İşaret
İşaret

Kitapyurdu Fiyatı: 199,65TL

9Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
07.05.2026
başka bir sonu olmasını tercih ederdim ama bu haliyle de çok sevdim...
"Hayatımdaki her ilişkinin kendi kahkahası var. Erkek kardeşim benden kendine has bir kahkaha çıkarabiliyor ve sen de bambaşka bir tür kahkaha attırıyorsun bana, senin baban da, iş arkadaşlarım da, dağcılık kulübü de öyle ve her kahkaha birbirinden farklı. Ancak bazen, arkadaşımı kaybettiğimde en hakiki kahkahamı da kaybettim gibi hissediyorum.” İskandinav edebiyatı genellikle üzmüyor, yine üzmedi. İzlandalı yazar Frida Isberg’in yakın gelecekte geçen distopik romanı “İşaret”, enteresan sorular soran, iyi yazılmış bir roman. Sonu biraz havada kaldığı için beni biraz üzdü ama kendini iştahla okutmayı başardığı muhakkak. Kişilerin duyarlılık seviyesini ölçme iddiasında bir yeni teknoloji mevzubahis; “empati testi”. Kitaptaki psikologların savunduğuna göre bu testi geçemeyen, düşük bir duyarlılığa sahip kişiler “merhametsiz”, dolayısıyla suç işlemeye daha eğilimliler. Bu testin herkes için zorunlu hale getirilmesiyle toplumdaki suç oranının düşeceğini iddia ediliyor ve bunu oylamak üzere gidilecek referandumdan önceki son birkaç haftada geçiyor olaylar. Halk ikiye bölünmüş durumda, bir taraf testin daha güvenli bir toplum yaratacağını savunurken, diğer taraf “zorunlu işaretleme”nin temel hakların ihlali olduğunu söylüyor. Başta birbirinden ayrı gözüken ancak okudukça öyküleri birbirine bağlanan dört karakter üzerinden akıyor hikâye. “Güvenlik” nedir, nasıl tanımlanır? Onu sağlamak için ne kadar ileri gidilebilir? Şeffaflığın sınırları nerede başlar, nerede biter? Empati sahiden insanları kategorize etmek için yeterli bir ölçüt müdür? Ayrıcalıklı koşullara doğanlar ve zorlu hayat koşullarına sahip olanlar denk biçimde değerlendirilebilir mi? Hayatta kalmalarının tek yolu zorunlu bir hissizleşme olan insanlar, empati eksikliği nedeniyle potansiyel suçlu ilan edilebilir mi? “Toplumun iyiliği” için bireylerin haklarına nereye kadar müdahale edilebilir? Bence çok önemli sorular soruyor kitap ve çok doğru biçimde kafa karıştırıyor. Dediğim gibi başka bir sonu olmasını tercih ederdim ama bu haliyle de çok sevdim. Şöyle bitireyim: “Ama güven bu değil! Güven doğası gereği belirsizliktir. Güven insanlara inanmaktır, emin olmak değil.” Ne kadar doğru ya, ne kadar.
OkurYazar_YazarOkur
Üstat
20.01.2025
Bu çağdaş edebiyatın distopyalarından biri. Yazar İzlandalı. Vatandaşlar Empati testiyle işaretleniyor. Testi geçenler ve geçmeyenler olarak farklı muamele görüyorlar, yaşayacakları mahalle, oturacakları ev, çalışacakları iş, alış veriş yapacakları dükkan, bankadan alabileceği kredi miktarı farklılaşıyor işaretliler ve işaretli olmayanlar için. Bu teste girmeyi özgürlük ve mahremiyet savunusuyla reddedenler var. Mutlaka teste girmek ve geçmek zorunda hisseden ve bu stresin altında ezilenler var. Test zorunlu değil ama testin sonucuna göre şekillenen koşullara maruz kalacağını biliyorsun. "Gerçek bir refah toplumu, herkes yardım alacak, şiddet baş gösterdiği anda yok edilecek" propagandası yapılıyor. Seçim öncesi herkes tarafını savunuyor. Peki bu kontrol topluma huzur getirecek mi?
Ali YONCACI
Bilge
03.04.2026
Karakterlerin yaşamları, fikirleri, beklentileri gibi onları tanımlayan ve okuyucunun karakterlerle empati kurarak okumasını sağlayan bir başlangıç bölümü olmadığından, kitabı okumaya başladığınızda kendinizi karakterlerin hayatlarının kaosunun içinde ve kimin kim olduğunu anlamaya çalışırken buluyorsunuz. Kitabın son otuz sayfasına kadar da bu durum devam ediyor. Yazarın tarzından veya çeviriden kaynaklı, devrik, eksik yada anlaşılmaz cümlelerde okuma zevkini azaltıyor. Kitapta farklı ve ilgi çekici bir konu işleniyor olsa da, anlatım ve yazım olarak kitaba tam bir kaos ve karmaşa hakim.
znbi
Kaşif
13.10.2025
açıkçası fikir güzel ama anlatım olmamış diye düşündüm kitabı okurken. belki çeviriden kaynaklanıyordur. pek beğenmedim
solskjaer
Kitapkurdu
03.03.2025
Empatiyi ölçen bir test? İnsanların iyiliğini, kötülüğünü belirleyen, adeta ruhlarına damga vuran bir sistem? İzlanda’nın soğuk atmosferinde geçen İşaret, geleceğin değil, bugünün distopyası gibi duruyor. Teknoloji, özgürlüğün yerini alırken, toplum ikiye bölünüyor: Daha güvenli bir dünya isteyenler ve bireysel hakları savunanlar. İsberg, farklı karakterlerin gözünden büyük bir etik tartışmayı küçük detaylarla işliyor. Distopya desem değil, ütopya desen hiç değil. Kitabı kapattığınızda aklınızda tek bir soru kalıyor: Gerçekten daha iyi bir dünya mümkün mü, yoksa bu sadece bir yanılsama mı?
Şükrü Çebi
Bilge
15.02.2025
İzlanda da bir tedt ile potansiyel tehlike olabilecek kişileri tespit ederek bir düzen kuruyorlar.testi geçemeyerek Isaretlenmeyenler için yaşam oldukça zor
nuray sevencan
Kitapkurdu
01.01.2025
Karakterler cok tanidik, kitap heyecanla okunup bir cirpida bitiveriyor.
ilknur demirtaş
Kitapkurdu
16.12.2024
Çok sürükleyici ve karakterler çok gerçekçi. Otomatik Portakalı anımsattığı yerler oldu. Yapay zekanın fazlaca kullanımını da yansıtan dünyaları ilerideki yaşam için düşündürüyor. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
Ayhan Ergün
Kaşif
07.10.2024
Severek okuduğum bir kitap oldu. Her toplumda "ötekilerin" durumu pek değişmiyor. Ötekini anlamamıza yardımcı olacak bir kitap. İnsanlar, güvenli bir toplum için her türlü çılgınlığı göze alabilecek duruma geldiler. Kitap bu duruma yönelik güzel bir eleştiri .