Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şeriati'nin ilk kitabıdır. Arabistanlı bir yazardan çevirdiği bu kitabın ikinci kısmına üslubuyla damga vurmuştur. ilk gençlik yılları olduğu için dili keskindir, ifadeleri bazen kırıcı olabilmektedir. ama Ebuzer'i tanımak adına başvurulacak güzel bir çalışma
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük sahabe Ebu Zer'in hayatını konu alan güzel bir çalışma.Bildiğim kadarıya merhum Ali Şeriati,Ebu Zer'in hayatına ait çeviriler yapmaya başladıktan sonra kendi İslam anlaşıyını bu sahabenin hayat anlayışına göre şekillendirmiş.Güzel ve örnek alınacak bilgilerle dolu bir kitap fakat Hz.Osman hakkında söyledikleri araştırılmalı ve ona göre değerlendirme yapılmalıdır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatta bazen insanlar doğruluk adına bazı şeylerden feragat etmeli. bu feragatlardan birkaçı yalnız kalmak olabilir. işte ebuzer bize bunun en büyük örneğidir.Ali ŞERİATİ ye teşekkürler...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ebuzer Dr. Ali Şeriati'ye kazanmış olduğu ün bazında en çok hizmet eden eseridir. İsyan ahlakıyla donanmış ebuzer etrafındakilerce anlaşılamamıştır. Ebuzeri okurken kah ağlayacak kah titreyeceksiniz. Ezberlerinizi bozacak bir eser. Hoş yazar kendi kişisel değerlendirmelerinde Hz. Osman'a biraz aşırı yüklenir lakin yine de güzel bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kişiliğine bayılıyorum Ebu Zer'in doğru bildiğinden vazgeçmeyen.Gerektiği zaman yumuşak davranan gerektiği kişiye karşı sivri dilli.Ayriyeten şunu söylemek istiyorum islamiyetin yayılmasını istemeyen ve dine zarar verenler müslüman olduktan sonrada dine zarar vermeye devam etmişler.Bir türlü içlerindeki hastalıktan tamamen kurtulamamışlar.Mal mülk uğruna kendilerini parçalamışlar...
Mustazafların haykırışı, köleliğin çığlığı. Uydurma hadisçilerin, mal sevdalılarının korkulu rüyası. Önce Allah ve sonra peygamber dedi, O ezilenleri arkasına aldı, Ebuzer ile öğrendiler sömürüyü. Açlıklarının farkına O'nunla vardılar, neden aç olduklarının da. O mesiyet-i İlahiyi öğrendi peygamberimizden (s.a.v) ve halkına öğretti.Resulullahın (s.a.v) devriminin bekçisiydi ömrünün sonuna kadar ve yiğitlere devrimciliği öğretti...<br /><br />Dr. Şeriati bizlere bu eşsiz eseri sundu, Allah ondan razi olsun...<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ali Şeriati bir sosyologtur, konuya bir sosyolog gözü ile vakıf olup bu şekilde bir varsayıma varmıştır ki dikkat edildiğinde kitapta Peygamber Efendimiz'den bahsederken Muhammed demektetir. Bu Şeriatinin yazar oluşuna ince bir dipnottur, bu şekilde bakarsanız yerilme ve övme konularına zihninizde biraz da olsa netlik gelecektir.
Şeriati ve cevap veriyorum kitabında, 10-15 yıl önceki söylevlerinden ki süre sadece izafidir, bazı söylemlerinin bugün onda bir değişime uğradığını söylemektedir, yani dünya görüşü ile değişen kalbin bazı şeyleri fark ettiğini erdemli bir şekilde dillendirmektedir, bu da yazar oluşuna ikinci bir dipnottur.
Gelelim, çölün erdemli ve adaletli adam'ına. Peygamber efendimiz "Yalnız doğdun, yalnız öleceksin ve yalnız haşr olacaksın" diye kendisine yalnızlığı ve hüznü yüklemiştir. Efendimiz'e biat eden 5. sahabidir ve 3. sen öncesinde Allah'ı bilmiştir. Durup baktığımızda gerçekten Ebu Zer, Gıfarlı Eba Zer'in zikri fazla uğramaz kalbimize ve kulağımıza. Halbu ki o, İslam'ın gür narası olmuş ve her şekilde Peygamberinden vasiyet aldığı üzre "Acı olsa da doğruyu söylemiştir." Haksızlığa ve haksızlık yapana karşıdurmuş, Efendisinden, dostundan, arkadaşından duyduklarını uygulamıştır. Ve dikkat edildiğinde, gerçekten karşı durdukları, sonrasında İslam devletinde kalpleri ve zihinleri tahribata başlamış ve İslam'ın sorumluluğu tekelleşmelere gitmiştir. Şeriati mukaddimesinde zikredildiği üzre böylesi hizmet etmiş ve her alanda menfaat beklemeden Sevdiğinden (Allah'tan) rıza isteyerek çabalamış ve nefes tüketmiştir. Gıfarlı Eba Zer, sosyal bir adaletçidir ki Allah Kuran'ında herkesin eşit olduğunu, kara'nın beyaz'dan ya da sarıdan üstün olmadığını ve üstün kabile kavramının bu dinde olmadığını ayetleri ile belirtmiştir.Fakat tekelleşme ile gelen aile üstünlüğü, İslam'ın temel direktifleri ve temel direkleri olan kardeşlik çatısını çatırdatmış ve temellerine kısmi dinamit olmuştur.
Peygamber Efendimiz; " Ebazer, yakın zamanda musbiete hazır ol dediğinde, cevaben, Sevdiğimden gelendir o, kabulümdür demiştir." Durup düşündüğünüzde bu sabır ve itikat dudak uçuklatan bir zaviyedir, ki Ammar bin Yasir kitabında bile bu zikre yer verilmiş, aynı sıkıntılar ifade edilmiştir.
Eba Zer, sosyal adaletin lisanı, inandıkları uğrunda çocuklarını kaybetmiş buna bile dayanmıştır. Merak ediyorum, çöle sürülmesini hangi mantık izah edebilir, Peygamberinin öğütünü dinlemesi, Kur'an da olanı dillendirmesi, susuzluğa ve açlığa terk edilmesi hangi makuliyeti izah eder? 5. müslüman olan sahabiydi, hiçbir zaman Peygamberini yolda bırakmamış ve harfiyen itaat etmiştir. Vasiyetine sahip çıkmış, etrafındakiler zengin olurken, o yine 1 haftalık buğdaya, 1 bardak su ve 1 dardak süte kabul etmiştir herşeyi. Peygamber efendimiz, temziliği ile bilinmiştir fakat Muaviye ve Oğlu yezit, Peygamber Efendimiz'in sıfatı ile eş mi tutuluyor? Hata yapmaya müsait değil midir de, bazı doğrular sancı olarak kalplere saplanmakta. Burda bir taraf tutma var ise tutulan taraf Allah'a taraf olanların tarafıdır ki, kalbi ve itikadi bireylerin de istediği budur.
Ey Gıfarlı Ebazer, çölün sustuğu hikmet sahibi derviş. Allah senden razı olsun ki vasiyete ihanet etmeden, öğrendiğin gibi yaşadın ve acı olsa da acı olanı konuştuğun için. Selam olsun sana, yalnızlığına ve sustuğuna. Yalnız doğdun, yalnız öldün ve yalnız haşr olunacaksın. Ellerin Efendinin ellerinde.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğrusunu söylemek gerekirse kitapla ilgili yorumlara baktığımda taasubun ne kadar ileri derecede olduğunu gördüm.Hayret ettim.Hz.Ali gereksiz yere ön plana çıkarılmış,sahabeler yerilmiş gibi bir takım kültürel mezhepsel aklı örten ,duygusallıkla haşır neşir ilme bilgiye dayanmayan puta ,geleneğe tapınmalar sezdim.Size ehlibeytin üstünlüğünü EHLİ SÜNNET KAYNAKLARIN DAN sunuyorum.Ayrıca kuran ı kerim de peygamber efendimize inen ayetlerde münafıklardan bahsedilirken PEYGAMBER EFENDİMİZİ GÖREN HERKESİN SAHABE OLDUGUNU SÖYLEYEN AKILALMAZ ANLAYIŞI KINIYORUM.Yanlış anlaşılmasın ben burada Hz.Ali dışındaki 3 halifeyi hedef almıyorum.Ama kültürel olarak olarak kabul edilen ve saltanatttan kalma bu halifeliğe göre üstünlük sırası anlayışına akıl erdirmekte zorlanıyorum.Hele ki Hz.Hasan'ı zehirleten Muaviye gibi bir insanın sahiplenilmesini hiç ama hiç anlayamıyorum.Size tarafsız bir şekilde Mervan'ın NİÇİN vali yapıldığını vb. kısacası islam tarihi okumanızı tavsiye ederim.Tabii Muaviye nin mezarını da araştırmanızı tavsiye ederim...Ebu Hüreyrenin peygamber efendimizin yanın da geçirdiği süreyle naklettiği hadis sayısını orantılamanızı tavsiye ederim.Ve aşağıdaki ehli sünnet kaynaklı hadislerden gerçek sünnete ulaşma da ehlibeytin önemini görmeniz açısından emanet ve hadisleri alma açısından değerlendirmenizi de
EHL-İ BEYTİ SEVMEK İMANIN ALÂMETİDİR
Allah Teâlâ, müminlere Resûlü’nün sevilmesini farz kıldığı gibi onun parçası olan ve kendisine inanan yakınlarının da sevilmesini, bu şekilde Peygamber’in (s.a.v) sevindirilmesini istiyor. Bir ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:
Bismillahirrahmanırrahim “Resûlüm onlara de ki: Ben bu davetime karşılık olarak sizden bir karşılık ve ücret beklemiyorum; sadece yakınlarıma sevgi göstermenizi istiyorum.” (Şûrâ/23)
Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Ashâb-ı kirâmı ve ümmetim Ehl-i Beyt’in hukunu iyi koruma konusunda şiddetle uyarmıştır:
Zeyd b. Erkam (r.a) anlatıyor: Allah Rasûlü (s.a.v), Mekke ile Medine arasında Hummen denilen suyun başında bir hutbe verdi. Allah’a hamd, sena ve zikirden sonra şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Dikkat ediniz; ben bir beşerim. Rabbimin ölüm elçisinin gelmesi ve benim ona icabet edip aranızdan gitmem yakındır. Sizlere hukuku ağır iki kıymetli emanet bırakıyorum. Birincisi Allah’ın Kitabı’dır. Onda nur ve hidayet vardır. Allah’ın Kitabına sımsıkı sarılın. Onunla meşgul olun, onu öğrenin, öğretin; hükümlerini anlayın. İkinci emanet Ehl-i beytimdir. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan korkmanızı hatırlatırım. ” Zeyd b. Erkam’ı dinleyenler arasında bulunan Husayn b. Sebre,
“Ey Zeyd, Rasûlullah’ın (s.a.v) zevceleri de Ehl-i Beytten midir?” diye sordu, Zeyd (r.a),
“Tabi ki Efendimizin hanımları da Ehl-i Beyttendir. Fakat Rasûlullah’ın (s.a.v) haklarının korunmasını istediği Ehl-i Beyt, kendilerine sadakanın haram olduğu kimselerdir” dedi. Husayn,
“Onlar kimdir?” diye sorunca Zeyd b. Erkam (r.a),
“Ali’nin ailesi, Akîl’in ailesi, Cafer ve Abbas’ın âilesidir” dedi. Husayn,
“Bunlara sadaka haram mıdır?” diye sorunca, Zeyd (r.a),
“Resûlüm onlara de ki: Ben bu davetime karşılık olarak sizden bir karşılık ve ücret beklemiyorum; sadece yakınlarıma sevgi göstermenizi istiyorum” âyet-i kerimesi (Şûrâ/23) Resûlullah’ın (s.a.v) Eh-i Beytini ve Ashabını sevmenin vacip olduğunu göstermektedir. Allah Resûlü (s.a.v) sahih hadislerinde: “Fatıma benden bir parçadır; onu üzen beni de üzer” (Ibnu Kesir, Tefsir, VII, 201) buyurmuş, Hz. Ali’yi, Hasan ve Hüseyin’i sevdiğini belirtmiştir. Efendimizin sevdiği kimseleri sevmek, bütün ümmete vaciptir. Sonra, her namazın sonunda Hz. Peygamberin Ehl-i Beyti’ne salât ve selâm okunması, bütün ümmete emredilmiştir. Bu büyük bir makamdır; onlardan başka hiç kimseye nasip olmamıştır. Bütün bunlar gösteriyor ki, Hz. Peygamberin Ehl-i Beyti’ni sevmek vaciptir.
Resûlullah (s.a.v) Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’le yemek yedi. Yemekten sonra, onları üzerindeki elbise ile sardı ve,
“Allahım! Bunlara düşman olana sen de düşman ol; bunları seveni sen de sev!” diye duâ etti. (Ebû Ya’lâ, Müsned, No:6951; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, IX, 166-167.)
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz’in amcası Abbas (r.a) bir gün üzüntülü bir şekilde, Efendimiz’in huzuruna geldi ve,
“Yâ Resûlellah! Kureyş bizden ne istiyor; birbirleriyle karşılaşınca güler yüz gösteriyorlar, bizimle karşılaşınca yüzleri değişiyor!” diye şikâyet etti. Allah Resûlü (s.a.v) bu hâle çok gazaplandı; yüzü kıpkırmızı oldu. Sonra, “Allah’a yemin ederim ki, bir kalp sizleri Allah ve Resûlü için sevmedikçe o kalbe iman girmiş olmaz” buyurdu ve şöyle devam etti:
“Ey insanlar! Kim amcama eziyet ederse, bana eziyet etmiş olur. Hiç şüphesiz bir kimsenin amcası babası gibidir.” (Tirmizî, Menâkıb, 28; Ahmed Müsned, I, 207.)
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye hitaben: “Yâ Ali, seni ancak mümin olanlar sever; sana ancak münafıklar buğzeder.” buyurmuştur.( Müslim, iman, 131; Tirmizî, Menâkıb, 20; Nesâî, iman, 19.)
İçinde Sunni kaynaklara ait hadislerin de oldugu bu bilgilerden sonra ve ilgili ayeti kerimeden sonra ortada tartışılacak bir şey kalmıyor.Size GADİRİHUM olayını hangi mezhepten olursanız olun iyi araştırmanızı tavsiye ederim. 1)EHLİ BEYT VE EHLİSÜNNET EKOLLERİ CİLT:1,2,3 ,KEVSER YAYINLARI ,ALLEME MURTAZA ASKERİ 2)ALİ,ALİ ŞERİATİ,FECR YAYINLARI 3)İMAMLAR VE SULTANLAR,MUSTAFA İSLAMOĞLU 4)NEHCUL BELAĞA,HZ.ALİ ,BEYAN YAYINLARI 5)İSLAM VE SINIFSAL YAPI,ALİ ŞERİATİ adlı kitapları mutlak suretle öneririm. Bir kalbiniz varsa okuduğunuza belki de hayatta en fazla sevineceğiniz eserlerdir bunlar(doğru bakış açısını ve algılamayı yakalamak adına).İyi Okumalar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şii sünni herkesin okuması gereken bir eser. bazı yerlerde insan gözyaşına engel olamıyor. gerçekten ibretlik bir hayatı önümüze koymuş üstad şeriati. düşünenler ve akıl edenler için vicdanı sızlayanlar için...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapla ilgili yorumlara baktığımda ilgimi şu çekti:İnsanlar öğretileri ve yetiştirildikleri ortam nasılsa ;aldıkları bilgileri inanç olarak benimsemişler ve bu inançları hiç bir araştırma yapmadan kutsallaştırmışlar.Bu insanın genel yapısında olan zamanla ruhuna yerleştirdiği ;ben buyum ve kendimi korumalıyım refleksiyle karşı bir görüş gelince düşünme ve araştırma ihtiyacı duymadan eleştirme güdüsünden başka bir şey değil.Ben tüm müslüman kardeşlerimize ilk önce kuranı kerimi merkeze alarak tıpkı yeni bir dine girercesine sıfırdan şartlanmalardan kurtularak okumalarını ve gerekli genel kuralları çıkardıktan sonra mezhepsel araştırmaları "SIFIR" daki bir insan olarak yapmayı tavsiye ederim.Malumunuz genelimiz HANEFİ mezhebinin takip edildiği bir dünya da İslam la tanıştık,tıpki İran da CAFERİ mezhebinin takip edildiği bir dünya da İslam'la tanışan Ali Şeriati gibi bulundugumuz ortamın mezhebini aldık...Ve bir çogumuz araştırma bile yapmadan karşı görüşleri gözümüz kapalı reddettik...Ben görüyorum ki Ali Şeriati bu zinciri kırmış zaten yazdığı kitaplardan birisi olan:İNSANIN DÖRT ZİNDANI'nda bunu konuyu ele almış tavsiye ederim.....Ben size bunun yanında size mezhepsel konularda bakış açınızı genişletecek bir kaç kitap önermek istiyorum,umarım faydalanma cesaretini duygusallıktan uzak ve ihtimalleri göz önünde bulundurarak gösterirsiniz: 1)EHLİ BEYT ve EHLİSÜNNET EKOLLERİ CİLT:1,2,3 ,KEVSER YAYINLARI,ALLEME MURTAZA ASKERİ
4)İSLAM VE SINIFSAL YAPI,ALİ ŞERİATİ FECR YAYINLARI
bu kitapları şayet okursanız EBUZER,ALİ ŞERİATİ adlı kitabı hazmetmeniz belki de daha kolay olacaktır.
Not:DR. MUHAMMED TİCANİ nin kitapları ,kitapyurdunda CAN YAYINLARI altında satışı mevcut… Lakin ALEVİLİK ve ŞİA(CAFERİLİK) aynı şeyler olmadığı için 2 nolu bahsettigim kitabın ismi degiştirilerek satıldığı için bu yayın evinde benim açımdan bir şüphe oluştu.AMA YİNE DE SİZE ""TİCANİ""nin BU KİTAPLARINI DA OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM.İÇERİĞİN DEĞİŞTİRİLDİĞİNİ SANMIYORUM.Okuyan ne kaybedebilir ki?Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendine has özellikleri ve duruşu ile farklı olan bu büyük sahabeyi tanımak için kıymetli bir eser.Ancak yazarın halifelik dönemini şii bakış açısıyla değerlendirdiği dolayısıyla tarafsız olmadığı unutulmamalı.
Cok güzel bir kitap cok güzel bir anlatim. Yanliz arkadaslarin da dedigi gibi Ali Seraatinin Sii olmasindan kaynaklanan Hz. Osman`a karsi, onu daha önce baska islami kanaklardan tanimamis arkadaslari yaniltabilecek, kasitli degil ama kusurlu bir bakis acisi var.Ama genel olarak okumanizi tavsiye edebilecegim güzel bir kitap. Ali Seraatinin diger kitaplarini da okumanizi tavsiye ederim.
çölün şerefli evladı. Ümmi olan Muhammedin terbiyesinde yetişmiş bedevi olması yanında o mesajı en çok benimsemiş ve hayatı boyunca mal- mülk düşkünlerinin yüzüne korkmadan mesajını haykırmıştır. hatta o mesaj uğruna sürgüne gönderilip başta ailesini akabinde canını feda etmiştir.
ebuzer<br />peygamberin ölümünden sonra da kuranın temel dinamikleriyle hayatını şekillendirdiği için rebezeye sürülen kahraman sahabe. Kitap bize tarih boyunca hakimlerin, kendilerini eleştiren inanmışlara ne acılar çektirdiğinin büyük bir kanıtı. Bize sahabe diye öğretilenlerin hangisi sahebe... Hangisi değil. Hayatın en büyük sorgusuna başlamak için değerli bir ilk adım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
peygamberin vefatından çok geçmeden bile insanlar nefislerine yenik düşmüşler. ebuzer peygamberle olan hayatı unutmamak için bir nevi dünyanın kötü etkisini, üstünden sıyırmayaı başarmış bir simge. dünya ve onun yarattığı sonsuz istekelr ,ihtişam bizi bu kadar sarmalamışken ebuzer olmak çok zor.hep denir ya bir yere gitsem herşeyden uzaklaşsam .öyle bir yer yok ne yazık ki.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ebuzer-i Gıfari efendimizin büyük sahabelerindendir. Zayıf bedenine ve açlıktan kokan nefesine rağmen peygambere ve islama olan sadakati nedeniyle hiç kimseye boyun eğmemiştir. Ümeyye oğullarının nübüvvetten saltanata geçirdiği hilafetin en çok eziyet çekmesine sebep olduğu sahabelerden biridir. Haksızlığa karşı asla susmamış ve susturulamamıştır. Türlü desiselere ve işkencelere rağmen insanların hak ve hukukunu daima kendinden üstün tutmuş altına ve zenginliklere asla ahiretini satmamıştır. Allahın rızası mı yoksa iki lokma ekmek mi sorusuna açlıktan ölmek üzereyken hatta evlatları açlıktan ölmek üzereyken bile boyun bükmemiş ve rızkı verenin takdirine boyun eğmiştir. Peygamberin kendisine söylediği gibi yalnız yaşamış ve yalnız ölmüş yoldan geçenlerce yıkanmış ve onlar tarafından gömülmüştür. Ebuzeri anlatırken bir Şiinin (Ali Şeriati) gözünden Ümeyye oğullarına bakışı da farkedeceksiniz. Kitap güzel ama güzelliği güzeller güzeli bir sahabenin faik hayatını konu etmesinden kaynaklanıyor daha çok. Ebuzer (R.A) in yaşadıklarının yanında bu kitaptakiler bile bir hiçtir. Ama bu kitabı okurken bile zaman zaman gözyaşlarınıza engel olamayacaksınız.