sait Faik içindir, yazarın büyük yazara hediyesidir.
İncik Boncuk: Trende tanışmaların teki. Anlatıcı yazar, eşi çalar, sanat dolu bir çift. Trende öyle ahım şahım pek bir özelliği olmayan kızla tanışan anlatıcı, yaka silkmekten bunalıp arazi olur ama kızla eşini eve davet etmiştir bile. Güzel bir akşam yemeği, gittiklerinde misafirlerin pek de fena olmadıklarını söyler adam, anlatıcı içlenir ve adamın sigarayı bırakması gerektiğini söyler. Adam sigara içmemiştir. Trendeki olmaz bir tesadüften olmayan bir gerginlik.
Üç Arkadaş ya da Oyun: Üçü de birbirine benzemez, üçüncü gelmeden ikinin anlamı yoktur, üçüncü mutlaka duman edilir, yerilir ve bu döngü sürer. Anlatıcı ve gözlemci arasında anlatıdan başka bir ilişki yoktur, gözlemci aralarına karışmak ve yeni yaşam olasılığını kucaklamak ister ama fırsat bulamaz.
Üçe tamamlayamadım, üçüncü bölüm geldi. Adı Kırmalar.
Öykü: İzlekler, betimleme, diyalog vs. başlıklar halinde verilmiştir, bileşenlerinden bir öykü yaratılmıştır, tersine öykü denebilir; öykü gerçekten kurgulanmış bir haldedir. Kafası da oldukça karışıktır, gerçeğin epey üstündedir.
Uğraşsız: Çaba gösterilmeden yaşam. Şey, bu Esirgeyen Gökyüzü'nde kadının bedevilere katılmasından sonrasını mezkur öyküdeki hanımın halleriyle benzeştirdim, bilemiyorum, seçim yoksa sorumluluk da yok, yine de sevgisiz, çabasız, erkeğin koldan çekelemesiyle ilerleyen bir yol kafayı suya daldırıp avaz avaz bağırmaya yol açıyorsa...
Bay Suret ağır top, elleşmiyorum.
Leylâ Erbil mühim bir yazar. Karanlığın Günü dışında bir şeyini okumamıştım, bu ikinci. Erbil dener, en başa bunu koymak lazım. Biçimi, sentaks bükmeyi eşeler. Zordur, birazcık emek ister. Su ister. Yoka ve saçmaya sevi ister, kendi deyişiyle. Seviyi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Black509
16.07.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erbil, Türk edebiyatının en hümanist ve varoluşçu kadın yazarıdır. Bunun ötesi, daha yok Türkiye'de, belki Şule Gürbüz olabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Arwenn.
15.04.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Leyla Erbil, Hallaç’ta, geleneksel öykü ve dil kalıplarını paramparça ettiği gibi, okuyucusunu varoluş felsefesi ile yoğrulmuş, özgün bir özgürlük arayışına ortak ediyor. Dildeki deneysellik, etkileyici bilinç akışı tekniği ile birleşince okuması hayli meşakkatli ancak emsalsiz bir deneyim ortaya çıkıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kütüphane Müdürü
15.12.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Leyla Erbil ile tanışma kitabım
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
sucolakca
23.01.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel bir kitap. Leyla Erbil sanatını anlamak için Elmas Şahin'in Leylâ Erbil Kitabı eserini mutlaka almalısınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
yıldız
30.12.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazdığı öykülerle farklı bir tat veren bir yazar
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
M.bbb
16.06.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
muhteşem bir dil ve kurgu romanlarından sonra ilk kez öykülerini okudum ki güzeldi
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Çok okur arada yazar
28.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Leyla Erbil'in dilin yapısına, kurallarına baş kaldıran bir yazın anlayışı var. Öyküleri hem yazınsal hem de kurgusal açıdan kendine has.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Remzi A.
22.01.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Severek okunacak kısa Novellalardan oluşan güzel bir öykü kitabı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ebrustayn
02.07.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuyunca kadınlarla ilgili yanlış düşünce ve davranışların o yıllardan bu yıllara pek de değişmediğini görüp üzüldüğüm kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
erdenaz
03.11.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okudum. okuyacak daha değerli ve etkileyici kitap bulamadığınızda kitaplığınızdan alıp okumanız için.. fena değil.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
EmrahKRL
20.02.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erbil çok farklı bir tarzla karşımıza çıkıyor. Ben beğenmedim pek. okutturmadı sayfalar kendini. belki de benim tarzıma uygun değildir, bilemiyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
muhakka
19.03.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Leyla Erbil'in zannedersem ilk öykü kitabı.İlk heyecan,ilk deneyimler. Seferin ilk durağı.İlk fırsatta okuyacağım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
eksurucu
07.06.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu zamana kadar ki öykülerin dışında bir kitap leyla erbil insan zihninde neler yapılabileceğini göstermiş öykünün başlarında sonra toplumun kisilere kendi olmayan kişilikleri empoze ettiğini, tarihi yanılgılar ve ceza evi gerçeğine toplum gerçeğine çok farklı bir bakış açısıyla bakmış ve yazmış ve sonunda by suretle tüm öyküyü anlaşılır biçimde birleştirerek bu hayatta kendi olabilmenin zorluğu ve toplumun kisiyi otelestiriciligine değinmis
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Melisa Parlak
13.12.2020
Diktatör, Baltık ve Uğraşsız öyküleri beni derinden etkiledi. Belki de en net anlayabildiğim öyküler onlar olduğu içindir. Leyla Erbil’in ilk öykü kitabı Hallaç’ı okumadan da önce bir atölye çalışmasında Gecede kitabından bir kesit olan Ölü isimli öyküsünü incelemiştik. Ta o zamandan bu yana düşündüğüm onun ne kadar da ticari kaygılardan uzak, birikimli ve kendine özgü bir şahsiyet olduğu yönündeydi. Hallaç da şaşırtmadı ve anlayabilmek adına daha nice okumalar, araştırmalar yapılmalı diye düşündüm. Şimdilerde bir okuma grubu ile Gecede romanını okuyup irdeleyeceğiz. Leyla Erbil’in edebiyata kattığı farklılıklara biraz daha derinden şahit olabilmek için heyecanlıyım açıkçası. Edebiyat sorgusuz sualsiz anlamak değil bence. Anlayamadığın yerde bile sorgulamaya devam etmek. Ben Leyla Erbil eserlerinde bu tadı alıyorum. Düşünebilmek insanlığa ait en güzel hediye.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Leyla Erbil Türk yazının önemli yazarlarından biri. Bu kitap onun ilk öykü kitabı.
"Bay Suret" öyküsünün kahramanı ilgi çekici bir "karakter"
Dilediğince yaşayabilmek, özgür düşünebilmek için kendini can havliyle toplumun dışına atar.
Özgürleşirken yalnızlaşır ya da yalnızlaşırken özgürleşebilir sadece.

Komşularının durumu daha da içler acısıdır. Bay Suret'in kendileriyle iletişim kurmamasına tepki gösterirler. İnsanın yalnızlaşmasına, bir anlamda özgürleşmesine karşı çıkarlar kısaca.

İniş- çıkışlarda sıkılmış yumruklarla karşılanıp diş gıcırtılarıyla uğurlanan kahrmanınımız ise özgür olmakta kararlıdır, direnir.
Komşuları tarafından dövülse de...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir