Rika'nın Beyninde Hakkındaki Yorumlar

terapisanati
10.02.2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel bir kitap keşke daha çok bilinse ve daha çok kişiye ulaşsa..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
olric olric
27.02.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konusu çok ilgimi çekmişti. Umarım okurken de aynı keyfi alırım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
temayse
16.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın çıkış noktası ilginç ancak anlatım çok çok yüzeysel geldi. Fazla basit, ayrıntısız bir anlatımı var. Beğendiğimi söyleyemem.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
uncortadoporfavor
23.09.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok ilginç bir konusu ve gayet duru, akıcı bir dili var. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Helmia
05.05.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alırken bu kadar etkileneceğimi düşünmüyordum açıkçası.Yazarın hayal gücüne hayran oldum.Çok çok güzeldi.Fantastik kitap okumayı sevenlere şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
serkan5309
24.09.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kurgusu ile okuyucuyu mest eden bir kitap.bayıldım...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Aysegul Savasan 25.01.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
o kadar iyi bir anlatımı var ki, film izler gibi okunuyor, herşey gözünüzün önünde canlanıyor sanki. okumakta geç kaldığımı düşündüğüm bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
delght 06.12.2011
Yazarın en beğendiğim romanı. Neyin düş neyin gerçek olduğunu anlayamayacaksınız. "Sofi'nin dünyası" tarzındaki kitapları sevenler için harika bir seçim
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 27.03.2005
“Rika’nın Beyninde”, Levent Mete’nin şimdiye kadar yazdıkları içinde psikiyatri uzmanlığının imkanlarını en iyi kullandığı romanı; Pepko ve arkadaşlarının insan zihninin karmaşık, karanlık ve tehlikeli labirentleri arasındaki yürüyüşleri, o zihnin yarattığı dağlarda, ovalarda, göllerde, denizlerde, kimi zaman ürkütücü şehirlerde, yolcuları yutmaya hazır yaratıklarla dolu karanlık nehirlerin üzerinde sürüp giderken, her bir mekan, her bir cisim ve her bir yaratık dış gerçekliğin bilinçte kırılmış, eğrilmiş, bükülmüş, başka başka anlamlarla karışmış yansımalarına dönüşüyor. Ancak asıl meselesi bilinçaltının topografik özelliklerini sergilemek değil; Levent Mete, bu fantastik hikayesiyle bilimin ve teknolojin ideolojisini sorguluyor. Anlıyoruz ki, “tekniğin özü asla ve hiçbir şekilde teknik bir şey değildir”.

“Yalnızca teknik-olanı tasarladığımız ve öne çıkardığımız ve bununla yetindiğimiz veya ondan kaçındığımız sürece, tekniğin özüyle bağımızı asla kuramayız” demişti Heidegger; “tekniği nötr bir şey olarak gördüğümüzde mümkün olan en kötü tarzda tekniğe teslim oluruz; çünkü bugün özellikle pek rağbet gören bu tasarım, bizi bu tekniğin özü karşısında büsbütün körleştirir”. İşte romandaki insanların gözleri de böylesine körleştiği için -birkaç muhalif dışında- hiçbiri fark etmiyor bilimsel devrim olduğuna inandırıldıkları projenin nasıl bir hapishaneye dönüşeceğini. Bilim ve teknoloji büyülüyor insanları, hayran bırakıyor, kendisine bağlıyor ve özgürlüklerini gasp ediyor. Yarattığı bu hayranlık ve bağımlılıkla, bir zamanlar yeniliklere karşı tutucu olanları bile ikna ediyor icatlarının faydalılığına. Ama gerçek hayatta da böyle olmuyor mu? Aslında savaş sanayisinden arta kalmış bu teknoloji ürünlerini, cep telefonlarını, bilgisayarları, interneti, DVD’leri ve isimlerini sayamadığım diğerlerini getirisine götürüsüne hiç bakmadan hayranlıkla kabullenmiyor muyuz bugün? Bu nimetleri bize sunanların, bu gücü ellerinde bulunduranların önünde saygıyla eğilmiyor muyuz? Onu tutkuyla olumlayalım veya olumsuzlayalım, her yerde özgürlükten yoksun ve tekniğe bağlanmış halde değil miyiz?

İşte bu soruları sordurtuyor “Rika’nın Beyninde”. Bilinmeyene yapılan seyahat romanlarının verdiği merak ve heyecan duygusunu ahlaki ve siyasi meselelerle zenginleştiren Levent Mete, iktidarını ve meşruiyetini bilim ve teknolojiden alan kapitalizmin içinde yaşadığımız evresini gelecek bir zamana taşıyor ve o meşruiyeti sağlayan ideolojinin çatlaklarında dolaştırıyor okuyucuyu.

Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gok36 15.03.2005
Psikyatr olan yazaar mesleği dolayısı ile ruhsal sorunlar, psikolojik çözümlemeler gibi konularda rahat kalemn oynatabiliyor. Kitap fantastik ve bilimkurgu öğeleri üsüne kurulmuş bir roman. Akvaryumlara kapatlmış beyinlerdeki bazı ruhlar buradan kaçarak başkalarının beynine giriyor; böylece topluma yeniden karşma imkanına sahip oluyorlar. 15 yaşındaki bir kzın beynine giren ruh bilinçten bilince bir yolculuğa çıkıyor. Fantastik öğelerle baskıc bir iktidarın toplumda ve bireyde yol açtığı dönüşümleri izlememize imkan sağlıyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir