Sâmiha AYVERDİ tarafından kaleme alınan ‘Misyonerlik Karşısında Türkiye’ isimli kitap birinci ve ikinci baskıya yapılan taktimler, önsöz ve iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Sâmiha AYVERDİ tarafından Raymond KERN ve Dale RHOTON isimli misyonerlere yazılan mektuplar ve misyonerlerin bu mektuplara verdikleri cevaplardan oluşmaktadır. İkinci bölüm Türkiye’de yayınlanan çeşitli gazetelerde yayınlanan Hıristiyan olduğu halde sonradan İslam’ı seçen bazı kişilerle ilgili yapılmış haberlerin ve misyonerlik faaliyeti içerisinde iken yakalanan kişilerin haber yapıldığı bazı gazete kupürlerinden oluşmaktadır. İkinci bölümde ele alınan bu konulardan Hıristiyan iken İslam’ı seçenlerin haberleri birinci fasılda, misyonerlik faaliyetleri ile ilgili haberler ise ikinci fasılda ele alınmıştır.
Sâmiha AYVERDİ tarafından yazılan mektupların misyonerliğe karşı bir savunma şeklinde yazıldığı görülürken misyonerlerin yazmış oldukları mektuplar tekerlemeler gibidir. Misyonerlerin yazdıkları mektupların çok fazla bir ilmi yönü olmayıp daha çok Hıristiyan dogmalarının tekrarlanması gibidir. Sâmiha AYVERDİ tarafından yöneltilen çeşitli sorulara geçiştirme cevaplar verilmiş veya o sorular hiç yöneltilmemiş gibi bir tavır içerisinde olunmuştur. Sâmiha AYVERDİ kaleme aldığı mektuplarında Hıristiyanlık ve İslam arasındaki ayrışmalardan ziyade ortak noktaların ortaya çıkarılması gerekliliğine vurgu yaparak milletlerin imanlarıyla oynanmaması gerektiği üzerinde durmuştur. Herhangi bir tanrıya inanan insanlarla uğraşılmasından ziyade günün koşullarında dine karşı kılıç kuşanan ortak bir düşman hüviyetinde olan Komünizm’e karşı ortak hareket edilmesi gerekliliğine vurgu yapmıştır. Misyonerlere yazdığı tüm mektuplarda da dogmalardan uzaklaşılarak serbest düşünüme vurgu yapmıştır. Misyonerlerin yazmış oldukları mektuplarda ise yine misyoner hava hâkimdir. Karşılarındaki kişiyi hakikat arayışında olan bir kişi olarak düşünmüşler ve her fırsatta ona İncil’i okumasını, eğer gerçekten, kalbî bir arayışla ararsa İsa’ya inanacağına inandıklarını belirtmişlerdir.