Bazı kitaplar vardır ki var oluşlarını diğer kitaplara borçludurlar.
Kuşatılmanın, merakın, soruların doğurduğu kitaplardır bunlar.
Latife Tekin Kitabı da bunlardan biri. Bir anı-anlatı kitabı. Pelin Özer, Tekin’in Ormanda Ölüm Yokmuş kitabını birkaç gün tekrar tekrar
okuduktan sonra elinde bavulu soluğu Bodrum’daki Gümüşlük Akademisi’nde alır.
Uzun görüşmelerin ardından Latife Tekin Kitabı’yla ayrılır oradan.
Kimdir Latife Tekin, onunla ve kitaplarıyla ilgili başlı başına bir
kitap yazmaya değer mi? Bu sorunun cevabını vermek için Latife Tekin’in kitaplarından en az birini okumak gerekir elbette. Özer, Tekin’in edebiyat anlayışını, dilini tahlil etmez. Ona usulca sorular sorarak sızar kitaba. Onu konuşturur ve gider... Geriye, daha önce Latife Tekin okuru olmadan da okunabilecek ama sonra
yazarın eserlerini mutlaka okuma isteği doğuran bir anı-anlatı
kitabı kalır. Tekin tek tek değinir kitaplarına, her kitap bir dönemin, sosyal-politiğin, psikolojik sürecin ürünüdür. O artık edebiyat çevrelerinde hüsnü kabul görmüş, çağdaş Türk Edebiyatı’nda 80 sonrasının önemli romancılarından biridir. Bütün kitaplarında kendi yaşadıklarından yola çıkar. Latife Tekin yoksul dünyanın ıssızlığında bir hamle yapmıştır.
Bir ıslık tutturur. Başka türlü bir melodisi vardır bu ıslığın. Aslında
hepsi sosyal psikolojinin, iletişim sosyolojisinin, dil biliminin edebiyatla dile gelmiş halidir..