Ev, Kadınlar, Seks.
Ev, Kadınlar, Seks.

Kitapyurdu Fiyatı: 97,55TL

Ürüne Git
13Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
12.05.2026
Ev, Kadınlar, Seks.
Franz’la tanışın: her şeyin mağduru, hiçbir şeyin sorumlusu! 20 yıllık evliliğin ardından karısı Maria-Therese tarafından terk ediliyor Franz ve Margit Schreiner bizi Franz’ın 120 sayfalık monoloğuna davet ediyor, ayrılığı kendisinden dinliyoruz. Franz çok mağdur, ÇOK. Senelerce çalışmış didinmiş, karısına kendisini beğendirememiş. Üstelik de kadın son derece özgüvensiz, ürkek, dırdırcı biri ve hatta zavallının teki... Franz hep onun yanında olmuş, tamam karısı şu anda özel dikim elbiseler satarak kendisinden daha çok para kazanıyor olabilir ama Franz olmasa o işi de kuramazmış ki, hem Franz ailece yaşamaları için onlara bir ev yapmış, evet karısı evin yapım sürecinde maddi destek sunmuş ama o parayı kendi kazanmış olma ihtimali pek yok, Franz paranın kadının ailesinden geldiğine emin, dolayısıyla sayılmaz. Zaten bu terkedilme işi de şaibeli, elimizde somut kanıt olmayabilir ama ne fark eder, böyle güçsüz bir kadın Franz gibi bir adamı nasıl terk edebilir? Kesin hayatına başka biri girdi, o herifle düzenini kurdu, sonra açtı boşanma davasını, başka türlüsü imkansız. Franz tabii ki şimdi çok içiyor, bunca yıllık emeğinin ve kusursuz performansının sonunda elinde kalan sıfır, içmesin de ne yapsın? Franz keşke daha önce beraber olduğu Elfi ile evlenseydi, o hem neşeli hem de becerikliydi, gerekirse bir bisikleti bile tamir edebilirdi, bıraktı onu bu değmeyecek kadın için. Okuduğunuz kadarı bile sinirinizi bozduysa, ki bozmuştur, varın kitabı düşünün! Bir mizojini manifestosu adeta. O “becerikli” kadınla evlenmekten niye korktuğunu, niye kendine “zayıf” bir kadın seçtiğini filan asla sormayan Franz, 120 sayfa boyunca kendisi dışındaki herkesi suçluyor. Her yerde (en çok da twitter’da) karşımıza çıkan fena halde mağdur adamların müthiş bir karikatürünü çizmiş Schreiner. Bir kadının bir erkeği bu kadar iyi yazabilmesi tuhaf diyenleri okudum, yahu nesi tuhaf, bu tür adamlara ne kadar maruz kaldığımızın bir ispatı sadece. Ey erkekler, kırılabilmeyi bir öğrenseniz, önce kendinizi kurtaracaksınız aslında. Neyse, ben çok sevdim. Kitabı duvara fırlatma güdünüzü kontrol ediniz ve okuyunuz, ben de Ayrılık üçlemesinin sonuncusuna geçeyim.
fulyaardic
Kaşif
12.04.2026
Yazarın her kitabını okumaya niyetliyim. Olaylarlı içten, samimi ve duru bir şekilde anlatışını çok seviyorum. Bu kitabını çok beğenerek okudum
denizçy
Üstat
20.01.2026
Bence boşa geçen bir zamandı. Sevemedim..
Eda çelik
Kaşif
14.01.2026
Ev, Kadınlar, Sex Boşanma sonrası karısına nafaka ödemek zorunda kalan bir adamın iç döküşü, başta sinir bozucu bir ağzıyla yazılmış gibi gelse de aslında Eril bir sızlanma. Metne felsefe ağırlıklı bakılacak olursa: Buradaki öz; ilişki dinamikleri ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden yapılıyor. daha da açıklayıcı olacak olursam anne ve babanızı ya da komşu Ayşe teyzeyle Ali amcanın arasında geçenleri de okuyor olabilirsiniz. Küçük bir mahalle kavgası sizi taraf tutturmaya dsürükleyerek bir çırpıda okutuyor. Karısına içinden geçenleri şöyle söylüyor: "Kendisinin de sevgilisi olmasa karınız sizin özel yaşantınızı kabullenir miydi sanıyorsunuz? Ama sevgilisi olduğu halde kendisinin yaptığı şeyi siz yaptığınızda keyfinizi kaçırmayı başarır. Ama siz bir gece eve gelmeyecek olsanız karınızı göz yaşları içinde bulursunuz ve boşanma lafı gündeme gelir" TAVSİYE Sinirli öfkeli anlatımı komik diye konuya girip kara mizah desem daha çok oturur, farklı bakış açısıyla aydınlanabilirsiniz bile.
Hasibe Çeliker
Kitapkurdu
28.11.2025
kitaptaki bazı yerler oldukça sinir bozucu ve bu kadar rahatsız edebiliyor olması çok başarılı. erkeklerin beğenmemesi de sanırım aynı düşüncelere sahip olmaktan duydukları rahatsızlık
mahmut genç
Kitapkurdu
08.04.2025
kitabın yazarı bir kadın. ana karakter ise kadın düşmanı (mizojinik) bir erkek. kitap boyunca bir erkeğin monologlarından başta karısı olmak üzere tüm kadınlara dair çeşitli nefret söylemleri okuyoruz. kitabın hatrı sayılır kısmında ters psikoloji üzerinden haklı bir erkeklik eleştirisi sunulduğunu düşünüyorum. ama işin sinir bozucu tarafı, modern hayattaki duyarlı erkeği zan altında bırakacak ucuz bir erkeklik genellemesi de kitapta bizi buluyor. başta feminizm olmak üzere aktüel politik tartışmalara bir nebze dahi göz gezdirmiş bir erkeğin ağzına almayacağı ifadeleri sanki bir sabiteymiş gibi ona yükleyen rijit saldırılar ile karşılaşıyoruz. bu fazla yavan tarzın bir çifte standart barındırdığını düşünüyorum. mesela bu anlatının tam tersini kurgulayalım. bir erkeğin, kadın bir karakter üzerinden, kadınların erkeklere karşı uyguladığı nefret söylemlerini aktarmasını hayal dahi edemiyorum.
KY-9413351
09.02.2025
arkadaşlar orta seviyede hiç akıcı değildi. Sitem ve elem içeren bir yapıt, eşine karşı dolan bir kocanın söylemleri ve isyanları. okunur yine de ben bir günde bitirdim kısa zaten
Eyüp Balta
Bilge
29.01.2025
Bir önce kitabı güzeldi ama bunu pek sevmedim. Çok monoton. Hep aynı şeyler üzerinde dönüp duruyor. Hep suçlayıcı, şikayetci yaklaşım var.
AYŞİN AĞRITMIŞ
Hezarfen
03.01.2025
Schreiner’in ilk okuduğum “Sevmek Dedikleri” kitabı; yazarın annesine olan nefretini ve hayatı boyunca yaşadığı pişmanlıklarını dile getiren ölüm- düğün ve doğum üçlemesiyle beni dehşete düşürmüştü. Bu kitabında da yine kendi hayatıyla ilgili sorunları farklı karakterlerde bir çift yaratarak mağdur eşin iç sesinden dökmüş, şaşırmadım..
özlem AKTÜRK
Kitapkurdu
18.11.2024
Kadınların mutlaka okuması gereken bir kitap. Güçlü olduklarını,düştüklerinde her seferinde yeniden kalkmaları gerektiğini anlayacaklar
Zehra Deniz Şentürk
Kitapkurdu
Her kadın mutlaka okumalı! Hayatımızda bir çok şeye temel olan kadın ve erkek rolününün patolojisi bu kadar mı anlatılabilir… Önemli bir yazar!
veysi_21
Kitapkurdu
06.03.2024
Biten bir evlilik üzerine, akıcı bir dille yazılmış.
İlayda Çakır
20.11.2023
kitabın üslubu hoşuma gitti.