Postane Günlükleri
Postane Günlükleri

Kitapyurdu Fiyatı: 168,00TL

Ürüne Git
17Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
07.05.2026
sakin kelimeleri her zamanki gibi insanın içine işliyor...
“İnsan tutkularını gerçekleştirmediğinde ne tür bir utanç duyuyordu acaba?” Ay, gözlerim dolu dolu bitirdim kitabı. Miras ile tanıyıp çok sevdiğimiz Norveçli yazar Vigdis Hjorth bu defa daha hafif ve iyimser bir metinle karşımızda. Miras’tan bildiğimiz bazı izlekleri bu kitabında da görmek mümkün ama bu defa başka bir şey söylüyor Hjorth; bence çok daha umutlu bir şey. Anlatıcımız Ellinor, kendisine tam açıklayamadığı bir tatminsizlik ve anlamsızlık hissettiren bir hayat sürmekte. Her şey yerli yerinde görünüyor; iki arkadaşıyla beraber kurduğu bir PR firması, beklentilerini karşılayan bir sevgilisi var, kız kardeşi ve annesiyle sıkça görüşüyor, mutsuz olmak için görünürde bir sebebi yok. Kaldı ki zaten kendisi hissettiğin şeyin “mutsuzluk” olduğunun bile farkında değil, henüz. (Burada çok düşündüm; mutsuzluk, mutluluğun tam zıttı mıdır, ya da onun yokluğuyla açıklanabilen şey midir, olumsuzu mudur diye, bence değil, başka, bambaşka bir şey.) Derken bir gün, Posta İşçileri Sendikası’nın; AB tarafından dayatılan posta reformuna karşı yürütecekleri kampanyayı üstleniyorlar ve işte oradan sonra olaylar gelişiyor. Bildikleri ezbere yöntemlerle bir iletişim kampanyası yürüttükçe bilmedikleri ne çok şey olduğunu keşfediyorlar. Hakikatin, hikâye anlatmanın gücünü öğreniyor, gerçek insanların gerçek hikâyelerini işittikçe insanın kendi gerçeğine de yaklaşabileceğini kavrıyor anlatıcımız. “Kendini bir bağlamın parçası gibi hissetmek” diyor yazar bir yerde - Ellinor’un ve bence pek çoğumuzun yokluğunu hissettiği şey tam da bu. Posta reformu kampanyasının ne olduğunu söylemeyeyim - bu reform ve kampanya kısmı gerçek bu arada, dolayısıyla kitaba başlamadan önce Google’lamayınız ancak bitirince bakınız ve okuyunuz; Norveç’in yakın dönem siyasi tarihinin en mühim mevzularından biri, sonradan Brexit ile yeniden gündeme gelmiş hatta. Hjorth yine çok yalın, çok duru yazıyor ve sakin kelimeleri her zamanki gibi insanın içine işliyor. (Çevirmen Dilek Başak’ın da bunda katkısı büyük elbette!) Bana yer yer İdeal Defter’i ve oradaki anlatıcımızın sorgulamalarını anımsattı, iyice sıcacık hissettim. Özellikle kentli genç kadınların okumasını fena halde tavsiye ediyorum!
faik çelik
Kitapkurdu
11.02.2024
Yazarın “Miras” adlı romanına göre zayıf. Buna rağmen Norveç’li yazar V. Hjorth sert ve gerçekçi cümleleriyle kurduğu hikayelerinde, depressif ve can sıkıcı konuları kurgulasa da okuru kendine bağlıyor. Olmuş olanla gelecek olan arasında şimdi olanın bağlantısını arayan üstelik bu arayışını bir hikaye ile birlikte düşünen Ellinor isimli bir iletişim uzmanı kahramanımız. Mutsuz, karamsar,ağlamaya hazır,gelecek kaygısı içinde, devamlı kendisini ve çevresindekilerini sorgulayan bir kadın. Yaşamı,varoluşunu,ne yapması gerektiğini devamlı sorgulayan Ellinor’un ıssız ve beklentisiz hayatına anlam katan olay ise ironik olarak oldukça üzücü; iş arkadaşının intiharı ve arkasında bıraktığı üzerinde çalıştığı konu. Dipten yukarı çıkma çabalarını kolaylaştıran ise intihar eden iş arkadaşının geride bıraktığı “postacıların işleri ile ilgili kaygıları” konusunda çalışırken kendisini “ölü mektup” konusunda bilgilendiren yaşlı bir postacı ile tanışması ve onun anlattığı bir hikaye.
•eva•
Kitapkurdu
18.01.2025
Kitabın gerçekten içine girebilmem 100. sayfadan sonra oldu ama kitap bittiğinde buna hiç üzülmedim. Her okurun deneyimi farklı olacaktır tabii ama benim karakterle bağ kurabilmem biraz zaman aldı… Medya danışmanlığı veren bir şirketin ortağı olan eski gazeteci bir kadın, art arda gelen sonlarla yüzleşirken; kendi hayatında da taş kesilmiş halde olduğunun farkına varıyor. Üstüne, zorunlulukla yüklenen yeni projesi gün geçtikçe açılıyor. Hayata, ailesine, ilişkisine ve işine bağlanabilmesi için bir araç haline geliyor. Kitap bittiğinde, kitabın başındaki o soğukluk yerini sıcaklığa bırakıyor; okuduğuma memnunum.
Emine Yazgan
Üstat
21.04.2026
Postane Günlükleri’ni okurken kendi hayatımın rutinlerine, seçimlerine ve “acaba başka türlü olabilir miydi?” sorularına öyle yakından dokunulmuş hissettim. Vigdis Hjorth, modern hayatın yalnızlığını, tekrar eden günlerini, aşkı, dostluğu ve anlam arayışını günlük formatında, keskin ama sıcak bir üslupla anlatıyor. Ellinor’un iç dünyası üzerinden neoliberal dünyanın bireyi nasıl yorduğunu, tutkuları ertelemeyi ve cesur seçimler yapmanın bedelini öyle incelikli işliyor ki… Hem hüzün hem de derin bir nefes aldıran, umut veren bir roman. Okuduktan sonra hem kendinizi hem de çevrenizdeki ilişkileri biraz daha dikkatli sorguluyorsunuz. Miras’tan sonra Hjorth’un kalemi yine kalbime dokundu, kesinlikle tavsiye ediyorum!
emine.zeynep
Üstat
20.11.2025
Postane Günlükleri samimi ve duygusal bir anlatıma sahip, günlük formatında yazılmış etkileyici bir kitap. Okuyucuyu karakterlerin hayatına yakından dahil ederek, sıradan anların içinde gizli kalmış duyguları ve insani bağları ön plana çıkarıyor. Kitap, mektuplar ve günlükler aracılığıyla insan ilişkilerinin samimiyetini ve kırılganlığını başarılı şekilde yansıtıyor. Okuması kolay, içten ve düşündürücü bir eser olarak tavsiye edilir.
aysınım
Üstat
05.07.2025
Yazarın miras kitabına göre daha yüzeysel bir anlatı. Beğendiğimi soyleyemem
Berfu Temir
Bilge
27.05.2025
Benim 117.sayfaya kadar çok zor okuyup,sonrasında merakla bir çırpıda bitirdiğim bir kitap oldu Postane Günlükleri.Medya ajansı ortaklarından bir kadının hayatta,hayatı anlamlandırmada,insan ilişkilerinde ve yaşama tutunmada neyi nasıl düşündüğünü adeta kafasının içine girerek 116 sayfa okuyoruz.117.sayfada bir hikâye geliyor varoluşçu,sarsıcı...Dikkat kesilmemizi,hayatlarımız üzerine düşünmemizi sağlıyor.Karakterin de tıpkı bizim gibi etkilenip,silkelenmesine ve kafasındaki sesleri susturup,işini harika yapmaya başlayarak,hayata tutunmasına olanak veriyor.Sonrasında da akıp gidiyor kitap.
flawless423
Kitapkurdu
20.01.2025
Kitap roman türünde yazılmış. Oslo'da bir iletişim ajansında çalışan 35 yaşındaki Ellinor'un yaşamını anlatıyor. Dışarıdan bakıldığında mutlu bir hayatı var gibi görünse de, içten içe adını koyamadığı bir huzursuzluk ve sıkıntıyla mücadele ediyor baş kahraman. Bir gün, AB tarafından dayatılan posta reformuna karşı işlerini kaybetmek istemeyen posta işçileri sendikasının iletişim kampanyasını üstlenir. Başta bildik yöntemlerle işe başlayan Ellinor, zamanla mektupların, hikâyelerin ve başka hayatların gücünü keşfeder. Bu süreç, onun kendi hayatını ve varoluşunu sorgulamasına neden olur.
su karak
Bilge
25.12.2024
Dil Miras kadar güçlü değil ama akıcı
Güller Sezgin
Üstat
06.08.2024
Sevdigimi söyleyemem,
secilj
Kitapkurdu
19.06.2024
Yazarım okuduğum 2. kitabı, çok akıcı bir dili var.
LomengSingollo
Kitapkurdu
04.05.2024
Severek okudum. Çok keyifliydi.
dildâde
04.04.2024
Yazara ilk bu kitabıyla başlarsanız sevebilirsiniz ama öncesinde Miras gibi güçlü bir eserini okumuşsanız zayıf bulacaksınız.
LomengSingollo
Kitapkurdu
04.04.2024
Yazarın okuduğum ilk romanı. Beğendim.
ahmets161
Kitapkurdu
02.02.2024
Yazarın Miras romanını okudum cok güzeldi.Bu kitabıda yazarı için okumak istiyorum.
Berra Hayal Bakoğlu
Kitapkurdu
Yazarın Miras kitabını çok beğenmiştim. Bu kitap maalesef beklentimi karşılamadı.
knnysf
Kitapkurdu
16.01.2024
Miras romani kadar yoğun ve konsantre değil. ama yazarı için alıp okunur. son yıllardaki büyük kesfimiz.