"şehirli yalnızlık" izleği üzerinden aktarılan gözlemler...
"Bu mevsimin ya da ailelerimizin merhametsiz gölgesinden sakınmak mümkün değil. Ama aynı zamanda birilerinin merhametli gölgesine de muhtacım."
Jhumpa Lahiri ile tanışma kitabım oldu "Olduğum Yer". Aslında kendisinin "Saçındaki Gün Işığı" kitabı çok övülüyor, belki de onunla başlamalıydım zira bu kitapla ilgili kafam karışık. Kötü mü, asla değil ama yani... Okuduğum bir incelemede "her şeye ve hiçbir şeye dair bir kitap" diye yazmıştı biri, çok güzel bir tanımlama, öyle hakikaten.
40larında bir kadının minik minik düşüncelerini okuyoruz. Sokakta yürüyor, arkadaşlarıyla buluşuyor, evine gidiyor, trene biniyor, görüyor, bakıyor, düşünüyor, yazıyor. Bu türü biliyoruz; bence mesela Rachel Cusk epey iyi örneklerini veriyor bu türün, Claire Louise-Bennett'in Gölet'i ve Jessie Greengrass'ın Bakış'ı da benzer denebilir, mesela onları pek sevmemiştim. Bunu da pek sevemedim.
Belirgin bir hikâye okumuyoruz, daha çok "şehirli yalnızlık" izleği üzerinden aktarılan gözlemler bunlar. Hatta "şehirde yalnız bir kadın olmak" diye de spesifikleştirebiliriz. Açıkçası bu gözlemlerin pek bir yere varmıyor olması sanırım beni bunalttı. Anlatıcımız iyi bir gözlemci evet ama sadece gözlemlediğiyle kalıyor, bence okura fazla iş bırakılmış. Kimi gözlemleri tanıdık ve hoş (örneğin süpermarkette karşılaştığı evli & çocuklu arkadaşının ihtişamlı sepetiyle kendisinin yarı boş sepetini karşılaştırdığı bölüm çok güzel yakalanmıştı) olmakla beraber, genel olarak biraz havada kalıyor her şey. Mesele bir hikâye olmaması değil de, metnin çok yarım hissettirmesi bence.
Bir de çok depresif, benim için fazla depresifti. Hüzne çok meyyal olmayan biri olarak ilişkilenmekte güçlük çektim. Her ne kadar tercihini yalnızlıktan yana kullanmış ve bir biçimde kendisi için iyi olanın bu olduğuna kendini ikna etmiş gibi gözükse de, yer yer kendine fazlaca acıyor bence anlatıcımız, bununla özdeşlik kuramadım ve içine giremedim. Bilemiyorum, hayat bu kadar neşesiz değil sanki ya. Belki hayatımın kişisel olarak başka bir fazında okusam başka bir his geçerdi ama şu ara olmadı pek.
Eren Yücesay Cendey'in İtalyanca'dan çevirisi her zamanki gibi çok leziz, eklemeden bitirmeyeyim.
Bilmediğimiz bir ülkenin, bilmediğimiz bir şehrinde, ismini bilmediğimiz ancak yaşına âşina olduğumuz öğretmen bir kadının farklı mekanlarda geçen günlerine tanık oluyoruz. Hepsi hepimizin yaşadığı sıradan günler. Çok sonra ortaya çıkıyor ki aslında bu günler İtalya’da geçen günler. Kadının yalnızlığına ve bazen kalabalığına bazen bir kuaförde, bazen köprüde, bazen bir tatilde, bazen günün herhangi bir vaktinde eşlik ediyoruz. O izin verdiği ölçüde anne ve babasıyla olan çetrefilli ilişkisine tanık oluyoruz. Yalnızlığını soluyoruz çoğu zaman. Bazen onu anlıyoruz bazen anlamaya çalışıyoruz.
Sadelik içerisindeki bu kısa metin ve metin vasıtasıyla bu kadına eşlik ediş bana iyi geldi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adını bile bilmediğim bu kadını, duygularını biraz da yaş itibariyle belki, kendime çok yakın hissettim ve dilini çok zarif buldum Lahiri' nin. Bir günde okunacak naif içten bir kitap, tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kadının adını bilmiyoruz ama sanki yıllardan beri tanıyormuşum gibi hissettirdi bu kitap bana. Okurken hiç yabancılık çekmedim. Okunması kolay güzel bir kitaptı.
Bir ögretmenin hayatı.Oyle farkli degil.Herkesin hayatı gibi bir hayat...Lokantada,vapurda,evde,tek basına,sokakta...Hayatindan,oldugu yerden bolumlerle anlatmis bize.Vermek istedigi mesaj belki de olmak istedigi yerde olamadigi ya da aslinda kendini hic bulamadigi.Kucuk yastan gelen cözünleyemedikleri var.Babasini 15 yasinda kaybediyor.Annesi ile mutlu olmayan bir baba.Aslinda huzur olmayan bir evlilik.Annesi ile ayri yasamayi tercih ediyor ve tek basina kaliyor.Unuversitede ogretmenlik yaparken de bir tutku ile yapmiyor isini.Para kazanmak amaci.Bir huzursuzluk romani belki de,bir karsitlik,bir kacis...Keyifli okumalar...
"Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin yeni romanı Olduğum Yer, hiçbir zamana, mekâna ya da insana ait olamamış, endişe ile coşku, köklenme ile yabancılaşma arasında gidip gelen bir kadının hikayesi. Engelleri aşma dürtüsüyle dolup taşarken tarzı, üslubu ve hassasiyetleriyle de yazarın cesur dönüşümünü ortaya koyuyor. Lahiri, edebiyat yolculuğuna yeni bir dilde devam ederek İtalyanca yazdığı ilk romanında sanatsal başarısını da yeni bir seviyeye taşıyor."
40 yaşlarında adını bilmediğimiz bir kadın karakterin günlük hayatını, arkadaşlarıyla, ailesiyle olan kesitlerini okuyoruz. Dili sade ve akıcı, okurken sanki onunla birlikte dolaşıp o hisleri yaşıyormuşuz gibi..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar içimizden bir kadın...hepimizin yaşantısında öyle ya da böyle karşılaştığımız , benzer bakış açıları ve duyguları ile yaşadığımız olayları kısa günlükler gibi yalın bir şekilde dile getirmiş. Sırada Saçında Gün Işığı var.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hepimiz yaşamın bir noktasında yolumuzu kaybederiz. Yolunuzu tekrar bulmak için bazen yalnızlıktır yardımcı olan; bazen de bir şehrin müzeleri, her daim yanından geçip gidilen parkları, tanıdık kafeleri, ara sokakları…
Jhumpa Lahiri, Olduğum Yer’de kelimeleri zarafetle seçerek, gün ışığını sayfalarında hissettiriyor. Güzel bir yaz akşamında yürünen yollar gibi insanın kalbine güç aşılıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatın, özellikle bir kadının hayatının anlatıldığı bir anlatı roman. Kitabın bölümlerinin başlıklarına bakarsanız hayatın her yerinde ;müzede, balkonda, manikürcüde ..... Ya da her zamanında ilkbaharda, Ağustosta, kışın.... yer almış anlar ve anılar mevcut. O kadar tanıdık gelen anılar var ki kitapta, örneğin bir küpe meselesi var anlatılan, benim de yaşadığım benzer bir anım var. Yazarla yaşadığımız duygular o kadar aynı ki.
"Olduğum yer" kadınların kendinden çok şey bulacağı, erkeklerinse kadınları daha iyi anlayacağı, sadece okunmakla kalmayan zihinde yer eden bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir romandan çok günce hissiyle okudum.
Kahraman ile birlikte adım adım dolaşıyorsunuz.
İki Adım Ötemde başlıklı anısı en sevdiğim oldu. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı sade, keyifli, hisli bir kitap.