Caz
Caz

Kitapyurdu Fiyatı: 235,03TL

Ürüne Git
2Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Caz
Sevilen üçlemesinden devam - Toni Morrison bu kez bizi 1920’lerin Harlem’ine götürüyor. Kölelik kalkmış (en azından yasal olarak!), Büyük Göç yaşanmış. Özgürleşen siyahlar şimdi şehirdeler. Çok enteresan başlıyor roman: “Ihh, biliyorum o kadını” diyor ilk cümle. Bunu diyen kim, epey bir süre anlamıyoruz ama okuyacağımız hikâyeyi bize en baştan özetliyor: Joe adında ellilerinde bir adam, 18 yaşındaki sevgilisini öldürmüş. Karısı Violet de bunu öğrenince cenazeyi basıp kızın naaşının yüzünü bıçaklamaya kalkmış, üstelik kızın da zaten çok sevilecek bir yanı yokmuş. İşte ilk paragrafta bunları öğreniyoruz ve sanıyoruz ki hiçbir şekilde özdeşleşemeyeceğimiz üç insanın öyküsünü okuyacağız - ne büyük yanılgı. Morrison öyle bir anlatıyor ki öldürülen kız Dorcas’ı da, cenazeyi basan Violet’i de ve hatta kızı öldüren Joe’yu bile anlarken buluyoruz kendimizi okudukça, çok acayip. Son derece kişisel gözüken bir hikâye, hatta bir adli vaka gibi okumaya başladığımız roman tüm Morrison kitaplarındaki gibi kocaman bir toplumsal panaromaya evriliyor. O Büyük Göç’ün siyahlara neler ettiğini, kaç kuşağın o dönüşümün sancılarını çektiğini öğreniyoruz. Joe’nun, Violet’in anne babalarının öyküsünü dinliyoruz. Bence tüm hikâyelerin bir tane ortak noktası var; korku. Ki zaten Joe da kitabın bir yerinde söylüyor: “korkumdan vurdum onu, çünkü sevmesini bilmiyordum” diye. Nesiller boyunca korkuyla yoğurulmuş insanların sevmeye, var olmaya, tutunmaya çalışmasının öyküsü bu aslında. Kitabın adının neden Caz olduğunu insan okudukça anlıyor: Biçim olarak caz müziğini andıran bir anlatım kuruyor Morrison; doğaçlamalar, tekrarlar, kırılmalar ve değişen vokaller ve enstrümanlar yani anlatıcılar. Özellikle doğaçlamalar kısmı önemli bence zira anlatıcımız da bolca doğaçlıyor, konudan konuya atlıyor, söylediklerinden vazgeçiyor, yarım bırakıyor. Dolayısıyla yine okuması kolay bir metin denemez ama işte cazın ta kendisi resmen; cazın doğduğu yer olan Harlem’de geçen bir roman müzikle ancak bu kadar akraba olabilirdi sanırım. Cennet’le devam şimdi o halde. Bana iyi yolculuklar.
jrk
Üstat
kitaplarında, ırkçılığa maruz kalmış bireylerin psikolojik yansımalarını çok iyi anlattığını düşündüğüm yazar. afro amerikan edebiyatına katkısı büyüktür.