Körlük
Körlük

Kitapyurdu Fiyatı: 275,50TL

Ürüne Git
354Yorum
Türkân Temel
Kitapkurdu
Yazarın sıradışı yazım stiline rağmen son derece akıcı bir anlatımı var. Nokta ve virgülden başka hiçbir noktalama işareti yok. Hatta konuşma çizgileri dahi yok. Dümdüz gidiyor metinler. Kitap, distopya türden bir eser. Yazar, körlük salgını toplumsal yaşamı nasıl da felakete dönüştürdüğünü; (insanın içi kaldıramayacak kadar) etik değerlerin nasıl da yerle bir olduğunu merak uyandırıcı bir dille anlatıyor. Okurken düşündüren bir yanı var kitabın. Bedensel körlükten ruhsal körlüğe... "Körüz çünkü ölüyüz ya da ölüyüz çünkü körüz" Ve son eklemek istediğim; her ne kadar yapay zeka, otomatik dijital dünya vs. düşünülse de insan fonksiyonunu devre dışı bırakan bir dünyanın söz konusu olamayacağını apaçık görmüş oluyoruz. Herkesin kör olduğu bir toplumda su, elektrik, yönetim, kanalizasyon...gibi hayati önem taşıyan düzenin yok olması, felaketin başka bir boyutu.
Elif Gikan
Bilge
98’de nobel edebiyat ödülü alan ve bunu sonuna kadar hak etmiş bir kitap. Sosyolojik anlamda toplumsal eleştirilere yer verilip psikolojik anlamda da insanın iç dünyasının karanlık ve aciz taraflarını ortaya koymak adına kurgu oluşturulmuş. Bir okuyucu olarak beni kitabın yazılış tarzı yordu. Romanlarda gördüğümüz klasik karakter diyalogları neredeyse sayfalar süren paragrafların içerisinde eritilmiş, dolayısıyla da hangi karakterin neyi söylediğini anlamak zorlaşıyor. Aynı zamanda yazarın olay örgüsüne kendisini de dahil edip araya ufak söylevler yerleştirmesi kitabın anlatıcı kimliğini belirsiz hale getirmiş. Fakat bunların tümü kitabın içeriğinin zenginliğini ve özgünlüğünü gölgeleyecek değildir.
Elif Alp
Kitapkurdu
Kitabı beğendim ve herkese tavsiye ederim gayet akıcı bir kitap her ne kadar ben uzun bir süre zarfında okumuş olsam da. Kitap bir adamın trafikte aniden kör olmasıyla başlıyor ve salgın bir hastalık gibi herkese yayılıyor. Netice itibariyle herkes kör oluyor tek bir kişi hariç. Kitabı okurken kör olmayan tek kişinin şanslı mı yoksa en şansız olanı mı karar veremedim. Genel anlamda bakarsak insanoğlu görmeyince ve asıl görülmeyince her türlü pisliği ve ahlaksızlığı yapıyor, tabiri caizse İçinde ki hayvan uyanıyor. Yazar insanın görülmediği zaman ne kadar iğrenç ve aşağılık bir hâle bürüneceğini ince ince işlemiş. Gözümün önünden gitmeyecek sahneler canlandı havsalamda. Genel anlamda hemen herkesin hayvanlaştığı bir toplumda gören tek kişinin insanlık savaşını insan kalabilme savaşını anlatan bir kitap. Listenize ekleyin bence.
Ozlem Yalız
Kitapkurdu
Kitabın yazılış biçimi kurallar dışında kalmasına rağmen, akıcı dilinin etkisiyle,öncelikle farklı gelse de bir zaman sonra dikkati bu yönden çekip, içeriğe odaklandığınızı farkediyorsunuz.Başarılı, konunun okuyucuya geçtiği, bir an kendinizi içinde bulduğunuz, bir an dışardan gözlemci olduğunuz, ara ara kendinizi kör gibi hissettiğiniz, ara ara doktorun eşi olduğunuz, her karakter için ayrı düşüncelere girdiğiniz, yer yer nefesinizin kesildiği ( hatta öyle ki kitabı bırakıp nefes alma ihtiyacı hissettim), etkileyici, sürükleyici, distopik bir kitap. Sosyolojik olarak baktığımda,bana J. J. Rousseau’nun düşüncesini destekleyen bir kitap olduğunu, aynı zamanda T. Hobbes’ un da haklılığını desteklediğini dişünmeden edemedim.Bence buradaki körlük aslında ruhumuzdaki körlüğün simgesel hali.Psikolojik olarak ise okurken derinden etkilendiğim, tekrar okuyabileceğimi düşünmediğim ama iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.
laedri88
Üstat
Asıl körlük,kafalardaki gözlerin görememesi değil,kalplerimizin körlüğü,sağırlığı,dilsizliği.Kitabın distopya olamayacak kadar gerçek taraflarının olması çok can sıkıcı.Gözlerdeki körlüğe belki çareler bulunabilir;ancak gönül gözünü kapamışsa bir insan ona kim ne yapabilir? Okudukça tüylerim ürperdi.Hiç kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.Öyle bir ortamda içimizdeki hayvanın kendisini açığa çıkarmayacağını kim söyleyebilir? Mesele insan kalabilmekte. Ne kadar başarabiliriz bunu gözü-gönlü-vicdanı körler diyarında? Kitapta anlatılanlar kurgu gibi değil, insanın doğasındaki karanlığın yansıması sanki… Özellikle her şartta kadınların yaşadığı o “aşağılanmalara” okurken bile tahammül edebilmek çok zor oldu. Halbuki daha beter olayları gören gözlerimize rağmen görmezden gelmiyor muyuz sanki? İyi insan olmayı seçebilmek bu kadar mı zor? Kör olabilme tehlikesi her gün kendisini beklerken, eşinin yanında olabilmeyi seçen o gören gözleri olan kadın gibi olabilir mi insanoğlu?
Chat GPT
Çaresizlik ve dayanıklılığa yolculuk...
"Körlük", José Saramago'nun 1995 yılında yayımlanan ve 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen romanıdır. Roman, bir tür salgın hastalık olan beyaz ışığa karşı görme yetisini kaybeden insanların hikayesini anlatır. "Körlük", insanların ve toplumun karanlık bir gelecekle nasıl başa çıktığını, insan doğasının ne kadar kırılgan olduğunu, güven, dayanışma ve insanlık değerlerinin ne kadar zorlanabileceğini konu edinir. Roman, aynı zamanda güç ve iktidarın nasıl kötüye kullanılabileceği, insanların kendi çıkarları uğruna nasıl başkalarının hayatını riske atabileceği gibi evrensel konuları da ele alır. "Körlük", toplum, politika ve insan doğasıyla ilgilenen, derinlikli ve kapsamlı bir roman okumak isteyen okuyuculara hitap etmektedir. Roman, karanlık bir ortamda insanlığın nasıl ayakta durmaya çalıştığını, hangi zorluklar ve tehditlerle karşılaşıldığını anlatırken, okuyucuyu da düşündürür ve sorgulama fırsatı sunar. José Saramago'nun yazım tekniği, diyalogsuz ve sınırsız bir akıcılıkta ilerleyen uzun cümleler ve paragraflar kullanarak karakterlerin düşüncelerini, duygularını ve olayları aktarmaktır. Roman boyunca tırnak işaretleri veya diyalog işaretlemeleri gibi geleneksel yazım kurallarına bağımlı olmaksızın karakterlerin sözlerini ve düşüncelerini birbirinden ayırt etmeden akıcı bir anlatım tekniği kullanılmıştır. Bu yazım tekniği, okuyucuya olayları ve düşünceleri daha organik bir şekilde deneyimleme imkanı sunar ve Saramago'nun kendi kendine soru sorma ve analitik bir üslup kullanmasını sağlar. Bu, romanın okunması sürecinde bazen biraz zorlayıcı olabilir, ancak aynı zamanda Saramago benzersiz ve etkileyici bir üslup sergilediği için dikkat çekici kılar.
bilge_dgr
Üstat
Medeniyet dediğimiz şey insanın gerçekten içselleştirdiği bir şey mi, yoksa koşullar uygun olduğu sürece sürdürdüğü ince bir kabuk mu? kitapta Saramago’nun soyut fikri çok somut toplumsal mekanizmalara dönüştürmesi metni epik kiliyor.Tuvalet, yemek, yatacak yer, hijyen, güvenlik, cinsellik, güç… İnsanların birkaç temel ihtiyacını ortadan kaldırınca küçük toplumun nasıl örgütleneceğini adım adım görüyoruz. Silahı olanın yiyeceği kontrol etmesi, yiyeceği kontrol edenin önce değerli eşyalara, sonra bedenlere hükmetmeye başlaması bana da ürkütücü derecede gerçekçi geliyor.
dimplesmooth
Kitapkurdu
Kitap salgın anında insanların gözünün hiçbir şey görmeyeceğini ve yapabileceklerinin sınırının olmayacağını gözler önüne seriyor… Okuduktan sonra kendime gelememiştim…
Zeynoş27
Bilge
keşke konu kör olmaktan ibaret olsa fakat toplumu sadece bir organın kaybı hayatı nasıl değiştirir görmek ürkütücü. Anlatımı inanılmaz orada olsam bu kadar hissederdim. Yazara hayranlığım bu kitapla başladı
Erdal ERİKOĞLU
Kitapkurdu
Noktalama işaretlerinin olmamasını başta biraz yadırgadım. Okumaya devam ettikçe sanki bu durumu kitabı daha akıcı hale getirdi. Konusu ve işleniş biçimi bence ilginç bir bakış açısı.
sdnoz
Kaşif
çok güzel ve okuması zevkli
CİHAN TUR
Bilge
Yazar bana şunu dedirtti içimden “nobel edebiyat ödülünü boşa vermiyorlar” insan içindeki karmaşık ruh hallerini her nöronuna hissettirebilen iyilik ve kötülük üzerine kaotik durumlarda insanın neye dönüşebileceğini iyi işleyen çok güzel bir kitap
cemile dereli
Kaşif
Bulaşıcı bir hastalık çıkar ve herkes sırayla karantinaya alınır ve insanlığın bitişini görürüz .Herkes kendi çıkarları için birbirine nasıl ihanet ettiğini görürüz.Kör olmayan tek bir kadın cevresındekeilere yardımcı olmasıyla onların hayata tutunmasını sağlar
Birgul Akdag
Kitapkurdu
Bu kitabı okurken nedendir bilmem pandemi dönemi aklıma geldi. Ama kurgu tasarlama mükemmel bir kitap
Gizem sezer
Kaşif
hayata dair cok derin bir farkindalik yasatti bu kitap.. yillar gecsede sanirim tadi hep damagimda kalacak
Umut  Duman
Kitapkurdu
Yazarın ilk okuduğum kidabıydı.bir anda olayları görüyorum sandım ve ürperdim İnsanoğlu işte
huma yılmayan
Kitapkurdu
1 puanı yazım ve anlatım hatasından çevirmene verdim.Covit-19 salgınından yaklaşık 25 yıl önce yazılan bir eser kendisi.Tıpkı Carherine Burdekin in farazi olarak Hitler ve nazizmin tüm dünyayı egemenliği altına alıp daha sonraki dünyanın nasıl olabileceğini anlattığı romanı Swastika Geceleri nin ıı. Dünya Savaşından (1937) önce yazılmış olması gibi.
gulıstan_sezgı
Kaşif
okuması biraz zorladı kurgu gerçek gibi hissettirdi
züm züm
Kaşif
İnsan doğasını ve toplum düzenini çarpıcı bir felaket üzerinden derinlemesine irdeleyen sarsıcı bir eser.
Havva Özdemir
Kaşif
İnsanlığın, vicdanın ve düzenin birkaç gün içinde nasıl çözülebileceğini o kadar sert ama gerçek anlatıyor ki… Rahatsız ediyor, düşündürüyor ve uzun süre zihinden çıkmıyor. “Gerçek körlük gözlerin değil, insanların birbirini görmeyi bırakmasıdır.”