ezberleri bozacak bir eser...
şimdi size içinden bazı pasajlar aktarıyorum ;
mevlana ünlü eseri 'mesnevi'nin mukaddimesinde , mesnevinin alemlerin rabbı allah katından indirildiğini iddiasında bulunur.( mesnevinin birinci defterine yazdığı önsözde şöyle ifade etmektedir: bu mesnevi adlı kitaptır. o' dinin aslının aslıdır..... temiz olanlardan başkası ona dokunamaz , alemlerin rabbi tarafında indirilmiştir. ) mesnevinin bir beyitinde ise bu allah vahyidir. ifadesini kullanmaktadır.
demek oluyor ki, mevlana , allah'ın kendisine hulul ettiğini ve allah'ın kendisinde konuştuğuna inanmaktadır, aksi halde mevlananın bu sözünü izah etmek mümkün değildir.
işte bu pasaj en ilginç olanı ; (heralde bunlar bir tv ortamında söylense yer yerinden oynar )
mevlana celalüddin rumi ve etrafındakiler hakkında anekdotlar derleyen MEVLEVİ yazar ahmed eflaki '' menakıbü'l arifin '' adlı eserinde anlattığına göre .... bir gün kimya hatun şems'i terk etmişti. şems'in canı sıkkındı. mevlana , şemsi teselli etmek , can sıkıntısını gidermek amacıyla onun hücresine gider. kapıyı aralayınca şems ile kimya hatun'un sevişmekte olduğunu görür hemen kapıyı çeker. biraz zaman geçer . mevlana tekrar şems'in hücresine gider. şems'in yalnız oturduğunu görür. şems'e sorar ''üstad az önce geldim . kimya hatun ile aşk-bazi (aşk oyunu) halindeydiniz. kimya nerede ? diye sorar. şems de ona; '' o senin gördüğün cenab-ı allah idi. cenab-ı allah'ın ne kadar sevgili bir kuluyum ki, kimya hatun suretinde bana geldi. onunla aşk bazi halindeydik'' der. (menakibu'l- arifin, nşr.t. yazıcı, ankara 1980, 11, s, 637-38.)