Bayıldım bu kitaba. 1979’da, komünist Arnavutluk’ta doğan ve çocukluğunu komünist bir devlette geçiren, ardından ilk gençlik döneminde rejim değişikliğine ve liberal ekonomiye geçişi deneyimleyen ve bildiği dünyanın tamamen tepetaklak olmasına, sosyalist olduğunu düşündüğü anne-babasının bile aslında hayatta kalmak için kendilerini gizleyen muhalifler olduğuna tanık olan bir kadın Lea Ypi. Kitabın alt başlığındaki gibi “her şey parçalanırken büyüme”yi öyle güzel anlatıyor ki, hayranlıkla okudum. Kendisi siyaset bilimi alanında çalışan bir akademisyen olduğu için hem bu büyük toplumsal konuyu mükemmelen çerçeveliyor, hem de özellikle çocukluğunu anlattığı dönemleri yazarken büyük bir maharetle geri dönüp bir çocuğun anlamlandırma ihtiyacını, dünyanın belirsizliğini ve tanımsızlığını mükemmelen hissettirerek yazıyor. Dolayısıyla hem çok akışkan, hem çok derinlikli bir metin çıkıyor ortaya.
Aslında sosyalizme dair bir inceleme yazmak niyetiyle başlamış Ypi bu kitaba ancak bunu salt teorik bir çerçeveden, kendi tanıklığını katmadan yazamayacağını anlamış ve kitap bir anı kitabına dönüşmüş, iyi ki de öyle olmuş çünkü bence tanıklığı müthiş kıymetli. Kitabın adına dair bir not: her iki sistemin farklı biçimlerde tanımladığı özgürlük kavramına ve aslında her ikisinin de insanlara sunduğu şeyin özgürlük olmayışına dair çok derinlikli bir sorgulamaya da girişiyor Ypi. “Avrupa’nın kıyısında olma” hâli açısından Arnavutluk’un deneyiminin bizim ülkemizinkiyle de pek çok açıdan benzerlik gösterdiğini düşündüğüm için okumanızı çok arzu ederim. Bonus: izleyenler, Annie Ernaux’nun oğluyla yaptığı “Süper 8 Yılları” belgeselindeki Arnavutluk seyahatini de hatırlasınlar okurken.
Şu alıntıyla bitireyim: “Benim ailem sosyalizmi sınırlanmayla eşit sayıyordu: kim olmak istediklerinin, hata yapma ve bu hatalardan öğrenme haklarının, dünyayı kendi koşullarıyla keşfetmelerinin sınırlanmasıyla. Ben liberalizmi tutulmamış vaatlerle, dayanışmanın yok edilişiyle, ayrıcalıklara sahip olma hakkıyla, adaletsizliği görmezden gelmekle bir tutuyordum. (...) Benim dünyam da, annemle babamın kaçmaya çalıştıkları dünya kadar uzak özgürlükten. İki dünya da o idealden uzak.”
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra sosyalizmin çöktüğü son Avrupa ülkesi olan Arnavutluk’ta, bu tarihi değişimin öncesini ve sonrasını birinci ağızdan, yazarın ağzından, yaşadıklarını, hatırladıklarını, duyduklarını kronolojik sıra ile anlattığı anılarıyla okuyoruz. Basit ve sade anlatımlı dili ile okuru yormadan adeta dünyada bir dönemin panoramasını roman olarak aktarıyor yazar. Siyasi ve felsefi sorgulamalarla çocukluğuna denk gelen sosyalizmi ve gençliğinde yaşadığı liberalizm yıllarını tarafsız ve biraz da duygusal bir dille anlatıyor Lea Ypi.
Kaderin cilvesi değil, kendi seçimi ile İngiltere'de London School of Economics’te siyaset teorisi dersinde öğrencilerine Marksizm’i anlatan yazar, kitabın sonundaki “sondeyiş” bölümünde bu seçiminin nedenini anlatıyor, “özgür” ve “özgürlük” kavramlarını bir de bu açıdan okumak çarpıcı oldu. Babaanne Nini şahane bir karakter. Kitabı çok beğendim, kesinlikle okunacaklar listesine alınmalı.
1979 yılında Arnavutluk’ta dünyaya gelen Lea Ypi bu kitabında çocukluk ve ilk gençlik yıllarını merkeze alarak, Komünist Arnavutluk dönemini ve rejimin değiştiği süreçteki kendisinin ve ailesinin anılarını anlatmaktadır. Sovyet rejiminin dağıldığı, Enver Hoca yönetiminin son bulduğu bu kapitalist sisteme geçiş sürecinde, bir genç kızın anılarını, şimdi bir siyaset bilimci olan kendi ağzından okuyoruz kitapta. Döneme ve konuya ilgisi olanların kitabı keyifle okuyacağını, yazarla aynı yıllarda doğmuş olanların ise kitaptan daha da fazla zevk alacağını düşünüyorum. Ayrıca, kitap kapağındaki kola kutusunun hikayesinin, kitabın ilerleyen sayfalarında okuyucuyu beklediğini de belirtmek isterim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baskıcı bir yönetimi, o yönetimde yaşayan yetişkinlerin savruluşlarını bir çocuğun gözünden anlatan harika bir kitap. İçtenliği ve yalınlığıyla insanı kalbinden yakalıyor. Anlatımı güzel, çevirisi de iyi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir roman olsa yazar derinlikli karakterlerle, sürükleyici ve merak uyandırıcı çok iyi bir hikaye inşa etmiş derdim. Kitapsa gerçek bir anlatı ve yazarın hikaye anlatımı o kadar kuvvetli ki bir roman gibi akıyor. Üstelik kişiler sosyalizm ve kapitalizm bağlamında tiplerin ve olguların sembolleri. 1990 yılında gerçekliğin yarıldığı bölüm çok vurucu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arnavutluk'ta Enver Hoca ve kendine has komünizm döneminin son günleri ile liberalizm döneminin ilk günlerini çok güzel anlatan bir yapıt. Yazarın anlatım ve kurgusu çok başarılı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hem sosyalizmin son günlerindeki hem liberalizme geçişteki hem de iş savaştaki Arnavutluk anılarını anlatıyor yazar. Sosyalizmi de liberalizmi de özgürlük anlayışları üzerinden eleştirerek ama bir çocuğun bakışındaki nahifliği de yitirmeyerek.