"Ben de cesaret edemiyorum ama yapmamız gerektiğine inanıyorum."
Resmen 10'lu yaşlarımın başına götürdü beni Lampje ve Denizin Çocukları. Hani böyle naif, çocuksu ama çok sürükleyici, macera dolu kitaplarımız olurdu o yaşlarda, annemiz gelip "yat artık" diyecek endişesiyle hızlı hızlı okurduk meraktan delirerek. İşte tam o tadı verdi bu kitap bana ve bir gecede okudum ki zaten de YKY'nin gençlik serisinden yayınlanmış.
Bu tür kitaplarda tabii bir mesaj meselesi oluyor, bu kitabın verdiği bazı mesajlar biraz sorunlu görülebilir (örneğin sevgisini gösteremeyen ve kısmen de olsa şiddet eğilimi olan baba meselesi) ama ben artık mesaj alacak yaşı çoktan geçtiğimden buralara takılmadan büyük bir keyifle okudum. Annesini kaybetmiş, tek bacağı olmayan babasıyla bir deniz fenerinde yaşayan küçük kız Lampje'nin öyküsünü okuyoruz. Feneri yakamadıkları için cezalandırılıyor baba kız ve Lampje kendini içinde bir canavarın yaşadığı rivayet edilen Kara Şato'da buluyor. Sonrası çok acayip bir macera. Şatonun koca kulesinde yaşayan "canavar" Edward ile tanışması ve ikisinin de beraberce aileleriyle ilgili gizemleri keşfedişlerinin hikâyesini izliyoruz. Bu tür kitaplar genelde tahmin edilebilir olur, bu öyle değil işte. Müthiş merak uyandırıcı ve incelikli biçimde anlatıyor Annet Schaap hikâyesini.
İnsanın ait olduğu yeri bulmasına, cesarete, ezber bozmaya, dostluğa, özgürlüğe, korkuya, yasa dair sihirli, tatlı bir küçük masal. Karakterler çok iyi çizilmiş, özellikle Edward'ın hüznü de neşesi de insanın içine işliyor. Lale Şimşek Çalışkan'ın çevirisi tertemiz, kapakta ve kitabın içindeki minik illüstrasyonlar nefis. İçinden su sesleri geliyor resmen kitabın. Çok sevdim.
Harika bir hikaye, önce 10 yaşındaki oğlum sonra ben okuduk ve çok etkilendik. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyoruz. Ortaokulda branş öğretmeniyim ve öğrencilerime hediye olarak almayı planlıyorum.