Bu sene çok tartışılan Ayı’yı sonunda okudum. Öncelikle bu kitabı pornografik olarak tanımlayanlara seslenmek istiyorum: hayatınızda hiç porno izlememiş olabilir misiniz? Porno böyle bir şey değil, bu pornografik hiç değil. Kaldı ki her film gibi porno filmin de iyisi olur kötüsü olur da neyse, konuyu buraya çekmeyeyim.
Ama sonuçta bu kitap pornografik değil, onu bir ortaya koyalım, ondan sonra tartışalım iyi bir kitap mı değil mi diye. Çok az insanın yaşadığı bir adaya envanter çıkarmak üzere giden Lou adlı bir kadının orada doğayla, kendisiyle, dişiliğiyle, hayatıyla, öfkesiyle ve zayıflıklarıyla yüzleşmesinin öyküsünü okuyoruz. Adada kaldığı evdeki ayıyla bir duygusal bağ geliştiriyor ve evet, herkesin bildiği üzere bir noktada da aralarında bir cinsel ilişki gerçekleşiyor. Bu cinsel ilişkinin anlatıldığı bölümlerin rahatsız edici olduğu kitaba getirilen temel eleştirilerden biri, ben buna katılmıyorum.
Kitabın tuhaf ve alışılmadık olduğu şüphesiz. Açıkçası her şeyin çok daha çıplak ve göz önünde yaşandığı ve konuşulabildiği günümüzde yazılmış olsa tam bir dikkat çekme, konuşulma, sansasyon yaratma çabası olarak değerlendirilebilirdi bu kitap ama ta 1976’da yazıldığını ve bunun o dönem için olağanüstü cesur bir iş olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bazen kangren olmuş, sınırları kaskatı çizilmiş toplumsal konuları konuşulabilir düzleme çekmek için çok sert, çok şoke edici, çok cesur, çok sarsıcı çıkışlar yapmak icap eder çünkü, biliyoruz bunu. Kanadalı yazar Marian Engel’in yaptığı da bu işte.
Bu açıdan oldukça değerli bir metin bence bu. Kitabın edebî değerine lafı getirebilene dek bir sürü söz söylemek zorunda olmak ne can sıkıcı hala bu çağda ya, neyse. İyi bir kitap mı bu peki, eh. İnsanı içine alan bir yanı olduğu muhakkak ama çok daha iyi yazılabilirmiş bence. Duygu Akın’ın şahane çevrisine rağmen metin yer yer yavan kalıyor, yeterince derinleşemiyor. İktidar dinamiklerine ve kadının yaşadığı çatışmaya, kendine biçtiği rolü en vahşi yerden değiştirme yolculuğuna dair bence çok daha derinlikli sözler edebilirmiş, öykü buna çok alan açıyor ama yazar kendi açtığı alanı kullanamıyor gibi bir durum.
Yine de ilginç bir kitap kendisi şüphesiz. Böyle.
Lou, çalıştığı enstitüye miras kalan kütüphane için uzak bir adaya gider. Amacı miras kalan evin içindeki kitapların ve diğer yazılı - görsel bütün belgelerin yani envanterin dökümünü yapmaktır. Uzak adaya gittiğinde, ona evde bir ayı da olduğunu söylerler.
Ayı ile arkadaşlık kurmaya başlayınca dedim ki roman, çalışmak yüzünden düzgün bir hayatı olmamış iş dışında pek bir şey yapmamış bir insanın ayı ile dostluğunu anlatacak. Lou da bu ayı sayesinde ya dostluğu öğrenip insanların arasına karışacak ya da insanların dünyasını tamamen terk edip doğaya karışacak. Hatta belki enstitüye de geri dönmeyi reddedecek. İkisi de olmadı. Roman çok ters köşe bir şekilde Lou'nun bu evdeki ayıya aşık olmasını anlatmaya başladı. Yani öyle paragraflar ve betimlemeler vardı ki şok oldum. Kesinlikle okunmalı, çok farklı bir romandı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
gayet olağan başlıyor ayı. yarıya kadar öyle usul usul ilerliyor. sonra öyle bir coşuyor ki... engel'in tüm sınırları zorlarken ritmi koruması ve aynı sakinlikte devam etmesi takdire şayan. kontrolü hep elinde tutarken batırıyor tüm iğnelerini. daha fazla ne olacak merakıyla çeviriyoruz sayfayı. ana karakterini de şüphe götürmez şekilde anlatınca aslında aykırı olana kolaylıkla inanıyor ve hatta haklı bulabiliyoruz. yer yer fantastik, gotik yer yer şiirsel. çok cesur ve derin. nefis roman netekim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın ilk yarısına ayının ortaya çıkmasını beklediğim için, yani varoluşu gereği görkemli olan bir hayvan olarak değil de bir karakter olarak ortaya çıkmasını beklediğim için katlandım. ikinci yarı da umduğumu vermedi. okuyucuya kroşe atabilecek potansiyeli olan bir konu için çok çiğ, düz ve duygu aktaramayan bir metin olmuş. etkilenmedim, sıkılarak bitirdim.
Bir an önce elimden bırakmak istediğim kitaplardan biri oldu. Yazarın anlatmak istediğini görmekle beraber üslubunda hiçbir sarsıcılık yoktu. Sürükleyici değil, etkileyici değil, akılda kalıcı değil. Vakit kaybı diyebileceğim bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken inanılmaz etkilendim sanki ayı ile beni bir odada bırakmışlar gibi ayının varlığı etrafımı sardı. Çeviri kitaplarda bu hissi yakalamak bence çok zor .Duygu Akın çevirisi olması bence bunu sağlıyor.