Gerçekten resmi tarih tezleri üzerinde deprem yaratıyor bu kitap ve İbn Haldun'dan yola çıkarak derinliklere dalıyor Yalçın Küçük... Bu kitapta sanki Küçük'le iyiden iyiye dost oluyorsunuz ve onu daha yakından tanıyorsunuz. Kendisiyle yapılan söyleşileri de bulabileceğiniz bir Müdahale bölümü var ki, özellikle, Küçük hakkında kuşkulu okuyucuların onu gerçekten anlamaya başlayacaklarını düşünüyorum. "Bir insanı öldürmek istiyorsak onu Tanrı yapmalıyız." Bizse Kemal Paşa'yı Tanrı yaptık ve Küçük onu koparıldığı topraklara iade etmeyi vazife biliyor, Kemal Paşa'yı daha iyi anlamamızı sağlayacak bir Kemal Paşa Tarihi var. O, bir kurtuluş nehrinde yüzen dehaydı; ama yalnız değildi ve bir nehir vardı. Biz o nehirden çıkarmakla Kemal Paşa'yı kuruttuğumuzun farkında değiliz. Ayrıca İbn Haldun'un eserindeki sosyolojinin temeli sayılan argümanlarının da o dönem Arap dünyasında gayet sıradan savlar olduğunu ve Haldunizm'in geç zamanlarda başladığını da gözler önüne seriyor. İbn Haldun da Tanrı katına çıkartılıyor ve bu ise bizi sormaya yönlendiriyor. Yalçın Küçük, hep soruyor ve bazen imkansız gibi görünse de gerçekten daha gerçek yanıtlara kapımızı açıyor. Birinci İnönü Savaşı'nın olmadığını, İlk Kurşun masalı ve Hasan Tahsin'i, SSCB'nin Türkiye'ye toprak talebiyle bir ultimatom vermediğini, Türkiye ve İsrail arasındaki "tamamlayan kavimler" deyiminin geçtiği antlaşmayı ve daha fazlasını bulacak ve hep şaşıracaksınız. İsyan'a davet gerek!