Epey iyi bir roman, bir ilk roman olduğu göz önüne alınırsa oldukça iyi hatta. Çok daha iyi olabilir miymiş, olabilirmiş ama bu haliyle de çok tatmin edici buldum Benjamin Vogel'in İrina'ya Göre Şeffaflık'ını.
Genelde biraz 1984, biraz The Matrix esintileri taşıdığı söyleniyor kitabın, hepsi tamam, ama Ursula K. Le Guin etkisini es mi geçeceğiz? Ben bu tekinsiz / distopik / bildiğimiz kimlik ve cinsiyet tanımlarını muğlaklaştıran bilimkurguda bariz bir Le Guin etkisi sezdim. Elbette onunkiler kadar güçlü bir metin değil ama benzer bir lezzete sahip.
2058 Paris'indeyiz, internetin gelişmiş bir sürümü olan Ağ'ın egemenliği söz konusu. Kapitalizmin sonunu da Ağ getirmiş gibi görünüyor - herkesin çalışması gerekmiyor, dileyenler devletin bağladığı "evrensel gelir"le gayet konforlu yaşayabiliyor. Ağ üzerinde yürütülen ve tamamen şeffaflığa dayalı (izlediğiniz porno filmler bile herkese açık şekilde profilinizde görüntüleniyor) sanal hayat, gerçek hayatın yerini almış durumda. Çünkü ağ üzerinde herkesin bir meta-göstergesi (puanı) var ve tüm insanlar bu puanı yükseltmeye adamış kendisini.
Yazarın distopyasını, içinde bulunduğumuz tarihten çok uzakta kurmamasının bir sebebi var: "sadece ve sadece diğerinin bakışı altında var olduğumuz", beğenilere, kalplere, gülücüklere delice ihtiyaç duyduğumuz mevcut dönemin, doğal biçimde kendini bu tür bir yeni gerçekliğe evireceğini söylüyor aslında. Bu anlamda bir uyarı niteliği de taşıyor İrina'ya Göre Şeffaflık.
Ve fakat kitaba ismini de veren, şeffaflığın yılmaz savunucusu, tüm hayatını ağda sergileyen bir "hiçsak" olan İrina'nın iddia ettiği gibi, "Ağ'ın özündeki, herkes için uygun yaşam koşullarını sağlayan, sosyal bir modelle dengelenen aşırı rekabetçilik, totaliterliğe karşı etkili bir siper oluşturuyor" mu sahiden? Burası meçhul.
Bence günümüzün en büyük meselelerinden biri olan "kimlik tanımlarımıza" dair çok iyi sorular soruyor Benjamin Vogel. Roman yer yer aksıyor evet ama ben kurduğu evreni olağanüstü ilgi çekici buldum ve büyük bir merakla okudum bu sürükleyici kitabı. Umarım devam kitabı olan Manon’a Göre Şeffaflık ile daha sonra çıkacak olan üçüncü cilt de dilimize çevrilir.
Bugüne kadar okuduğum distopik kitaplar arasında en alt sırada yer alır! George Orwell'ın 1984 kitabının daha ağır hali. Bana uçuk geldi. Meraklısı sevebilir.