İnanılmaz ama gerçek: epey vasat bir Magda Szabo romanı okudum, hayırlara vesile olsun. Bayıldığım Macar yazarın dilimize çevrilen son eseri Abigail, nasıl desem... Pek sıradan. Şu şerhi düşmek lazım tabii: diğer kitaplarının aksine yetişkinler için değil, ilk gençlik dönemi için yazdığı bir kitap bu, muhtemelen 20 sene önce okusam bayılırdım ama şu yaşımda pek olmadı açıkçası. Magda Szabo olmaya çalışan 22 yaşında biri yazmış gibi bir kitap kendisi, ham epey.
İkinci Dünya Savaşı sırasında General olan babası tarafından bir yatılı kız okuluna gönderilen Gina'nın öyküsünü okuyoruz. Babası tarafından terk ediliğini düşünen ve çok katı kuralları olan okuldan kaçmaya çalışan Gina, yavaş yavaş babasının onu neden okula bıraktığını anlamaya başlıyor. Bu esnada da okuldaki öğrenciler tarafından sihirli güçleri olduğuna ve çocuklara yardım ettiğine inanılan Abigail adlı heykelin de gizemini çözmeye uğraşıyor. Ginacığımız çözmeye çalışıyor da biz baya kitabın yarısına gelmeden çözüyoruz aslında, Magda Szabo gayet net işaret ediyor bize Abigail efsanesinin arkasında kim olduğunu. Hal böyle olunca da bildiğimiz şeyin çözülmesini okuyoruz 300 sayfa boyunca. İnsan biraz sıkılıyor haliyle.
Szabo'nun bildiğimiz sevdiğimiz ustalıklarının kırıntılarını görmek mümkün kitapta fakat pek tatmin edici düzeyde değil bunlar da. Evet yine türlü insan davranışlarının altındaki kırılganlıkları görüyor, gösteriyor ama diğer kitaplarındaki derinlikte değil maalesef.
Ezcümle, yazarın okuduklarım arasında en zayıf eseriydi Abigail. Ama 15-20 yaş arası için Szabo ile pek hoş bir tanışma kitabı olabilir kanımca. Yine de Kapı, Iza'nın Şarkısı, Yavru Ceylan ve Katalin Sokağı dururken, Abigail'i okumak pek de şart değil sanki.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
magda szabonun yazdığı her şey okunmalı diye düşünmüşümdür hep ama bu roman diğerlerinin gerisinde biraz. özellikle bazı sahneler aceleye gelmiş gibiydi. biraz da hikayede odak sorunu varmış gibi hissettim. diğer romanlarını okuyunca bu biraz eksiklik hissettirdi. hiç magda szabo okumayanlar bu kitabı sona bırakmalı bence.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Annesini yıllar önce kaybetmiş olan roman kahramanımız Gina'nın;general babası,Fransız mürebbiyesi Marcelle,halası Mimo ve arkadaşı Feri ile çok güzel bir hayatı vardır.Ancak 2.Dünya savaşının çıkmasıyla bir gün babası tarafından evinden uzakta, taşrada bulunan Matula Psikopozluk Yatılı Okulu'na götürülür.Yazarın da dediği gibi bu fazlasıyla sade,sert dünyada gözlerinin yıllardır alışmış olduğu güzellikten,uyumdan mahrum kalan Gina için burası bir hapishaneden farksızdır.
Beklemediği bir anda babasının ona verdiği bir sır ile hapishane olarak gördüğü bu kale,bu okul onun için aynı zamanda sığınak olacaktır.Gina bu sırdan sonra bir daha eskisi gibi olamayacaktır.
Magda Szabo'nun kitaplarını okurken tam olarak hissettiğim;konu önce çok ilerlemiyor gibi geliyor ama sonra konunun içine hiç fark etmeden öyle bir giriyorsunuz ki kitap bittiğinde bittiği için üzülüyorsunuz.Abıgail'de de hisettiğim tam olarak buydu.
Klasik bir genç kız hikayesi diye okumaya başladığım ama 2 Dünya Savaşı döneminde bir direnişi hikayesini de içeren, sürprizlerle dolu bir kitap. Zamanınız varsa Magda Zsabo'nun bütün kitaplarını okumanızı öneririm.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Magda Szabo için Hermann Hesse"Magda Szabó’yu keşfettiyseniz altın bir balık yakaladınız demektir. Yazmakta olduğu bütün kitapları alın, ileride yazacaklarını da." demiş, çok doğru söylemiş keşke daha da yazabilecekleri olsaydı.. tüm kitapları okundu bu sonuncusuydu ne yazık ki..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kitabın dokusu, kokusu, sayfaları çok güzel. Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Başta bir kızın yatılı okulda geçen basit maceraları diye düşünerek, önyargılı davrandım fakat okudukça içine aldı ve benim için güzel tat bırakan güzel bir kitap oldu. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. Özellikle İza'nın şarkısını çok tavsiye ettiler.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın tüm kitaplarını okudum. Seçtiği konular her zaman çok güzel ve uslubu akıcı. Çevirmen gördüğünü yazıyor değil mi ? Kendisinden kafasına göre ekleme yapmıyor.
Seçtiği konuların güzelliği mutlaka yazarın başarısıdır. Ancak okuduğunuz Türkçe çevirinin üslubu akıcıysa bu yazarın değil çevirmenin başarısıdır çünkü Türkçenin sınırları içinde dilimize yani bize uygun bir üslup yaratan çevirmendir. Aynı eseri yapay zeka ya da kötü bir çevirmen çevirseydi aradaki fark daha bariz olurdu. Saygılar.