Ne kitap ama, ne kitap. Ciğerimi söktü.
Şilili yazar Nona Fernadez Bilinmeten Boyut’ta, Şili’de 1973’teki darbenin ardından yaşanan karanlık Pinochet döneminin perdesini aralıyor. Tıpkı Javier Cercas’ın övmelere doyamadığım Bir Anın Anatomisi kitabı gibi, bu da ilk bakışta romana benzemeyen romanlardan - ama bu hikâye de ancak böyle anlatılabilirdi.
Sene 1984, askeri diktatörlük hala çok güçlü; insan kaybetmeler, yasadışı tutuklamalar sürüyor. Bir asker; Andrés Valenzuela, bir derginin kapısından içeri giriyor ve “ben işkence yaptım” diyor. İtiraf edecek. Bunu yaptığı sırada hala görevde, muvazzaf. Her şeyi göze almış çünkü dayanamıyor.
Anlatıyor. İşkencelere, insanların nasıl ortadan kaybolduğuna dair içeriden ilk tanıklık onunki. Dergi yayınlanıyor, o sırada 13 yaşında olan yazarımız okuyor ve okuduklarının dehşeti, işkencelerin detayları zihninden hiç çıkmıyor ve seneler sonra bu kitabı yazıyor.
Valenzuela, itirafının ardından kaçıp Fransa’ya sığınmayı başarıyor ve senelerce tanıklığı sürdürüyor. Yazarımız takıntı haline getirdiği bu adama bir mektup yazıyor, mektup gerçek mi, kurmaca mı, işte oraları bilmiyoruz. Metin, “işkence yapan adam”ın (kitapta hep böyle geçiyor) yazarı cevapladığı bölümler de içeriyor. Bunlar muhtemelen tamamen kurmaca, yazar onun yerine de düşünüyor.
Zaten bence Fernandez’in en iyi yaptığı şey bu: durmaksızın hayal etmek, yerine koymak. İşkencecinin ifadesinde adı geçen kurbanların hikâyelerine dair toplayabildiği kadar bilgi toplayıp gerisini hayal ediyor ve bu müthiş yazılmış kısımlar insanların ete kemiğe bürünmesini sağlıyor.
Nitekim o hayali cevapların birinde işkenceci adamın ağzından yazılmış şöyle bir cümle var: “Sizin hayal gücünüz benim hafızamdan daha berrak.” Bu kitabın sihri tam da bu cümlede gizli işte. Bu devasa toplumsal suçun kurbanlarını anmanın belki en iyi yolunu bulmuş Fernandez: onları hayal etmek. Öldürülen insanların kendi hayatıyla nasıl kesiştiğini, katliamların aslında herkese dokunduğunu anlattığı yan hikâyelerle beraber ortaya bıçak gibi keskin ve kusursuz bir metin çıkmış.
Yine ve yeniden, edebiyatın yarayabileceği işlerden bir başkasını (hafızamız olmak) gösteriyor bu kitap. Çok etkilendim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sıradışı bir roman. Yazarın nerede kurgu kurduğunu ve nerede gözlemlerini aktardığını bazen anlayamıyorsunuz. İşkencelerin hem mağdurlar hem aileleri hem de bazı failler üzerinde bıraktığı psikolojik etkiyi okuyucuya güzel aktarmış. İnsanın bazı satırlarda uygulanan vahşet karşısında kanı da donuyor. Lakin yazar romanda karmaşık bir dil kullanmış ve noktalama işaretleri yanlış kullanılmış. Yazar ayrıca gereksiz yerlerde fazla abartılı teşbihlerde bulunarak anlamayı da zorlaştırmış. Edebi güzellik katacağım diye gerçeğin üzerini buğulaştırıyor. Anlamak için tekrar tekrar okumak lazım bazı cümleleri. Yine de okunmasını tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yayınevine ve kitabın adına bakınca ilk anda bilimkurgu zannedilse de değil. Şili'de diktatörlük döneminin izlerinin peşindeki bir gazetecinin ilginç gözlemleri. Çok hareketli br roman sayılmaz ama bu türlü konulara ilgisi olanlara iyi bir okuma sunuyor.