Ay, bayıldım! Durrell ailesi beni farklı biçimlerde büyülemeyi sürdürüyor resmen.
Lawrence Durrell’ın küçük kardeşi Gerald Durrell’ın, ailece Korfu Adası’nda yaşadıkları dönemi anlattığı Korfu Üçlemesi yaz başında yayınlandığında müthiş heyecanlanmıştım. Sonra hayat bu yaz beni adadan adaya sürükledi, Midilli, Sicilya, Gökçeada, Rodos... Adalara adadığım 2024 bitmeden okuyacağım bu üçlemeyi demiştim, başladım. İyi ki başlamışım!
İnanılmaz bir aile Durrell’lar, “İngiltere’nin havası bize iyi gelmiyor yaa” diyip tası tarağı toplayıp 4 çocuk bir de dul anne kalkıp daha önce hiç görmedikleri Korfu’ya taşınıyorlar. Çocukların eğitimi ne olacak filan, kimsenin enine boyuna düşündüğü yok. Elbette maddi açıdan epey rahat olmaları sayesinde bunu yapabiliyorlar ama her zenginin böyle delilikler yapacak cesareti olmadığını da unutmayalım ve haklarını teslim edelim derim.
Annem ve babam, ben tam da Gerry’nin yaşındayken benzer bir delilikle beni alıp Ayvalık’a taşımıştı. Üstelik zengin filan da değildik, nitekim üç senenin sonunda parasız kalıp geri döndük ama neyse, kendimi apansız Ege kıyısında bulmuştum ben de tıpkı Gerry gibi - dolayısıyla bu kitapla bambaşka bir bağ kurdum. Burada anlattığı şeylerin bazıları o kadar tanıdık ki, gözlerim doldu okurken. Dünyam birden turunculara, mavilere, yeşillere bürünmüş, uçsuz bucaksız genişlemişti, aklım çıkacak sanmıştım.
Ve tabii ki hayvanlar! Yeryüzünde bu kadar çok çeşit hayvan olduğunu bilmiyordum oraya gidene dek. Ben Gerry kadar cesur değildim; uzun bir süreyi böceklerden kaçarak geçirmiştim. Fakat o öyle yapmıyor (ki nitekim sonradan doğabilimci oluyor) ve kitap boyunca tanıştığı her tür canlıyla ilişki kuruyor. Martılar, kaplumbağalar, peygamberdeveleri... Evdeki dört çocuğun hepsinin ayrı bir karakter olması gibi, bu hayvanlar da ayrı bireyler olarak ev ahalisine katılıyor.
“Misafir ağırlarız” diyerek daha büyük bir eve taşınan, sonra “ay misafir gelmesin, yerimiz yok deriz” diye minik bir eve geçen, beş yılda adada üç ev değiştiren inanılmaz, deli gibi bir aile bu. Sıklıkla kahkahalar atarak, atmadığımda da kontrolsüzce gülümseyerek okudum, o kadar iyi geldi ki.
Çok mutluyum.
Lawrence Durrell’i okuyamadan, küçük kardeşi Gerald Durrell’i okumak nasip oldu bana :) İngiltere’nin nemli ve kasvetli havasından sıkılıp, eşyalarını toplayıp Yunanistan' ın Korfu Adasına yerleşen Durrellerin hikayesini, ailenin en küçük oğlu Gerry' nin ağzından dinliyoruz. Korfu Üçlemesinin ilk kitabı olan Ailem ve Öteki Hayvanlar’ı büyük bir keyifle okudum. Aile bireylerinin bitmek bilmeyen maceraları, Gerry' nin enteresan öğretmenleri ve Korfu' nun renkli insan karakterleri ve doğası 10 yaşında bir çocuğun ağzından öyle nüktedan anlatılmış ki, yüzümde tatlı bir tebessümle okuyup bitirdim romanı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar bir doğa bilimci oldugu icin sanirim doğa ve hayvan betimlemeleri çok yogun ve uzun geldi bana. Belki doğru zamanda almadım elime bilemiyorum keyifli bulanları cok ama ben okurken sıkıldım, sonunu getiremediğim nadir kitaplardan biri oldu
Ege denizinde bir adanın güzel doğasında birlikte yaşayan hayvanlar, kuşlar, böcekler, sürüngenleri izleyerek ve inceleyerek çok mutlu günler geçiren bir çocuğun adadaki maceralarını okurken ailesinin sıradışı üyelerini de tanıyoruz. Çok tatlı, komik bir dili var. BBC'de dizisini keyifle seyretmiştim. Bu kitap diziden ayrı, farklı noktalara vurgu yapıyor ama bıraktığı tat aynı.