Irene Vallejo’nun Papirüs’ü yaklaşık 1 senedir kitaplığımda bekliyordu, sonunda kendisini okuyabildim. Üzülerek söylüyorum ki epeyce hayal kırıklığına uğradım. Kötü bir kitap değil kendisi asla ama bu kitaptan çok etkilenmek için sanırım hiç Alberto Manguel okumamış olmak gerekiyor ve ben -belki de maalesef mi demeli?- çok Manguel okudum.
Vallejo, kitapların peşinde bir yolculuğa davet ediyor okuru. İki bölümden oluşan kitap antik çağdan başlıyor ve ilk bölümde ağırlıklı olarak efsanevi İskenderiye Kütüphanesi’nin izinde Yunan kültürünü ve onların yazmak ve okumakla ilişkisini didikliyor. İkinci bölümde ise Romalıların Yunan kültürünü alıp üstüne neler koyduklarına bakıyoruz. Tabii sadece o dönemle sınırlı kalmıyor, zamanda ileri-geri giderek yüzlerce yıl sonranın okuma ve yazma pratiklerine götürüyor bizi, yüzyıllar atlayıp günümüze geliyor, geri gidiyor.
Başlangıçta bunu yapması hoşuma gitti ama sonrasında kitabı çok dağınık bir hale getirdiğini fark ettim. Evet, akademik bir dil yerine hikâye parçacıkları gibi anlatmayı seçmesi okumayı kolaylaştırıyor şüphesiz ama bir yerden sonra kitap bir anekdotlar derlemesine dönüşüyor. Kopuk kopuk, bölük pörçük, yer yer de kendini tekrar eden bir hale bürünüyor.
Bir diğer eleştirim; Mezopotamya nerede ya? Çin nerede? Persler nerede? İpek Yolu nerede? Şayet bu kitap, “kitabın yolculuğu”nu anlatıyorsa, bunlara girmeden 500 sayfa yazmak pek olacak iş değil. Yok eğer “kitapların tarihinden sevdiğim bazı şeyler” ise, o zaman olur ama bu da epeyce kişisel bir projeye dönüştürür bu kitabı, iddiasının altını epeyce boşaltır. Kitabın sadece Greko-Roman evrene odaklandığının belirtilmesi gerekirdi diye düşünüyorum, “antik dünyada kitapların icadı” başlığını bu şekliyle pek hak etmiyor. Yazarın kaynak vermeden aktardığı bilgiler de biraz kulaktan dolma hissi veriyor ve yukarıda bahsettiğim dağınıklığın üstüne eklenince daha da sorunlu bir hale getiriyor kitabı.
Günümüzün dikkat eşiği düşük, odaklanamayan, kısa öykülerden ilginç bilgiler devşirmeye hevesli okuru için iyi bir tercih olabilir ama biraz daha mesai ayırıp Alberto Manguel okuyun diyeceğim ben. Manguel bu kitabın vaat ettiği şeyin katbekat iyisini sunuyor.
Antik Yunan’dan başlayıp Roma dönemine uğrayarak günümüze uzanan bir serüvene çıkmaya ne dersiniz? 2022 yılında yayımlanan Papirüs tam da bu yolculuğa davet ediyor okuru. Kitap sayfalarının nasıl ortaya çıktığını, papirüsten parşömene geçişi, ciltlerin nasıl yapıldığını, kütüphanelerin kuruluşunu ve zamanla nasıl yok edilip daha sonra korunduğunu ve çok daha fazlasını bu kitapta bulmak mümkün.
Kitabın en etkileyici yanı yazarın kullandığı dil. Vallejo, akademik bir dilden uzak, herkesin anlayabileceği sadelikte yazmış.
Bence her okurun kütüphanesinde bulunması gereken, giriş niteliğinde bir eser Papirüs. Üstelik bu yolculukta birçok yeni yazar ve kitap ile de tanışıyorsunuz: Juan Goytisolo, İsmail Kadare, Miguel Hernández, Ruth Rendell, Françoise Frenkel, Jean Rhys…
Kitap bittikten sonra Cortado Podcast’in Papirüs bölümünü dinlemek de ayrıca güzel bir deneyim oldu.
Yazar, hem filolog hem de tarihçi olan bir uzman. Özellikle klasik yazarların incelenmesi ve araştırılması konusundaki derin bilgisi, Papirüs kitabında okuyucuya kapsamlı bir şekilde aktarılıyor. Kitap, antik Mısır'da kitapların peşinden sürükleyici bir yolculukla başlıyor ve sonrasında kitap, okuma ve okur olma kavramlarını her yönüyle ele alıyor. Kil tabletlerden papirüslerin ortaya çıkışına, İskenderiye Kütüphanesi'ne kadar, kütüphaneler ve kitapların tarihsel serüveni detaylı bir şekilde işlenmiş.
Yazar, anlatımına kattığı pek çok yazar, eser ve bu eserlerin içerikleriyle, insanlığın yazma ve okuma yolculuğunun nerelerden nerelere evrildiğini ustaca gösteriyor. Büyük İskender'in Mısır'ı fethi, Ptolemeos Hanedanlığı, Antik Yunan ve Roma tarihi gibi büyük tarihi dönemler, kitaplar, yazarlar ve kütüphaneler üzerinden inceleniyor.
Bir anlamda, benim için tam bir zaman makinesi gibi olan bu kitabı okumayı, kitaplara ve tarihe ilgi duyan herkese tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın yazarı hem filolog hem de bir tarih uzmanı. Kitap en başından başlayarak kitapların tarihi serüvenini anlatıyor. Antik yunan döneminde başlayıp dünyada en büyük kütüphanenin olduğu büyük İskender’in kurdu İskenderiyeye gidiyoruz. Yazar sadece bilgi vermekle kalmıyor adeta Oku yüreğinden tutup bir dünyadan başka bir dünyaya götüren hikaye gibi aktarıyor. Yazılım bulunuşu ilk alfabenin ortaya çıkışı, Papirüsü’un Paşa’mnin bulunması, dünyanın en büyük kütüphanesi yok olmasını ve büyük felsefecilerin düşünürlerin yazarların hayatını bir masal gibi okuyoruz yazarın hem zekası hem de yeteneği sizi kendine hayran bıraktırıyor. Sinemadan birinden tarihten sanattan ve kültürden ve en önemlisi kitaplardan zevk alan her insanın başucunda olması gereken bir metin bu kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhteşem bir kitap. Kitabın tarihini heyecan içinde okunacak bir roman gibi yazmış. Okumaktan biraz zevk alan herkesin keyifle okuyacağı bir kitap. Fazla söze gerek yok, alın okuyun.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihe ışık tutan çok kıymetli bir kitap. Aslında kitabın evrimi ve tarihsel yolculuğu ve savaşımları ve kazanımları demek daha doğru. O tarihte çok keyifli bir yolculuk kimi zaman içimiz burkularak kimi zaman hayret ederek ve kitabın ne önemli bir varlık olduğunu tekrar ve tekrar anlayarak okunacak harika bir kitap .
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı şimdi bitirdim ve yorum yazmadan edemezdim. Bu kitabı okuduktan sonra hayata, geçmişe ve kitaplara bakış açınız değişecek. Altını çizdiğim o kadar çok yer var ki... iyi ki bu kitabı okudum diyeceksiniz...