Gençlerimize milli ve manevi duygularını nasıl geliştirebiliriz, Vatanı için her şeyi göze alacak bir nesli nasıl yetiştirebiliriz. İşte bu soru milli eğitimimizin temel konularından biri olsa gerek. 1984 yılında Milli Eğitim Bakanımız Sayın Vehbi DİNÇERLER’dir; kendisini ziyarete Japonya’dan bir heyet gelmiştir.
Eğitim konusunda çeşitli çalışmalar yapılırken bir Türk yetkili Japonyada ki eğitim sisteminin nasıl olduğu sorusunu sorar. Japon yetkilinin açıklaması gerçekten de açık ve düşündürücüdür.
“Biz çocuklarımıza ilkokula başlamadan önce şok testler uygularız. Mesela uçağa hızlı trene bindiririz, Robotlarla çalışan fabrikalar götürüp gezdiririz. Küçük çacuklarımız o teknolojinin güzelliği ile sarsılır adeta. Daha sonra atom bombasının atıldığı Nagazaki ve Hiroşima’ya götürerek:
— “Bakınız eğer çalışmazsanız ülkemiz bu hale gelir. Yok, eğer çalışırsanız mevcut durumumuzdan daha iyi oluruz.” diyerek gençlerimize hem tarih şuuru hem de ideal veririz der, Bunu duyan Türk idareci:
“Bizim Nagazaki ve Hiroşima’mız yok ki” diye karşılık verince, Japon yetkili:
“Sizin de Çanakkale’niz var ya; Üstelik sizin Çanakkale’niz daha da etkileyici ve neredeyse tüm dünyanın da katılımı olduğu bir savaş. Çünkü orada size ait bir tarih ve binlerce vatanınız uğruna ölenler var. Burasını kullanarak çocuklarınıza çok iyi bir şok tesiri yapabilir ve bu sayede de etkileyici bir başlangıç yapmış olursunuz.” der.
BİLMEM ANLATABİLDİM Mİ