Türkiyede Misyoner Faaliyetleri
Türkiyede Misyoner Faaliyetleri
9Yorum
KY-203865
06.05.2018
Merhum Erol Güngör eserinde, Türkiye’de yapılan misyonerlik faaliyetlerini ilmi açıdan incelemiş, Misyonerliğin bir dini anlatma eylemi olmadığını aksine bir Hıristiyanlaştırma girişimi ve çabası olduğunu belirtmiştir. Ayrıca kitabı önemli kılan hususlardan biri de misyonerlik faaliyetine karşı yapılması gerekenlerin neler olması gerektiği konusunda da kayda değer öneriler vardır. İlgi duyanlara tavsiye edilir.
Cemil__Meriç
17.05.2016
misyonerlik tehlikesini çok iyi analiz etmiş
davganalı
22.03.2016
Türkiye'deki misyonerlik faaliyetlerini net bir şekilde görmek için okunmasıelzem önemli bir eser: üstelik rahmetli Erol Günğör hoca gibi her yönüyle dört dörtlük bir bilim adamının kaleminden ! Fazla söze ne hacet ...
bigadiçli
Üstat
22.12.2015
Türkiye'de hala her şey süt liman zannediyorsanız yanılıyorsunuz.İçimizdeki ihanetleri hayretle takip edeceksiniz
abc abc
04.11.2015
misyonerlik faaliyetlerinin ne şekilde ve milli kimliğimize zararlarını anlatan müthiş eser
rebaşarı
26.09.2015
osmanlının son döneminde yoğun olarak başlayan misyonerlik faaliyetlerinin cumhuriyet le birlikte ne şekil aldığını misyonerlik faaliyetlerine karşı duyarsızlığın milli menfaatlere ne şekilde zarar verdiği ele alınıyor.
Elif Zeybek
Kitapkurdu
02.02.2012
Hoca nın tüm kitapları bende var sanıyordum. Bunu nasıl atladım bilmem. En kısa sürede sipariş vereceğim. Sağol kitapyurdu, bu kitabın varlığından senin sayende haberdar oldum...
KY-513041
06.11.2009
Erol GÜNGÖR'ün hemen hemen bulduğum her kitabını alıyorum. Kullandığı dil ve izlediği yol çok harika.İnsanı aydınlatan bir fikir adamı.Bu kitaba gelince kesinlikle okunması gereken bir kitap.Bir insan ister sağcı ister solcu olsun ama ben müslümanım diyorsan oku ve aydınlan.Türkiyedeki geçmiş misyoner faliyetleri ile şimdiki faaliyetleri açık bir şekilde görmek için okumak gerekli.
hastesi
20.06.2006
Türkye'deki Hristiyanlaştırma faaliyetleri, bugüne kadar pek az ele alınmış bir mevzudur. Zaman zaman muhtelif gazete ve mecmualarda münferid din değiştirme hadiseleri vesilesiyle bazı yazılar çıkmaktadır. Fakat bunların çoğu, meseleyi bir kültür problemi oalrak alacak yerde, İslamiyet ve Hristiyanlık arasında lüzumsuz doktrin mkayeselerinden ileri gitmiyor. Bilhassa eski müelleiflerin yazılarında hep bu din mukayesesine ehemmiyet verilmiştir. Son senelerde yazılan bazı makalelerde ise mücerret bir husumet duygusundan başka şey göremiyoruz. Halbuki Türkiye'deki Hristiyan kültürü, yerli kültürün uğradığı tahribat neticesinde onun yerine kaim olmak üzere yayılan bir içtimai vetire teşkil etmektedir. Bu vetirenin tarihi inkişafı ve halen katettiği merhaleyi kısaca da olsa gözden geçirmek çok faydalı olacaktır.