Sevgi ve bilimin sürprizlerle dolu yolculuğu…
Okur olarak ilk aşamada kapak görseli dikkatimi çekti. Kafesin içerisinde bir çocuk ve çocuğun ellerinde kitap ve kalp. Kitabın içeriği hakkında ufak bir mesaj veriyor.
Sayfaları çevirmeye başladıkça sade dili ve metnin akıcılığı kitabı elimden bırakmayı zorlaştırdı. Öğretmen Kemal’in Ankara’ya sürgün edilmesiyle başladı hikâye. Ankara’nın meşhur olan sabah ayazını hissediyorsunuz satırlarda. Mutlu bir ailesi var Kemal’in ve o aile sıcaklığı metin içerisinde çok güzel verilmiş.
Hikâyenin devamında otobüs terminalinde ufak bir simitçi ile tanışıyor Kemal. Zaman ilerledikçe Simitçi Ömer, Kemal’in hayatında yer alıyor. İkisinin öyküsü apayrı bir dünya oluyor.
Ömer her sabah terminalde kalırken Kemal, okulda farklı mücadelelerde buluyor kendisini. Bilgi yuvasında hayatı öğretmek adına din istismarına şahit oluyor. Bu durumla da mücadelesini sonuna kadar gösteriyor. Her karakter günlük hayatımızda denk geldiğimiz insanlar. Yazar, onların da geçmiş yaşamlarına ayna tutuyor.
Romanın rutin bir olay örgüsünde ilerleyeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ağzınız açık kalarak okuyacağınız pasajlar var. Boran, bu konuda sürprizlerini bitirmemiş. Bir de QR kodları kullanmış. Eserin içerisinde kullanılan şiirler seslendirilmiş. Ben dinledim. Çok da beğendim. Tavsiye ediyorum.
Keyifli okumalar.