"Ben İslama bir kolumun altında Kitab-ı Mukaddes, ötekinin altında Marks'ın Kapitali ile geldim. İkisinide bırakmamaya kararlıyım." (Sayfa,303)
Roger Garaudy, yukarıdaki tek cümleyle hayatını özetleyebilmektedir.
Babası savaşa giden bir çocuğun yaşayabileceği bir çocukluktan sonra genç bir militanın hayatının okumaya başlıyoruz. Sonra düşündüklerini yaşamak mücadelesi veren bir politikacı çıkıyor karşımıza; politikacı ama yine de militan. Önemli görevlerde bulunuyor, dünyanın diğer ülkelerine seyahatler yapıyor, kendisini dünyaya yön verenlerin arasında buluyor. Kitabın başında sesini dinlemeye başladığı denizin üzerinde, yelkenlerini açarak uzun bir yolculuğa çıkan ve yolculuğun dernizden kopamadığı bir hayat... Küba'da kominist devriminden sonra yeniden yapılanma çalışmalarında Küba eğitim bisteminin nasıl olması gerektiği hususunda çalışmalar yürüten bir adamın, sonunda öteden beri müslüman olan bazı aydınları düşüncelerinden dolayı eleştirebildiğini okuyoruz ve bu davranış bana göre Garaudy'nin içerisine girdiği topluluğun özüne ilişkin kafa yorduğunun belirtisidir.
Kominizm, Hristiyanlık ve İslam. Roger Garaudy'nin yol aldığı denizde üç ada. Kitabı okuduktan sonra bu yolculuğun devam ettiğini düşünyorum. Çünkü keşife devam eden Garaudy, kitabın sonunda da denizi dinlediğini söylüyor.
Her hatıradan hatırda kalan bir güzellik vardır ve yaşanmış olan her hayat, yaşayanından bir başkasına sunacak örneklikler taşır.
İyi okumalar...