Yüzyılın Soykırımı Hakkındaki Yorumlar

beton_e 17.05.2012
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
HARF İNKİLABIYLA YAPILAN SOYKIRIMI SOY KIRIM DEĞİLMİDİR. SOY KIRIM SADECE İNSAN ÖLDÜRMEKLE OLMAZ BUNU GÖSTEREN MÜTHİŞ BİR KİTAP
Yanıtla
8
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
RY-20 29.10.2005
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çevremdeki kişiler kitabın ismine binaen belli bir döneme damgasını vuran soykırımların kitaba konu olduğunu düşünseler de içeriğini biraz inceleyince öyle olmadığını anladılar. Bu kitapta yazar bizim düşünüpte söyleyemediğimiz "DİL YARASI"nın üstüne belgelerle eğilmiş ve çok sade bir dille de sizlerin sayesinde bizlere ulaştırmış.Çalışmalarınızda başarılar dileklerimle...
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
HÜSEYİN KILBAŞ 17.02.2005
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özellikle güzel dilimizin, zengin Türkçemizin kısırlaştırılması, yozlaştırılması ve maalesef 200-300 kelimeye mahkum edilmesi, hasılı dilimizin başına gelen son ikiyüz yıllık planlı soykırımın hazin akibetinin anlatıldığı, Büyük Türkçe Sözlük'ün yazarı, Türkiye Yazarlar Birliğinin kurucusu D.MEHMET DOĞAN Beyin kaleme aldığı "YÜZYILIN SOYKIRIMI" adlı eseri okudum.

Türkçemiz. Biz bu dille dünyaya geldik, bu dille anamızdan süt istedik, bu dille ağladık, bu dille güldük. Milli birlik ve beraberliğimizin tesisinde en önemli unsurumuzdur bu dil.

Maalesef gelinen nokta o ki isminin başında büyük akademik ünvanlar olan insanlar TÜRKÇE BİLİM DİLİ OLAMAZ diyecek kadar işi azıttı.

Geçmişle gelecek arasında tercüman olacak nesillerin güzel türkçemizi ve kurallarını çok iyi bilmesi gerekir. Yüzyılın Soykırımı'nı okumanızı nacizane tavsiye ederim.

Bu dile biz sahip çıkmak zorundayız. bence bu eser bu amaçla yazılmış.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
tarhana78 14.02.2011
kitapta türk dilinin tarihindeki aksaklıklardan bahsediliyor. soykırım denilirken ama akla başka bir şey gelmesin. okumaya başladığımda sıkıldım. sadece bitirmek için okudum diyebilirim
Yanıtla
3
5
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mustfyildirim 10.11.2010
kitabı okumaya başlamadan önce ismine bakarak -tarihteki soykırımları anlatıyor herhal- demiştim... yanılmışım... dilimizde yapılan soykırımları anlatıyormuş meğer... ama beğendim, güzeldi, bilgi verici... tavsiye ederim...
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
sinan_bjk 15.06.2009
Dilimiz kimliğimiz, lakin gün geçtikçe bozulan Türkçemiz ölüm kalım savaşında. Mehmet Doğan "Yüzyılın Soykırımı" kitabında dilimizin bozulmasıyla ilgili fikirlerini ve eleştrilerini sunmuş. Okuyup üzerinde düşünülecek nitelikte bir kitap.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
ZAT-I ŞAHANE 07.01.2008
Geçici insana,kalıcı insanı anlatmanın yolu Tarih'ten geçer.Ve Tarih,beşeri sermayeye yapılan yatırımlardan oluşur.Bu yatırımların başında da Dil gelir.Dil ise ferdin düşündüğünü serbest olarak söyleyip,yazmasıyla mümkündür.Mümkün olanın nasıl Namümkün hale geldiği üzerinde duruluyor.Ve deniliyor ki;Her seviyedeki tepki,karşı karşıya kalınan tehlikenin mahiyetine tam cevap vermelidir.Aksi halde,tehdit kalkmayacağı gibi başka tehlikelerin de ortaya çıkmasına sebep olacaktır.Bu tehdit,"Gelecek"tir.Ne mutlu gelecekleri kör ve topal olmayanlara!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Fatih ERÇİN 22.03.2007
Kitapta, son yüzyılda dilimiz üzerinde oynanan oyunlar gözönüne getirilmiş. Türkçemizin Nasreddin Hoca'nın 'Kuş'una nasıl çevirildiğini gösterilmiş ve esas soykırımın milletimiz üzerinde bilinen anlamıyla uygulandığı gibi, dilimiz, güzel Türkçemiz üzerinde de uygulandığını göstermiş.
Dünya üzernideki bütün dillerin bir mazisi vardır. Dilleri ve mazilerini bilmediğiniz zaman o dili mükemmel olarak kullanamaz ve dünya dili haline getiremezsiniz. Türkçe de mazisinden koparılmaya çalışılmakta, dil ve nesil köksüz olarak yetiştirlmeye çalışılmaktadır.
Aklı başında olan herkesin mazisine ve mazisiyle birlikte diline sahip çıkması gerekmektedir...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kitabın adından da anlaşılacağı üzere özellikle ucmhuriyet sonrası bilinçli olarak uygulanan bir projenin ayağı olarak dil üzerinde uygulanan soykırımı anlatması bakımından güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.topraklarımıza yönelik planlar sözkonusu olduğunda,kıbrıs meselesinde olduğu gibi,aşırı hassasiyet gösterdiğimiz halde sözkonusu kültürel değerlerimiz,dilimiz,dini değerlerimiz olduğunda aynı hassasiyeti gösteremediğimizi üzülerek ifade edelim.zaten bütün planların hedeflediği de insanımızın bu hassasiyetlerini törpülemeye yönelik.müslümanlar olarak da bu hassasiyeti yeterince gösteremediğimiz hamidullahın(merhum)kur'an mealinin tercemesinde gösterilen çeviri ile de belli oluyor.özellikle günümüz gençleri bu açıdan tam bir fecaat durumu arzetmekte.öğrencilerimize çok temel islami kavramları izah ederken çok zorlandığımı ifade etmek isterim.bu kitap yapılanların bir milleti nasıl kimliksizleştirdiğini gösteren bir vesika niteliğinde.tavsiye ediyorum
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yesevihan 31.01.2005
RTÜK üyesi ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Şeref Başkanı D. Mehmed Doğan'ın son yıllarda yoğunlaştığı 'dil, dilde değişim, dil kullanımındaki yanlışlıklar' etrafında yazdığı makale ve incelemelerinden oluşan 'Yüzyılın Soykırımı' adlı eseri İz Yayıncılık tarafından yayınlandı. Her ay bir önceki ay yayınlanan kitaplar arasından birini "Ayın kitabı" olarak seçeceğini açıklayan TYB, bu ay yapılan değerlendirme sonucunda aynı kitabı ayın kitabı olarak seçti.

Soykırımın öteki yüzü

Yüzyılın Soykırımı gibi çarpıcı bir isimle piyasaya çıkan kitap, dikkat çekici bir giriş ile başlıyor. Girişte Prof. Justin McCarthy adlı araştırmacının İnkılap Kitabevi tarafından yayınlanan 'Ölüm ve Sürgün' adlı eserinde kaydettiği 19.Yüzyıl sonu-20. Yüzyıl başlarında Türk kültür coğrafyasında uygulanan 'soykırım' ile ilgili veriler yer alıyor. Önümüzdeki günlerde tekrar önümüze getirilecek olan 'Ermeni soykırımı' iddialarının aslında Türk-Müslüman soykırımı olarak dile getirilmesi gereken unsurlar taşıdığını gösteren bölüm, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde 5 milyon Müslüman'ın Balkanlar ve Kafkaslar'dan Anadolu'ya yönelen göçler esnasındaki harp-darp ve sefalet ortamında hayatını kaybettiğini gözler önüne seriyor. Bu 5 milyon 'insan'ın demografik olarak bugüne yansıtılması bugünün dünyasında 20 milyon kişilik bir kayba işaret eder.

Dil üzerine yoğunlaşmış bir kitabın 'katliam', 'soykırım' veya 'etnik temizlik' kavramlarını içeren bir giriş ile başlaması aykırı gelebilir. Ancak Doğan'ın Türk dili üzerinde hem Türkiye'de hem de başta Stalin dönemi Sovyetler Birliği olmak üzere dünyada maruz kaldığı uygulamaları bir 'soykırım' olarak nitelemesi hiç de yabana atılacak bir şey değildir. İnsanın maddi bedeninin yok edilmesiyle, insanı insan yapan manevi varlığının ve bu çerçevede dilinin, kültürünün, imanının tahrib edilmesi; Cengiz Aytmatov'un eşsiz deyimiyle 'mankurtlaştırılması' arasında fazla bir fark olmasa gerek.

Kur'an dili esasıyla bilim terminolojisi

Kitabın en önemli bölümlerinden birisi de Muhammed Hamidullah'ın Fransızca Kur'an çevirisinin 'Aziz Kur'an' adıyla Türkçe'ye aktarılan mealinin yayınında ortaya çıkan ve vahamet derecesine varan anlam kaymalarına yol açan çeviri hatalarına işaret eden incelemesinin yer aldığı sayfalardır. Bu nitelikli araştırma bile, tek başına bu eserin kütüphanelerde bir başvuru kaynağı olarak yer almasını gerektirmektedir. Kitabın bir eksikliği, son on yıldır ortaya çıkan Türk yurtları ile Türkiye arasında artan kültürel temaslara sağlam bir zemin oluşturmak üzere Türk dili ve kültürü açısından Türkistan lehçeleri ile Türkiye Türkçesi ilişkileri üzerine ciddiyetle eğilinmesinin gerekliliği konusuna değinilmemesidir. Bu konuda kalem oynatma vadisinde yeterince mücehhez olduğunu bildiğimiz Doğan'ın kendi temaslarında da farketmiş olması gerektiği üzere aslında 'devlet politikası' oluşturulması gerekliliği aydın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Dileriz kitabın sonraki basımlarında bu konuda da Doğan'ın değerli görüşlerini okuyabiliriz.

Son olarak bir tenkidi de dile getirelim: 332 sayfalık bu eserin son kısmında oldukça geniş bir yer tutan 'basından alıntılar' kısmına giren yazılar konusunda biraz daha fazla özen gösterilmeliydi. Özellikle, bu bölümde birkaç yazısına yer verilen Hadi Uluengin'in bilim terminolojisinde Hırıstiyanların İncil dilini esas almalarına karşılık Müslümanların da Kur'an diline dayanmalarını öneren yazısını okuyanlara ışık tutmak üzere; bu fikri ilk kez Ziya Gökalp'in dillendirdiğine kitabın bir yerinde yer verilmeliydi. Gökalp'in cumhuriyet kurulmadan yazdığı 'Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak' adlı eserinde tüm İslam dünyasında ortak olarak kullanılmak üzere bilim dili terminolojisinin Kur'an dili esasında geliştirilmesi gerektiğini yazdığını kitabın okurları arasında hatırlayacakların sayısının çok az olduğu bir gerçek.

(YeniŞafak-31.01.2005)
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir