Şöyle başlayayım: bu kitabın filmle hiçbir alakası yok. Açıkçası kitabı, filmi görmeden okumayı tercih ederdim, zira çok daha derinlikli bir anlatı sunuyor Alasdair Gray’in kitabı ancak mümkün olamadı. Artık herkes az çok biliyor, bir nedenle (filmde size tek bir sebep sunuluyor nedenine dair, kitapta ise 2 farklı öykü var, hangisine inanacağınızı yazar size bırakmış) çocuksu bir beyine sahip olan Bella Baxter’ın bedenini ve dünyayı keşfinin öyküsünü anlatıyor Zavallılar.
Elimde olmadan filmi kitapla kıyaslıyorum ve Yorgos Lanthimos’un bu kitabı yorumlama biçimine öfkelenmeden edemiyorum. Bella Baxter’ın keşif ve özgürleşme yolculuğunu tamamen cinsellik odaklı anlatmayı seçmiş Lanthimos, yahu neden? Oysaki Gray’in kitabında cinsellik, Bella’nın kendiyle ilişkilenme ve dünyadaki derdi görme yolculuğunun olağan bir parçası sadece. Filmin bakış açısını pek feminist bulanlar buyursunlar kitabı okusunlar, zira bence kitap anlatısını çok daha feminist bir yerden ve çok daha ikna edici biçimde kuruyor.
Öncelikle kitap müthiş yaratıcı, yaratmanın ne olduğunu didikleyen bir metnin tam da böyle olması gerekir, buna bayıldım. Kurgu içinde kurgu içinde kurgu - hakikat ne, yalan ne, hepsini müthiş şekilde iç içe geçirmiş yazar. Viktoryen dönemin ahlakıyla, erken kapitalizmin iştahla beslemeye giriştiği sosyal adaletsizlikle, gelmekte olan savaşlarla epey müstehzi biçimde alay ediyor. Bir yanıyla dönemin gotik romanlarının tadını verirken, bir yanıyla da son derece modernist bir kurguyla anlatıyor derdini. Kadın/erkek, asker/sivil, zengin/yoksul - her türden eşitsizliği sıkı biçimde sorguluyor kitap, bunları anlatmak için yetişkin bedenine ham & saf bir beyni yerleştirmek ve onun şaşkınlığını kullanmak bence müthiş zekice.
Yazarın üslubu son derece akıcı, kitap bir edebî şaheser değil belki ama çok iyi yazılmış ve o kadar iyi kurgulanmış ki, aşırı bir lezzet olmasa da olur diyor insan. Filmde neyi sevmediğimi kitabı okuyunca daha iyi anlayacağımı düşünüyordum, öyle de oldu. Film, kitabın onca ekseninden sadece birinin yansıması, tek boyutlu bir maketi gibi, tam da bu yüzden sorunlu ve tartışmalı zaten. Ezcümle, filmi boşverin, kitabı okuyun diyorum ben, arz ediyorum.
Kesinlikle çok sevdim ve kafamı vızır vızır çalıştırdığı için çok verimli bir okuma da gerçekleştirmiş oldum. Edebi açıdan da beni çok doyurdu hikaye de çok iyi geldi.
Neyin gerçek neyin kandırmaca olduğunu, aslında doğrunun ne olduğunu ve haklının kim olduğunu, karakterlerin hastalıklı mı olduğunu yoksa gayet aklıselim mi olduğunu hayli sorgulatan bir eser okudum. Beni etkileyen bir unsur da bir şekilde, ne olursa olsun, karakterlerin anlayışlılık seviyelerinin bana yüksek gelmesi oldu. Bilim kurgu unsurları, Frankenstein anımsatıcı yanları ve hikayenin katmanlı yapısı beni daha da çok mest eden, güzel detaylar olarak paylaşabileceğim şeyler. Okunmasını öneririm :)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alasdair Gray'in Zavallılar (orijinal adıyla Poor Things) adlı romanı, Victoria dönemi Glasgow'unda geçen, mizah ve eleştiri dolu bir alternatif tarih hikâyesidir. Roman, Dr. Godwin Baxter tarafından yeniden hayata döndürülen Bella Baxter adlı gizemli bir kadının hikayesini anlatır. Bella, bir yetişkin bedeninde çocuk gibi davranan bir kadın olarak, toplumsal normları sorgulayan ve özgür iradesini savunan bir karakterdir. Eser, bilim, etik, cinsiyet eşitliği ve sınıf ayrımları gibi temaları absürt bir üslupla işler. Gray, büyüleyici ve çelişkilerle dolu bu hikâyesiyle, hem bireysel özgürlüğü hem de Viktorya dönemi toplumunun ikiyüzlülüğünü eleştirir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Filmden sonra okumama rağmen etkisinden hiçbir şey kaybetmedi hatta içinde yer alan farklı konulardaki çok sayıda tartışmaya daha iyi odaklanabildim bu sayede
gray'in bulduğu kitabı düzelterek yayımlayan yazarla başlayıp cevap mektubu, açıklamalar ve görsellerle tamamlayarak kurduğu yapı hayranlık uyandırıyor. gerçeği de bu yolla değiştirerek hangisine inanıp inanmayacağını okura bırakıyor. görünen yüzeyin altındaysa sosyal yaşama, politikaya, sınıf ayrımına, güce, erkeklere başta olmak üzere eline geçirdiği her şeyi taşlaması var. bella'nın astley ile sohbet ettiği bölüm hem nefis hem de romanın doruk noktası. edebi haz veren şahane roman.
Kitabın verdiği hayal dünyası etkileyici ve sürükleyici. Beyaz perdeye aktarımında öykünün farklılaşan hususları fazla. Bence kitabı okuyun; çok daha zevk alacaksınız.