Rus yazar Viktor Pelevin’in epeyce konuşulan kitabı Homo Zapiens - P Kuşağı’nı okumayı epeydir arzu ediyordum, sonunda başardım. Tarif etmesi güç, özgün bir metin kendisi.
Epeyce nüktedan bir kitap öncelikle bu - Sovyet rejimi sonrası yaşanan devasa dönüşümle beraber büyük bir boşluğa düşen Rus halkının anlam arayışına dair bir satir diyebiliriz. Kapitalizme geçişle oluşan ideolojik boşluğa yerleşmeye çalışan yeni “şey”lerin mücadelesinin vahşiliğini, absürtlüğünü, anlam kaybının anlamsızlıkla doldurulma girişimini anlatıyor yazar.
Baş kahramanımız genç ve idealist şair Babylen Tatarski. Kendisi orada burada kısa süreli işlerde çalışan biri, kayıp kuşağın üyelerinden bir diğeri. Yeni Rusya’nın içinde kendini reklam yazarı olarak buluyor ve olaylar gelişiyor. Özellikle kitabın ilk yarısında Tatarski’nin şehirde oradan oraya dolaşırken başına gelenler yahut evinde uyuşturucu etkisiyle geçirdiği tuhaf nöbetler klasik Rus romanı karakterlerinin buhranlarına göz kırpıyor; klasiği modernize etme işini çok iyi becermiş Pelevin, çok hoşuma gitti - hem tanıdık hem yepyeni sahiden.
Tatarski’nin reklamcılık kariyeri, yazdığı absürt metinlerle ilerledikçe kendini yeni bir evrenin içinde buluyor. Toplumun, kontrol ve propaganda aracı olan televizyon ve reklamlarla gerçekliği yitirdiğini, insanın sanal bir varlığa dönüştüğünü görüyor. Amerika’dan sanal politikacıları yaratmak için bir teknolojinin ithal edildiği, görünürdeki demokrasinin bizzat bir simülasyona dönüştüğünü fark ediyor. Bu kısımlar şahane yazılmıştı, içinde yaşadığımız dünyanın ne kadar sanal olduğunu, siyasetin, ekonominin, kültürün hepsinin nasıl araçsallaştığını çok alaycı biçimde anlatıyor yazar.
Metin zekice yazılmış, eğlenceli, komik. Fakat yazarın zaman zaman bence fazlaca daldığı Doğu mistisizmi kısımlarını epeyce zorlama buldum. Metine bir derinlik katmadığı gibi aksine baya bağlamsız kalıyor oralar. Buralarda kitap baya bir sayıklamaya dönüşüyor, yani öyle ki ayık kafayla okunmayacak gibi bir hale geliyor.
Ama bunun dışında derdini ve derdini anlatma biçimini genel olarak sevdiğimi; grotesk, saykodelik, satirik anlatımını okumaktan zevk aldığımı söyleyebilirim. Böyle.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Homo Zapiens, 90’ların Rusya’sından bugünün dijital dünyasına uzanan devasa bir simülasyon eleştirisi. Pelevin; reklamcılık, uyuşturucular ve Mezopotamya mitolojisini bir kazanda eriterek gerçekliğin nasıl 'üretildiğini' anlatıyor. Tüketiciden 'Homo Zapiens'e, yani uzaktan kumandayla gerçekliği değiştiren ama aslında kendisi o kumanda tarafından yönetilen bir canlıya dönüşümümüzün trajikomik hikayesi. Propaganda ve pazarlama dünyasının karanlık arka planını merak edenler kaçırmasın. Epona’ya bu eseri dilimize kazandırdığı için teşekkürler.