18Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
11.05.2026
Kairos
Ay resmen nefes alamıyorum, epeydir bu kadar klostrofobik bir metin okumamıştım. 15 yıl evvel Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ni okurken hissettiğim “biri şu an boğazımı sıkıyor” duygusunu yaşadım resmen yeniden. Ancak o zaman edebi bir haz almıştım, bu defa aldım mı emin değilim. Jenny Erpenbeck’i çok seviyorum ve yaşayan Alman yazarlar arasında en heyecan verici olanların başında geldiğini düşünüyorum. Bu fikrim bâki ama bu kitabı sahiden pek acayip ve bugüne dek okuduğum hiçbir eserine benzemiyor. Benzeyen yanları var elbette; her eserinde olduğu gibi bunda da arkaya devasa bir toplumsal panorama yerleştirmiş olması mesela. 1986’da başlıyor öykü ve Berlin duvarının yıkılması ve iki Almanya’nın birleşmesine giden süreci takip ediyoruz arkada. Peki önde ne oluyor? İşte acayip olan o. 19 yaşındaki Katharina’nın 53 yaşındaki Hans ile yaşadığı ilişkiyi izliyoruz. Adam evli, kadın genç ve meraklı. Üzerinde gençliğin getirdiği o müdanasızlık ve cesaret var, ne kadar canının acıyabileceğini kestirmeden dalıyor ilişkiye ve yıllar süren, olağanüstü toksik ve manipülatif bir işin içinde buluyor kendini. Hans kötü biri mi, bence değil, zayıflığını gizlemek için korkunç güç gösterileri yapmaya hazır sıradan biri. Canı acıdıkça acımasızlaşan, aşkı bir tür tahakküm biçimi gibi gören o adamlardan biri ve bence bu adamlardan sandığımızdan çok daha fazla var etrafımızda. Katharina’nın Hans’a duyduğu tekinsiz, gözü kapalı bağlılığı yazarın öyküyü koyduğu fonla beraber okumalı şüphesiz. İnsanların devletlerine, liderlerine duyduğu o körlemesine aşka dair bir alegori gibi aslında bu ilişki. Şiddeti meşrulaştırma, denetimi güvenlik sanma, prangayı aidiyetle karıştırma - hem ”büyük aşk”larda, hem idealize edilmiş vatanseverlik iddialarında karşımıza çıkan tuzaklar bunlar. Zaten yazarın ikilinin ilişkisini sürekli Alman tarihi ve kültüründen motiflerle anlatması da tesadüf değil şüphesiz. Neyse, ezcümle; pek tuhaf, pek rahatsız edici bir roman Kairos. Erpenbeck’in dili de bir farklı bu metinde, kesik kesik yazışı insanı iyice huzursuz ediyor. Yakın zamanda Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü kazanan Regaip Minareci çevirisi ise sahiden kusursuz. Beni mahvetti ama bence okuyun!
Burcu Keskin
Bilge
01.02.2026
Kitapta, 53 yaşında evli bir adam ile 19 yaşındaki genç bir kız arasındaki aşk anlatılıyor. İlişki, zamanla toksik bir hale dönüşüyor. Aynı zamanda hikâye, Doğu ve Batı Berlin arasındaki siyasal ve ideolojik çatışmaların gölgesinde ilerliyor. Berlin Duvarı, ekonomik sıkıntılar ve farklı siyaset anlayışları, toplumsal meseleler eserde önemli bir arka plan oluşturuyor. Kitabı okurken yazarın konu üzerine ciddi biçimde çalıştığını hissediyorsunuz; metin alıntılar ve dikkatle işlenmiş ayrıntılarla dolu. Bu sebeple benim için oldukça zorlayıcı bir okuma deneyimi oldu.
manhatanıniyitanrısı
Kaşif
Doğu Almanya deneyimi olan bir yazarın kaleminden toksik bir ilişki bağlamında Berlin Duvarı’nın varlığı, yıkımı ve sonrası günlerde gündelik hayat nasıl yaşanırdı konusunda ipuçları da taşıyan etkileyici bir hikaye. Akıcı bir dili var, çevirisi de güzel.
Aynur Karakaş
Kaşif
29.03.2026
İyi ki kütüphanemde var,iyi ki okumuşum dedirten kitaplardan;Doğu ve Batı Almanyanın birleşmeden önceki durumları,yaşlı bir beyle genç bir kızın tutkulu aşkları şahane bir kurguyla aktarılmış okuyucuya.
EBRU Toz
Kitapkurdu
04.03.2026
yazarı seviyorum çok güzeldi
Yasemin  Atasoy
Kitapkurdu
11.02.2026
Yazarın dili, karakter analizi oldukça başarılı. Almanya kültür ve tarihini sevdiğim için de sıkılmadan bir günde bitirdim.
BelginR
Kitapkurdu
26.01.2026
Aşk hikayesi enteresan birazda tanıdık karakterler
Elbirce
Kitapkurdu
06.01.2026
Komünist Doğu Berlin'de bir aşk hikayesi, ilginç bir kurguyla hoş bir kitap...
hilalkg
Kitapkurdu
20.12.2025
Erpenpeck'in kalemi güçlü, çeviri olağanüstü ama hikaye ve insanın üzerinde bıraktığı tesir ''ben bunu kendime neden yaptım ki!'' dedirtiyor. Okumamış olmayı dilediğim kitaplar arasında yerini aldı.
karlar_kralicesi
Kitapkurdu
23.07.2025
Jenny Erpenbeck’in Kairos romanı, tutkulu ama çelişkilerle dolu bir ilişkinin fonunda Doğu Almanya’nın çöküşünü anlatıyor. Bana genç kadın Batı’yı erkek karakter ise Doğu’yu temsil ediyor gibi hissettirdi. Velhasıl kolay okunan ama kolay hazmedilmeyen, güçlü bir edebi deneyim arayanlara şiddetle tavsiye edilir.
hsabah
Üstat
01.07.2025
Karios…doğru zaman, fırsat… Kim kimin için fırsat Hans mı Katharina mı? Manipülasyon, duygusal ve psikolojik şiddet, hükmetme duygusu… Yaşlı bir adamın genç bir kadına/genç bir kadının yaşlı (!) bir adama duyduğu aşk… her şey bu kadar basit mi diyeceğim; uzatılmış sünmüş baştaki hareketin sonuna taşınmadığı bir anlatı… Doğu/batı Alman tarihi ile birlikte süren anlatıda Berlin duvarının yıkılışı, ekonomik , toplumsal ve siyasi durum, kısıtlı bir eleştiri söz konusu. Gelelim aşka, her iki tarafın da sadık olduğu söylemeyeceği gibi bir tarafın evli olması da aşkı cazip( !) hale mi getiriyor Velhasıl küçük güzel ayrıntılar var ama genel olarak booker ödüllü kitapların o uzatılmışlığı bu eserde de var. İlişki basit değil ama anlatı sanki onu bilerek basitleştirmiş gibi . Velhasıl öyle işte
Fsnbs
Kaşif
29.05.2025
Yazar o kadar farklı pencereler açmış ki... Berlin duvarının şehre, insan yapısına etkilerine, doğan iki kuşak arasındaki ilişki yumağına dolanıyorsunuz. Ve daha başında bu kitap bir kaç defa daha okunmayı hakeder diye hissettiriyor insana.
Kübra Aydınlı
Kaşif
24.04.2025
yazara ait okuduğum işk kitap. Alman yakın tarihine dair ilginç notlar öğrendim. konusu da epey çarpıcı ve akıcı
emine.zeynep
Üstat
16.04.2025
Eser Almanya'nın yakın tarihine ve bireysel yaşamlar üzerindeki etkilerine odaklanarak, zamanın ve tarihin kesişim noktalarındaki insan hikayelerini anlatıyr.
Oya ÖZCEÇELİK
Kaşif
29.06.2024
İlk olarak kitabın başlığı üzerinde durmak isterim. "Kairos" gecikmemesi gereken imkan ve fırsatları ifade eden bir zaman terimidir ve zaman tanrısıdır. Okunması çok kolay olmayan bir kitap, kesik kesik ifadeler mevcut. Belki de bu kesintiler, kurgu içindeki zamanın kesintileridir. Hans ve Katharina 53 ve 19 yaşlarında iki insan ve doğum yıllarının toplamı 100 ediyor. Adam evli ve yaşadıkları aşk epey hırpalayıcı, en büyük dualite sanki burada. Alman tarihi ve Alman kültürü kurgu içinde yer almaktadır. 2024 Uluslarası Booker ödülüne layık görülen Jenny Erpenbeck kitabını okumak, okumaya değer düzeydedir.
Burak5866
22.05.2024
2024 booker ödülünü kazanan kitap olmuştur.
benli
Kitapkurdu
21.07.2023
382 sayfa romanı bir günde okudum. harika ...
Serdar Aygören
Serdar Aygören 25 Mayıs 2024
yayinlanmadan nasil okudunuz?
Oya ÖZCEÇELİK
Oya ÖZCEÇELİK 29 Haziran 2024
Bir günde okunacak bir kitap değil
kitaparasibirdünya
Bilge
07.06.2023
Erpenbeck önemli bir yazar. Romanları genellikle II. Dünya Savaşı, Doğu- Batı Almanya birleşimi gibi konuları işliyor. Yazarın çok önemli bir özelliği romanları için çok detaylı, incelikli çalışması ve araştırma yapmasıdır. Kendi alanı olmayan bir çok alanda ya da tarihi konularda araştırma yaptığı için birinin detaylı hayat hikayesini, biyografisini yazıyor gibi, yazdıklarının tamamı gerçekmiş gibi hissediliyor okuyucu tarafından. En iyi kitabı: Gölün Sırrı, ondan başlanmalı diye düşünüyorum.