“Yaşanan şeylerin, yaşandıkları andaki sersemletici gerçekliği ile yaşanmış olanın yıllar sonra büründüğü tuhaf gerçekdışılık arasındaki uçurumu keşfetmek.”
Annie Ernaux’nun Kızın Hikâyesi kitabının son cümlesi, aslında Kızın Hikâyesi’nin hikâyesi. Özkurmacanın büyük üstadı bu şahane kadın, hayatı boyunca kaçtığı bir zamana götürüyor bizi; 1958 yazına. Daha önce defalarca bunu yazmayı denemiş, yapamamış. Evinden ilk kez ayrılıp bir yaz kampına eğitmenlik yapmaya gittiği dönemi olanca çıplaklığı ve dürüstlüğüyle anlatıyor ve bence kendine karşı en acımasız olduğu kitabı bu. Taşradan ilk çıkış, o zincirlerinden kurtulma hâli, bir başkaldırı duygusuyla o güne dek olduğu her şeyi topyekün reddederek bir diğer uca savrulması, kendiyle ilgili en derin kaygılarını dışarı çıkaracak, adeta kusacak biçimde yaşayışı... Neredeyse yıkıcı biçimde davrandığı, kendine zarar vermek istercesine taşları yerinden oynattığı, haliyle dönüp bakmakta çok zorlandığı bir altı haftayı okuyoruz. Henüz 18 yaşındaki bu genç kadına bugünden, koskoca Annie Ernaux olarak bakıyor. İlk cinsel deneyimini, kendi tabiriyle bedenine son kez sahip olduğu günleri anlatıyor.
“Başından beri “58’deki kız” adını koyduğum o kız hakkında bir şey yazamadan ölebileceğim düşüncesi zihnimi kemiriyor. Bir gün, onu hatırlayacak hiç kimse kalmayacak.” - Ernaux’nun bu kitabı neden yazdığına dair sözleri bunlar. Yazarın okuduğum diğer kitaplarından farklı bir yerde durduğunu söylemeliyim Kızın Hikâyesi’nin. Dili çok daha sivri, cümleleri çok daha yakıcı sanki. Üçüncü tekil ve birinci tekil arasında gidip geliyor - anlattığı kızı kendine nasıl yabancıladığını söylüyor sanki bu tercih.
65 sene önceki bir hikâyenin baş kahramanı olan genç kadını bunca anlıyor olmak ise epey can acıtıcı bence. Kadınların başkalarının iradeleri ve arzularına teslim olmayı bir çıkış gibi görmeleri, attıkları her adımda üzerlerinde toplumun nefes kesici baskısını hissetmeleri... Bazı şeyler ne kadar aynı, bu aynılık ne kadar üzücü.
Ernuax’nun bu kitabı yazarken ne kadar zorlandığını her cümlesinden anlamak mümkün. Ama her zamanki gibi - iyi ki yapmış. Özellikle genç kadınların okumasını ve “58’deki kız”la tanışmalarını çok arzu ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın tüm kitapları içinde beni en zorlayan metni "Kızın Hikayesi" oldu. Yaklaşık bir yıl önce ardı ardına kitaplarını okuduğum zaman ,yarım bıraktığım tek metni buydu.
Yazarı bilmeyen yoktur. Şimdiye kadar okuduğumuz hiçbir türe girmiyor, sarsıcı , rahatsız edici çıplaklıkta, hiçbir filtre olmadan aktarmış yaşadıklarını. Tam da bu cesaretiyle Nobel alması şaşırtıcı değil.
Evet ,sonunda zorlansam da bitirdim. 1958- 1962 yılları arasındaki kızı anlatıyor . 18 yaşındaki kıza ( kendine ) mercek tutuyor. Merkeze yaz kampındaki olayı alıyor ve ilerleyen yıllarda bir şekilde gene olay mahalline döner gibi , olay eşlik ediyor tüm metin boyunca.
Eğer yazara henüz başlamamışsanız , başlamak için doğru kitap değil.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendi hikayesi yazmak zorundaydım dediği. Benim açımdan ise uzak bir hiakye oldu, okudumama hissetmedim. Fakat, yazarı tanımak açısından önemli bir kitap
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Annie Ernaux'un hayatı boyunca yazmayı düşündüğü kitap olarak tanımladığı Kızın Hikâyesi bugünün Ernaux'uyla 58'deki genç kızı buluşturan son derece cesur ve açık sözlü bir metin.
Bu kitapta yine yazar açık sözlü, şeffaf, dürüst, fakat bu kitapta başka bir şey daha var: Kendi kendine kalmış bir Ernaux. Kimi zaman ‘o kız’ oluyor, kimi zaman ‘ben’. O yüzden daha bir çıplak bu eseri.
58'de on sekiz yaşındayken ilk kez ailesi olmadan eğitmen olarak gittiği kampta cinsellik ile tanışıyor. Öğretmenler arasında alay konusu oluyor. Orada çok farklı bir Annie Duchesne var.
Tüm kitapları gönülden tavsiyemdir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diğer kitaplarına göre daha bölük pörçük gibi geldi. Başlangıçtaki H. hikayesinden sonrası dağınık. Belki de benim kafam dağınıktı. Tam anlamıyla içine giremedim. Birde dipnotların kitap sonunda olması olayını sevmiyorum. Sürekli arkaya bakıp kapamak zor oluyor. Keşke sayfa sonlarına not düşülseymiş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kızın Hikâyesi A.Ernaux'nün sanırım en önem verdiği kitaplardan biri. Yine otobiyografik unsurlar ön planda. Hatta ön planda değil direkt yaşadığı 2-3 senelik bir aralığı yazmış Ernaux. Kendini sansürlememesi ve anlatımı çok iyi. Ernaux'nün kitapları ince olsa da öyle okunması kolay olmuyor. Ama Ernaux edebiyatını sevenler için en iyi ikinci kitabı olacaktır bence (Birincisi Seneler) Ernaux son yıllarda Nobel alan en iyi yazar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başka bir muhteşem Annie Ernaux kitabı. Kalemini övmeye doyamıyorum. Can yayınları'nın son iki yıldır hayatıma kattığı en güzel değer. Kesinlikle tanıştığınıza pişman olmayacağınız bir yazar.