"Bir başkasına yardım etmedikten sonra yaşamanın bir mânâsı var mı diye düşündü Furlong."
Ay seni nasıl çok sevdim Bill Furlong, nasıl. İrlandalı yazar Claire Keegan'la ilişkim derinleştikçe kendisine duyduğum hayranlık daha da artıyor. Minicik kitaplar (bu mesela 86 sayfa) yazıp içlerine bunca duygu yoğunluğunu sığdırmayı nasıl başarıyor bilmiyorum. 2022 Booker Ödülü'nün kısa listesinde yer alan "Böyle Küçük Şeyler"i acayip sevdim.
Bir kitabı "şefkatli" olarak tanımlamak saçma mı olur bilmiyorum ama bence bu kitap öyle hakikaten, anlattığı öykü insanın kalbini okşuyor. Aslında oldukça sert bir hikâye anlatıyor olmasına rağmen hem de, böyle tuhaf bir naiflik sinmiş gibi metne.
Babasız büyüyen Bill Furlong'un kendisi bir aile kurduktan sonraki hayatındaki 1 haftaya göz atıyoruz bu kısa kitapta. Eşi ve kızları ile oldukça huzurlu, dingin, mutlu bir hayata sahip kendisi ama bir yandan da bu yeterli mi diye soruyor, sorguluyor. İnsan sadece kendine iyi gelerek iyi ve mutlu olabilir mi, çevremizdeki kötülüğe, acımasızlığa ne kadar göz yummalıyız, o denge nasıl kurulur?
Keegan'ın eserlerinde güçlü ve yoğun duygular yaratan insan hikâyeleri ön planda olsa da, arkaya da nefis bir toplumsal panorama çizmeyi ihmal etmiyor, burada da aynı şey olmuş. Sonuncusu 1996'da kapatılan ve anladığımız kadarıyla korkunç yerler olan, evsiz kadınların kaldığı Magdalen Çamaşırhaneleri'nin varlığından da bu kitapla haberdar oldum. Avrupa'nın göbeğinde böyle bir kabus yaşanabilmiş olmasını pek acayip ve pek düşündürücü buldum.
Kitap bir Noel döneminde geçiyor. Dolayısıyla tam şu sıralar okunmalık sanki. Karlar altında, soğuğun içinden seslenen ama insana çok iyi gelen bu metni şu sıra okumak iyice içine girmenizi mümkün kılacaktır bence.
Claire Keegan ile yolculuğumuz devam edecek muhakkak.
Kitabın adı Böyle Küçük Şeyler olsa da, ele aldığı konu itibariyle pek de öyle sayılmaz. İrlanda' da Katolik Kilisesi ve devlet işbirliği ile kurulan, toplum tarafından dışlanmış, ötekileştirilmiş kadınların ve kız çocuklarının ücretsiz olarak çalıştırıldığı ve işkence gördüğü sözüm ona ıslahevleri olan Magdelene çamaşırhanelerinin hikayesini okuyoruz Claire Keegan' ın 86 sayfalık novellasında. Küçük bir İrlanda kasabasında yaşayan Bill Furlong adındaki kömür tacirinin Noel arifesinde kiliseye kömür götürmesiyle karşılaştığı bir durum karşısında takındığı tavır etrafında geziniyor hikaye. Kitabı bir çırpıda okudum ama filmini henüz izlemedim; ilk fırsatta izleyeceğim.
Editorün SeçimiBu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.Bilgi İçin
NYT 21. yüzyılın en iyi kitapları listesinden görüp okumuş olduğum ve hayran kaldığım bir novella. Kurgusu gerçek olaylardan yola çıkılarak kaleme alınmış. İrlanda'nın yakın tarihlere kadar başına bela olan Magdalen Çamaşırhanelerini merkeze alıp, bir aile babasının naifliğiyle bir kız çocuğuna elini uzatması ve merhamet, vicdan bugün ki insanlığın eksiği olan; benim başıma gelse nasıl davranılmasını isterdim sorusunu sormamıza sebep olan şahane eser. Yazarın diğer kitabını da severek okumama vesile oldu. Emanet çocuk kitabı da aynı naiflikte..
İrlanda’nın utancı sayılan Magdalen Çamaşırhanelerini merkeze alarak yazılmış küçük ama etkili bir roman. Kitabı okurken Keegan’ın bu eserinde Noel vaktini resmetmesinden kaynaklı olabileceğini düşünerek Charles Dickens’ın muhteşem kitabı ‘Noel Şarkısı’ hatırıma gelmişti. İlerleyen sayfalarda bu eserin ismine rastlamak hatrıma geleni doğrulamış oldu zira yazarın Noel Şarkısı adlı eserden esinlenmiş olduğunu düşünmüştüm. Furlong adındaki ana karakterin merhametinin, inceliğinin işleniş şeklini tatmin edici buldum. Suya sabuna dokunmayan ruhlardan uzak bir ruh Furlong.
Keegan’ın daha önce ‘Emanet Çocuk’ kitabını okumuş ve pek sevmiştim. Bu eseri de pekala sevilebilir buldum.
İrlanda’lı yazar C. Keegan’ın ülkesinin yüzkarası bir sosyal sorununu, daha yakın tarihlerde son bulan Magdalen Çamaşırhaneleri” sorununu anlattığı uzun öyküsü. Çarpıcı ama basit anlatımıyla dinin insanlara nasıl kötülük yapabileceğinin bir örneğini aktarıyor. İrlanda’nın oldukça karışık ve acılarla dolu toplumsal, tarihi ve siyasi geçmişine bir noktadan fener tutuyor. Bu fenerin ışığını takip etmeyi okuyucuya bırakıyor. Küçük yaşta gayrımeşru çocuk doğuran kadınlar ve bebekleri konusu her zaman hüzün uyandırır, kitaba bu şekilde yaklaşmamak gerek, bir sosyolojik gerçekliğin aktarımı olarak bakılmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çerez tadında bir kitaptı. Dili gayet akıcı ve kolay anlaşılırdı.
İnsanların hayatlarını rahatsız eden bir durum olmadığı sürece başkalarının adaletsizliklerini, esaretlerini ya da etraflarına karşı haksızlıkları görmezden gelmelerini anlatıyor. Kısa ama güzel bir kitaptı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısacık bir hikaye, ama okurken bir ailenin sıcaklığını, bir babanın vicdanını, kendi çocukluk yaşamıyla alakalı kurduğu bağı hissettim. Hikayenin sonunda da damağımda çocukkenki o bayram şekerinin lezzeti kaldı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Böyle Küçük Şeyler, sessizliğin baskın olduğu ama aslında çok şey söylediği bir anlatı. Büyük olaylardan ziyade günlük hayatın içinde gözden kaçabilecek ayrıntılar üzerinden ilerliyor; ama o ayrıntılar bir süre sonra insanın içinde ağır bir duygusal iz bırakıyor. Söylenmeyenlerin, ertelenen duyguların ve “normal” görünen düzenin altındaki kırılganlıkların giderek belirginleştiği bir hikâye. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren, okuru rahatsız ederek düşündüren bir metin.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken el yıkama sahnesinde gözlerimin önünne bir görüntü geldi o an ben bu kitabın filmini de izlemişim dedim. Güzel bir kitap. İrlanda Edebiyatı da düşündüğümden daha çok etkiledi beni.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kısa ama yoğun anlatıma sahip romanı, irlanda'da yıllarca varlığını sürdürmüş ve katolik kilisesi tarafından da bizzat desteklenmiş olan magdalen çamaşırhaneleri üzerine yazılmıştır. kurgu bazen insanı en az gerçekler kadar acıtır.
odun ve kömür tüccarı bill furlong'un hikayesidir anlatılan. insanın doğumdaki yazgısından yola çıkarak bir toplumun içinde "sahip çıkılmayanlar"ın yanlış ellerde nasıl heba edildiğinin öyküsünü anlatır roman bir yandan da. örtük iletisiyle irlanda'nın karanlık bir dönemini bize yansıtır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emanet Çocuk’tan sonra yazardan okuduğum ikinci kitap oldu ve bunu da çok beğendim.
Hikâye, küçük bir kasabada yaşayan bir adamın, karşılaştığı bir durum üzerinden vicdanıyla yüzleşmesini anlatıyor. Sade bir olay örgüsü olsa da alt metni oldukça güçlüydü.
Kısa ama etkisi uzun süren bir kitaptı. Anlatımındaki sadelik, duyguyu daha derinden hissettirdi. Küçük gibi görünen şeylerin aslında ne kadar büyük anlamlar taşıyabildiğini çok güzel vermiş.
Yazarın dili yine oldukça akıcıydı. Bu kitabıyla birlikte kendisini daha da merak etmeye başladım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok ama çok beğendim. Elinizden bırakmadan hemen okuyacak ancak sonra zihninizde ve vicdaninizda sirgulamaya devam edecek. "Doğru olan nedir? " Bir toplumun huzurunu bozmamak adına nelere göz yumabikirsiniz?...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlginç bir şekilde bu yazarın kitaplarını okurken çocukken hissettiğim okuma hazzını hatırlıyorum. Bitmesin istiyorum ama bir solukta akıp gidiyor.
Bu kitabını da çok beğendim. Acıya duyarsızlaşmayan Bill Furlong insanlığa umudumu arttırdı. İrlanda'daki talihsiz Magdalen çamaşırhanesi meselesinden yola çıkarak drama boğmadan, öyle yalın ve net yazmış ki yazar. Etkileyici.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazarın emanet Çocuk kitabında daha önce okumuştum basit okunması kolay bir anlatımı var olay hakkında bilgi sahibi değildim ancak kitapta da aşırı bir bilgi bulamıyorsunuz zaten daha derinlemesine bir anlatım olabilirdi