Anadolunun bir yerinde yaşayan fakir bir ayakkabıcı baba ve oğullarının hayatlarını, sefaletlerini, çaresizce hayal kurarak çabalamalarını ve aralarındaki kuşak çatışmalarını anlatan güzel sayılabilecek bir roman.
Tam üç puanlık bir kitap. En büyük artısı sıra dışı bir anlatımı, yerel söylemleri olmasına rağmen roman sizi bir şekilde kendisine çekiyor, karakterlerle özdeşim kurmanızı sağlıyor. En büyük sıkıntısı ise devamlı bir şeyler olmasını bekliyorsunuz ama o beklediğiniz şey bir türlü olmuyor.
Orhan Kemal'in en güzel romanlarından. Anadolu'da sefil bir ailenin bu durumla başa çıkma çabaları ve bir de aile içi olayları ustalıkla kaleme alınmmış.
yazar insanları çok iyi gözlemlemiş ve bunu çok tatlı bir şekilde kitaba aktarmış.değişen dünyanın insanları nasıl etkilediğini anlatan çok güzel bir kitap
Eskici ve Oğulları’nda topal eskici ile iki oğlunun özlemlerini, düşlerini, bu özlemlerle düşleri gerçekleştirmek için verdikleri savaşı ve sonunda ellerinde avuçlarında kalanı da yitirirek çöküşlerini anlatır. Konu itibariyle günümüz aile yapısındaki bozuklukları anlattığından dolayı başarılı buldum.
eskici ve oğullarında giderek kendini makinelere adamış,duygularını yitirmiş insanların arasında hem sanayi rüzgarının peşinde savrulan ve bi okadarda bağlarını koparmamaya çalışan yüzyılların aile geleneğini bulacaksınız..
farklı bir dünya,farklı insanlar ve farklı hayaller...eskicinin çocuklarıyla birlikte yine o eski mesut günlere kavuşmak arzusuyla çocuklarının ise babalarından ayrı farklı bir dünyaya kavuşma hayaliyle ailece çukurovaya pamuk toplamak için gitmelerini ve hüsranla sonuçlanan bu hayallerin anlatıldığı bizim görmediğimiz dünyalara götürecek hoş bir eser....
Eskici ve Oğulları, Çukurova'da 19. yüzyılın sonlarından başlayarak 1950'li yılların başına kadar ortaya çıkan gelişmelerin, aileler üzerindeki etkisini ele alır ve inceler.
Eskici ve Oğulları’nda topal eskici ile iki oğlunun özlemlerini,düşlerini,bu özlemlerle düşleri gerçekleştirmek için verdikleri savaşı ve sonunda ellerinde avuçlarında kalanı da yitirirek çöküşlerini anlatır.<br /><br />Zengin insanların da birgün fakirlikle karşılaşabileceği düşüncesini vurgulayan bu kitap, içinde bulunduğumuz iyi durumun elbet birgün bozulabileceğini anlatmaktadır.<br /><br />Kitap çok akıcı olmamakla birlikte biraz sıkıcı bir kitap. Fakat konu itibariyle günümüz aile yapısındaki bozuklukları anlattığından dolayı başarılı buldum.<br /><br />
Bir zamanlar ağa oğlu olan zenginliğealışık olan eskici trablusgarp savaşında bacağını kaybettikten sonra eskicilik yaparak 9 kişilik ailesini geçindirmeye çalışmaktadır. Ancak geçim zorluğu nedeni ile ailesine olur olmaz sıkıntı yaşatır. Giriştiği işlerde başarılı olamaz. Bir ailenin yokluk sıkıntıları baba oğul çatışmaları abi kardeş birlikteliği hepsi bir arada bu kitapta. Yakın tarihteki Türkiye ye ve sosyal yaşama mercek tutuyor kitap aynı zamanda...
"Eskici Dükkanı", fakir bir mahallede yaşayan gürültücü bir ailenin yokluk nedeniyle düştüğü halleri anlatıyor. Yoksulluğun zorluklarını, varlığın ne kadar değerli olduğunu anlıyor insan bu ailenin dramını okurken. Diyaloglar Türk kenar mahallerinde nasılsa öyle aktarılmış kitaba. Romanın yarısından sonrası oldukça sürükleyici; fakat ondan öncesinde yalnızca ailenin hayatını okuyorsunuz. Orhan Kemal'in kitaplarını okuyanlara bu kitabının hiç de yabancı gelmeyeceğine eminim. Her zamanki üslubuyla, her zamanki olay kurgularına benzer bir şekilde yazmış bu kitabını da.
Anne,baba,iki oğul,bir kız,bir gelin,üç torun;dokuz can bir eskici dükkanının geliri ile geçinmeye çalışmaktadır.Günün birinde aynı sokağa bir eskici dükkanı daha açılınca kazanç iyice düşer.Baba bu moral bozukluğu ile yanında çalıştırdığı evlatlarına yaşlarına uymayacak şekilde davranmaya başlar.Baba bir zamanların ağa torunu olarak yaşamış ancak şimdilerde sıfırdan başlayarak bir şeyler yapmaya çalışmaktadır,birde savaşta bacağını kaybetmiştir bütün bunlar onu etrafına karşı geçimsiz,kaba,küfürbaz bir insan,evlatlarınıda itip kakan bir baba haline getirmiştir.Bunlardan rahatsız olan iki kardeş küçükte olsa kendi dükkanlarını açmak ve gereken parayı biriktirmek için pamuk tarlalarında toplayıcı olarak çalışmayı planlarlar.Ailenin diğer fertleri;anne-baba ve kız kardeş (gelin;çoğu kitapta olduğu gibi bu kitaptada söz sahibi olmayan bir kişidir) bu fikre önceleri karşı çıkmaktadırlar vede iki erkek kardeşte zaten onların gelmelerini istememektedirler.Ama sonunda şöyle bir karara varırlar,bütün aile çalışılırsa daha fazla para kazanılır ve o parayla eskici dükkanı değil,yeni ayakkabı üreten bir dükkan açılabilir.Bunun üzerine denkler yapılır,yiyecekler paketlenir,sıtma için ilaçlar satın alınır,bir kamyonet kiralanır ve pamuk tarlasına varılır.Olaylarda bundan sonra gelişmeye başlar. Orhan Kemal;gerçekten çok beğenerek okuduğum yazarlardan bir tanesi.Bu kitapta oldukça etkileyici.Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yapısını güzel bir şekilde gözler önüne seriyor.Geçen yıllar içerisinde Türkiye'nin hangi konularda nerelerden nerelere geldiği ya da gelemediği anlaşılıyor. Umarım en kısa sürede tekrar yayınlanır.Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.
Bir devrin değişiminin, adım adım anlatıldığı muazzam bir eser.Konusu itibariyle belki de günümüz meselelerine de ışık tutabilecek bir roman.Ayrıca yazarın dili oldukça etkili.Mutlaka okuyun...