Körlük
Körlük

Kitapyurdu Fiyatı: 274,58TL

Ürüne Git
333Yorum
Türkân Temel
Kitapkurdu
Yazarın sıradışı yazım stiline rağmen son derece akıcı bir anlatımı var. Nokta ve virgülden başka hiçbir noktalama işareti yok. Hatta konuşma çizgileri dahi yok. Dümdüz gidiyor metinler. Kitap, distopya türden bir eser. Yazar, körlük salgını toplumsal yaşamı nasıl da felakete dönüştürdüğünü; (insanın içi kaldıramayacak kadar) etik değerlerin nasıl da yerle bir olduğunu merak uyandırıcı bir dille anlatıyor. Okurken düşündüren bir yanı var kitabın. Bedensel körlükten ruhsal körlüğe... "Körüz çünkü ölüyüz ya da ölüyüz çünkü körüz" Ve son eklemek istediğim; her ne kadar yapay zeka, otomatik dijital dünya vs. düşünülse de insan fonksiyonunu devre dışı bırakan bir dünyanın söz konusu olamayacağını apaçık görmüş oluyoruz. Herkesin kör olduğu bir toplumda su, elektrik, yönetim, kanalizasyon...gibi hayati önem taşıyan düzenin yok olması, felaketin başka bir boyutu.
Elif Gikan
Bilge
98’de nobel edebiyat ödülü alan ve bunu sonuna kadar hak etmiş bir kitap. Sosyolojik anlamda toplumsal eleştirilere yer verilip psikolojik anlamda da insanın iç dünyasının karanlık ve aciz taraflarını ortaya koymak adına kurgu oluşturulmuş. Bir okuyucu olarak beni kitabın yazılış tarzı yordu. Romanlarda gördüğümüz klasik karakter diyalogları neredeyse sayfalar süren paragrafların içerisinde eritilmiş, dolayısıyla da hangi karakterin neyi söylediğini anlamak zorlaşıyor. Aynı zamanda yazarın olay örgüsüne kendisini de dahil edip araya ufak söylevler yerleştirmesi kitabın anlatıcı kimliğini belirsiz hale getirmiş. Fakat bunların tümü kitabın içeriğinin zenginliğini ve özgünlüğünü gölgeleyecek değildir.
Ozlem Yalız
Kitapkurdu
Kitabın yazılış biçimi kurallar dışında kalmasına rağmen, akıcı dilinin etkisiyle,öncelikle farklı gelse de bir zaman sonra dikkati bu yönden çekip, içeriğe odaklandığınızı farkediyorsunuz.Başarılı, konunun okuyucuya geçtiği, bir an kendinizi içinde bulduğunuz, bir an dışardan gözlemci olduğunuz, ara ara kendinizi kör gibi hissettiğiniz, ara ara doktorun eşi olduğunuz, her karakter için ayrı düşüncelere girdiğiniz, yer yer nefesinizin kesildiği ( hatta öyle ki kitabı bırakıp nefes alma ihtiyacı hissettim), etkileyici, sürükleyici, distopik bir kitap. Sosyolojik olarak baktığımda,bana J. J. Rousseau’nun düşüncesini destekleyen bir kitap olduğunu, aynı zamanda T. Hobbes’ un da haklılığını desteklediğini dişünmeden edemedim.Bence buradaki körlük aslında ruhumuzdaki körlüğün simgesel hali.Psikolojik olarak ise okurken derinden etkilendiğim, tekrar okuyabileceğimi düşünmediğim ama iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.
Elif Alp
Kitapkurdu
Kitabı beğendim ve herkese tavsiye ederim gayet akıcı bir kitap her ne kadar ben uzun bir süre zarfında okumuş olsam da. Kitap bir adamın trafikte aniden kör olmasıyla başlıyor ve salgın bir hastalık gibi herkese yayılıyor. Netice itibariyle herkes kör oluyor tek bir kişi hariç. Kitabı okurken kör olmayan tek kişinin şanslı mı yoksa en şansız olanı mı karar veremedim. Genel anlamda bakarsak insanoğlu görmeyince ve asıl görülmeyince her türlü pisliği ve ahlaksızlığı yapıyor, tabiri caizse İçinde ki hayvan uyanıyor. Yazar insanın görülmediği zaman ne kadar iğrenç ve aşağılık bir hâle bürüneceğini ince ince işlemiş. Gözümün önünden gitmeyecek sahneler canlandı havsalamda. Genel anlamda hemen herkesin hayvanlaştığı bir toplumda gören tek kişinin insanlık savaşını insan kalabilme savaşını anlatan bir kitap. Listenize ekleyin bence.
laedri88
Üstat
Asıl körlük,kafalardaki gözlerin görememesi değil,kalplerimizin körlüğü,sağırlığı,dilsizliği.Kitabın distopya olamayacak kadar gerçek taraflarının olması çok can sıkıcı.Gözlerdeki körlüğe belki çareler bulunabilir;ancak gönül gözünü kapamışsa bir insan ona kim ne yapabilir? Okudukça tüylerim ürperdi.Hiç kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.Öyle bir ortamda içimizdeki hayvanın kendisini açığa çıkarmayacağını kim söyleyebilir? Mesele insan kalabilmekte. Ne kadar başarabiliriz bunu gözü-gönlü-vicdanı körler diyarında? Kitapta anlatılanlar kurgu gibi değil, insanın doğasındaki karanlığın yansıması sanki… Özellikle her şartta kadınların yaşadığı o “aşağılanmalara” okurken bile tahammül edebilmek çok zor oldu. Halbuki daha beter olayları gören gözlerimize rağmen görmezden gelmiyor muyuz sanki? İyi insan olmayı seçebilmek bu kadar mı zor? Kör olabilme tehlikesi her gün kendisini beklerken, eşinin yanında olabilmeyi seçen o gören gözleri olan kadın gibi olabilir mi insanoğlu?
Chat GPT
Çaresizlik ve dayanıklılığa yolculuk...
"Körlük", José Saramago'nun 1995 yılında yayımlanan ve 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen romanıdır. Roman, bir tür salgın hastalık olan beyaz ışığa karşı görme yetisini kaybeden insanların hikayesini anlatır. "Körlük", insanların ve toplumun karanlık bir gelecekle nasıl başa çıktığını, insan doğasının ne kadar kırılgan olduğunu, güven, dayanışma ve insanlık değerlerinin ne kadar zorlanabileceğini konu edinir. Roman, aynı zamanda güç ve iktidarın nasıl kötüye kullanılabileceği, insanların kendi çıkarları uğruna nasıl başkalarının hayatını riske atabileceği gibi evrensel konuları da ele alır. "Körlük", toplum, politika ve insan doğasıyla ilgilenen, derinlikli ve kapsamlı bir roman okumak isteyen okuyuculara hitap etmektedir. Roman, karanlık bir ortamda insanlığın nasıl ayakta durmaya çalıştığını, hangi zorluklar ve tehditlerle karşılaşıldığını anlatırken, okuyucuyu da düşündürür ve sorgulama fırsatı sunar. José Saramago'nun yazım tekniği, diyalogsuz ve sınırsız bir akıcılıkta ilerleyen uzun cümleler ve paragraflar kullanarak karakterlerin düşüncelerini, duygularını ve olayları aktarmaktır. Roman boyunca tırnak işaretleri veya diyalog işaretlemeleri gibi geleneksel yazım kurallarına bağımlı olmaksızın karakterlerin sözlerini ve düşüncelerini birbirinden ayırt etmeden akıcı bir anlatım tekniği kullanılmıştır. Bu yazım tekniği, okuyucuya olayları ve düşünceleri daha organik bir şekilde deneyimleme imkanı sunar ve Saramago'nun kendi kendine soru sorma ve analitik bir üslup kullanmasını sağlar. Bu, romanın okunması sürecinde bazen biraz zorlayıcı olabilir, ancak aynı zamanda Saramago benzersiz ve etkileyici bir üslup sergilediği için dikkat çekici kılar.
Hacer Biberoğlu
Kitapkurdu
kitaptan gözümü kaldırdığımda gördüğüme şaşırmıştım, öyle dalmıştım kitaba tavsiye ederimm
Ömer KAŞ
Üstat
Salgın gibi yayılan bir körlük hastalığı ama insanlar siyah değil, beyaz görüyorlar. Olayı ilginç kılan körler arasında gören biri var ve şahit oluyor insanların yeni hayatına. İlk başta okuduğumda basım hatası sandım uzun cümleleri. Sonra okumaya devam ettim ve yazarı biraz araştırdım. Orijinal dilinde yazar zaten uzun cümleler kullanmış ve noktalama işaretleri çok kullanmamış. O yüzden okurken kafanız karışabilir. Yazar kitapta bana göre şu mesajı açıkça veriyor; İnsanlar bazı duyulardan mahrum da olsalar yine de bir düzene ihtiyaç duyarlar. Yoksa içgüdüler devreye girer ve hayvanlaşmak kaçınılmazdır. Zaten körler arasında gören tek kişinin tüm kitap boyunca verdiği mesaj buna benzer. İnsan düşünmeden edemiyor: Demek ki insanlığın hepsi bir görme duyusuymuş. Göz görmeyince geriye ne medeniyet ne de başka bir şey kalmıyor. İnsan sadece yemek ve barınmak derdinde olan bir canlıya dönüşüyor. Galiba yazar diyor ki önemli olan gözlerin kör olması değil vicdanların kör olmaması.
nisanurcanevi
Kitapkurdu
toplumsal ahlak acisindan degerlendirildiginde guzel ele alinmis ama sonu beni tatmin etmedi
AlicanSRLN
Kitapkurdu
Kitap gayet güzel herkesin okuması ama tabi 16-17 yaş üzeri okursa bence daha iyi olur. Toplumsal çöküşü görüyoruz diyebilirim.
Hacer Aydemir
Kitapkurdu
Farklı bir bakış açısıyla yazılmış akıcı bir kitap
Ümran Merve Kahya
Kaşif
İnsan topluluğunun kaotik bir süreçte ve ortamda, birbirinin isterse en büyük destekçisi isterse en büyük kötülükleri yapabilecek acımasız bir düşmanı olabileceğini gösteren muazzam bir eserdir. Yine de yazar, umudun vazgeçilmezliğini, en zorlu anlardan sonra bile, çok naif bir şekilde, son sayfalara dek hissettirmiştir.
la porte
Kaşif
Sarsıcı bir okuma deneyimiydi. Okunup unutulacak cinsten bir kitap değil. Uzun süre kitabın etkisinde kalıyor ve yazarın gerçekte size ne anlatmak istediğini düşünüyorsunuz.
Emily T.
Bilge
elimden birakamadigim ve bitirene kadar uyumadigim bir kitap
Dilek  DİNÇOĞLU
Bilge
kitap birbirini takip eden tanismalarla ama körlük bir salgın gibi yayılıyor. okumadzmda olurmus
arya hanım
Kitapkurdu
farklı bir konusu var, okunur.
Ç.87
Üstat
kurgusu çok iyitdi
Hüsniye Kılınçarslan
Kaşif
Çok sarsıcı, koşullar değiştiğinde insani değerlere ne kadar sadık kalınabilir sorusu akılda kalıyor.
Nuran Kaya
Kitapkurdu
güzel bir kitap asıl çok anlamlı ve güzel mesajlar içeriyor" Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi, gördüğü halde görmeyen körler."
Fatma Nur Emir
Kitapkurdu
İnsanın olası bir yıkım durumunda ne kadar acımasız olabileceği üzerine