Daha önce Japon yazar Osamu Dazai’nin intiharından evvel yazdığı son romanı İnsanlığımı Yitirirken’i okumuştum, kendisinin öykü derlemesi Günün İlk Işıkları da, aslında ilk eseri kabul edilen uzun öyküsü Anılar ile başlıyor. Başı ve sonu bildiğime göre, sanırım bundan sonraya aradaki yılları doldurmak kalıyor. Gerçi kendisi 39 yaşında hayatına son verdiği için, arada çok da bir zaman yok gibi.
Dazai’yi Mişima’ya çok benzetiyorum ki zaten Mişima da kendisini çok severmiş, benzer bir karanlığın içinden yazıyorlar. Bu kitaptakiler de insanın en bayağı, en aşağılık, en tekinsiz yanlarına bakan öyküler ve mevzubahis insan da sıklıkla kendisi. Çoğu otobiyografik unsurlar taşıyan bu öykülerde çok acımasız şekilde didikliyor kendini.
1909-1948 arasında yaşamış ve iki büyük savaşı da deneyimlemiş olan Dazai’nin öykülerinde özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın Japon toplumunda sebep olduğu yıkımın izlerini görmek mümkün. Toplumsal yıkım diyorum çünkü bu savaşın Japon ulusal kimliğinde yarattığı dönüşüm çok büyük ve sarsıcı, okuduğum tüm Japon yazarlarda aynı izleği görüyorum. Tarif etmesi güç bir şey, savaştan sonra fena halde kendi içine kapanan bu toplumun bireylerinin kendilerine karşı duydukları bir tuhaf öfke ve aşağılama var ama bir yandan da ona eşlik eden bir ulusal gurur da var, bu çelişkiler arasında savrulan bir ruh hali hakim topluma ve uzun yıllar bunun içinde yaşıyorlar.
Ancak bu öykülerde beni en çok etkileyen şeylerden biri modernlikleri oldu. Sanki yüzyıl başında değil de sonunda yazılmış gibi hissettim okurken, Dazai’nin dili yer yer fena halde müstehzileşiyor, o dönemde çok da yaygın olmayan bir üslup bu aslında, buraları şaşkınlıkla okuduğumu söylemem lazım.
Bence Dazai’yi anlamak ve tanımak için iyi bir başlangıç kitabı olabilir bu derleme. Kendisini tüm çirkin taraflarıyla çırılçıplak önümüze koyduğu için yazarı sevmek kolay olmayabilir ama öykülerin çok lezzetli olduğu muhakkak. Fuji Dağı’nın Yüz Manzarası ve Bir Ev Köpeğinin Hikâyesi en sevdiğim öyküler oldu. Kuzey Baykal’ın çevirisi de ayrıca müthiş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dazai'nin külliyatını tamamlamaya çalışan biri olarak, yazarın en az sevdiğim kitaplarından biri diyebilirim. İçinde çok rahatsız edici unsurlar barındırıyor ama kitabın sonlarına doğru da "kötü yanlarımı yazmak istedim" diyor, bu herkesin cesaret edebileceği bir şey değil.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
" Öğrenci kız" ve " İnsanlığımı yitirirken " kitabından sonra yazardan okuduğum üçüncü kitap oldu. Kurgusu ve anlatımıyla kendine özgü bir yazar, anlatımını beğeniyorum.