Eşyaların Patriyarkası / Dünya Kadınlara Neden Uymaz?
Eşyaların Patriyarkası / Dünya Kadınlara Neden Uymaz?

Kitapyurdu Fiyatı: 312,00TL

5Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
12.05.2026
Eşyaların Patriyarkası / Dünya Kadınlara Neden Uymaz?
Bu kitaba bayılacağımı düşünüyordum ancak maalesef hiç öyle olmadı. Öncelikle kitap Türkçeleştirilirken isimde yapılan tercihin epeyce yanıltıcı olduğu kanaatindeyim. Almanca orijinali “Das Patriarchat der Dinge” - yani aslında “Eşyaların Patriyarkası” değil, “Şeylerin Patriyarkası”. Almancamı epeydir kullanmıyor olsam da Dinge’yi “Eşyalar” değil “Şeyler” olarak çevirmenin, kitabın içeriğini göz önüne alınca çok daha isabetli olacağına dair bir savım var. Zira isimde eşyalar geçtiği için ben çok daha spesifik bir konuya odaklanan, tasarımın her alanında (moda, endüstriyel tasarım ve hatta mimari tasarım vd.) erkekleri önceleyerek yapılmış dizaynları ve üretimleri derinlemesine inceleyen bir eser okumayı bekliyordum. Bunlar var elbette ama Rebekka Endler çok daha geniş bir çerçevede ele alıyor konuyu, eşyalara değil şeylere bakıyor sahiden; dile, sağlık sistemine, siyasete, işyeri pratiklerine vs ve tabii konuyu bu kadar geniş ele alınca incelediği her başlığa epeyce yüzeysel değinmek zorunda kalıyor. Feminist teoriyi biraz merak etmiş, bu konuda bir şeyler okumuş herhangi bir insanı şaşırtacak bir bilgi veya perspektif yok bence bu kitapta. Gayet iyi bildiğimiz şeyler, birtakım araştırmalar ve verilerle desteklenerek sunulmuş okura. Kolay okunuyor, akıyor şüphesiz ama kendimi epeyce uzun bir Vice.com makalesi okumuş gibi hissediyorum, açıkçası beklentim bunun çok daha ötesindeydi. Veriler ilginç ama kitap bir perspektif sunmaktan çok uzak, zaten konuyu bu kadar geniş ele alıp bir de doğru düzgün bir teorik çerçeve çizmek pek mümkün olmazmış orası kesin, ama keşke Türkçe başlığın zannettirdiği gibi sadece “eşya”lara odaklanıp bu alanı çok daha derinlikli biçimde, sadece vakalarla değil de analizler de sunarak ve bir teorik çerçeveye de oturtarak aktarabilseymiş Endler. Zira bu konuyu merak edip bu kitabı okumaya niyet edenler zaten işin bu kadarını biliyorlardır diye düşünüyorum. Kitap bu haliyle sadece bazı tartışmalarda savımızı güçlendirebilmemiz için kullanabileceğimiz ilginç rakamların topluca aktarımı gibi bir şey olmuş bence. Elbette bir akademik metin beklemiyordum ama bu haliyle de bana biraz fazla popüler kültür mahsulü gibi geldi, maalesef.
OkurYazar_YazarOkur
Üstat
31.08.2025
İlginç kitap. Etrafınızdaki tasarım ve yaşam pratiklerinde eril tahakkümü hiç fark ettiniz mi acaba? Arabalar, ilaçlar, klima ayarları...vb birçok şey hep erkeklere göre ayarlı. Aklınıza gelen gelmeyen pek çok konuda bunun örneklerini veriyor kitap. (9 bölüm var) Kitap akıcı. Yazar bir gazeteci ve bazen mesleki reflexle ara ara kışkırtıcı, ajitatif konulara girmiş. Cinsellik ve cinsel organlarla ilgili bölümler bazıları için rahatsız edici olabilir. Yazarın, kadın cinsinin haksızlığa uğradığını belirttiği bazı konuların, bizim kültürümüzde, bizdeki birey-toplum-devlet ilişkileri pratiğinde hiç oluru yok.Bırak araştırmayı, hak arayışını, konuşmanın dahi imkanı yok. Belki ilerde olur, yeni nesil feminist takılıyor. Militan feminist olmak değil ama, insan olmayı öncelikli değer olarak görmek gerek bence. Eşitlik talebi bu anlamda gayet yerinde, doğal, insanî. Ben okuduğuma memnunum; şaşırdığıma, yeni terimler ve daha önce duymadığım bilgiler öğrendiğime de memnunum.
okuyanguzelll
Bilge
04.06.2024
Mutlaka okuyun. Hayatımızın her alına yerleşmiş patriyarkayı çok güzel göz önüne seriyor. Farketmediğimiz olduğu gibi kabul ettiğimiz bir çok şeyi fark etmek sarsıcı idi.
kitaparasibirdünya
Bilge
10.10.2023
Kadınların kültürel, siyasi tarihi demek doğru olur bu kitap için. Spor, sanat, bilim birçok alanda aşmaları gereken zorluklar ve gelişimleri ile bugün anlatılıyor.
ezgi yurtoğlu
Kitapkurdu
22.04.2023
harika bir kitap, çok güzel derinlikli bir araştırma