Ne öykü sevdalısıyım, ne Amerikan edebiyatıyla aram iyi, dolayısıyla Wells Tower’ın Her Şey Yanmış Her Şey Yıkılmış’ı bana pek de bir şey vaat etmiyor gibiydi ama elimden bırakamadım kitabı resmen. Küçük, iddiasız, ama nasıl leziz öyküler.
Tamamı Amerikan taşrasında ya da banliyösünde geçen sekiz öykü var kitapta, bir de kitaba adını veren ve bizi apansız Viking savaşçılarının yanına ışınlayıveren bir son öykü. Bu öykü seçkiye biraz iliştirilmiş gibi, sevdim ama o dünyadan çıkmadan kitabı bitirmeyi tercih ederdim sanki.
Neyse olur o kadar, zira diğer öyküler sahiden çok nefis. Her şey çok tuhaf ve bir yandan da hiç değil. En sıradan, en gündelik olanın içindeki tekinsizliği bulup çıkarmış Wells Tower. Bir kız çocuğunun kendisinden daha “havalı” kuzeninin yanında hissettiği tekinsizlik, bir sahil kasabasında yaşayan çiftin içip kavga ettiklerinde etrafa saçtıkları tekinsizlik, yaşlı bir babanın kızının kentin tuhaf bir bölgesindeki evinde misafir olurken hissettiği tekinsizlik, otoriter üvey babasıyla yalnız kalan bir erkek çocuğunun hissettiği tekinsizlik, eski karısının yeni sevgilisiyle bir araba yolculuğu yapmak zorunda kalan adamın hissettiği tekinsizlik...
Fark etmişsinizdir, hikâyelerin hepsi küçük çekirdek ailelerin içinde geçiyor: sıradan Amerikan ailesi aslında Wells Tower’ın meselesi. Dışarıdan bakınca gayet fonksiyonel gözüken ama aslında o fonksiyonelliğin içinde küçüklü büyüklü bir sürü aksayan şey ve mutsuzluk barındıran aileler. Zaman ve mekân itibariyle bağlamsız gözüken son öykü aslında konuyu bu açıdan bağlıyor: kitapta gördüğümüz tek mutlu aile o öyküde var ve o mutlu ailenin de kendine has bir mutsuzluğu ve kaygısı var: mutluluğu yitirmek kaygısı. Gerçekten sevmenin en büyük laneti olan o kaybetme korkusu, endişesi. Kitabın son cümlesinin buna işaret ediyor olması bence tesadüf değil.
Herkesin kalemi olmayabilir ama ben böyle büyük “olay”lara girmeden aslında insana dair çok şey anlatan öyküleri çok seviyorum. Küçük bağımsız Amerikan filmlerini anımsattı damağımda bıraktığı tat, ki onları da çok severim. Yazarın dili çok lezzetli, öyküler acayip atmosferik, Ertuğrul Pek'in çevirisi tertemiz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
**"Her Şey Yanmış, Her Şey Yıkılmış"**, Wells Tower’ın hayatın dibe vurmuş, ama hâlâ umut taşıyan karakterlerine dair çarpıcı öykülerden oluşuyor. Her biri bir şekilde kaybolmuş, yanlış adımlar atmış ama yine de son bir çaba, son bir umut arayan insanlar. Hikayeler, karmaşık duyguları ve absürd anları ustaca birleştirerek okuru hem güldürüyor hem de hüzne boğuyor. Tower, çağdaş Amerikan edebiyatının parlayan yıldızlarından biri olarak, bozulmuş dünyalarda insanın vazgeçmeyen umudunu keşfetmemizi sağlıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Amerikan öykülerini çok beğenirim. Wells Tower gerçekten iyi bir yazar. Bu derlemede yer alan öykülerini son derece sağlam kurgulanmış. Keyifli bir çeviri süreciydi benim için. Edebiyat çevrelerinde de güzel yorumlar içeren eleştiler aldı. Öykü türünü sevenler için tavsiye ederim.