Ben bu kitabın filmini zamanında izlemiş ve çok sevmiştim, ancak üstünden 20 yıl kadar bir zaman geçtiği için unuttum tabii, kitabını görünce okuyup hatırlayayım dedim. Valla yanılmıyorsam filmi kitabından daha iyi olan nadir eserlerden biri bu. Kitap kötü mü, değil asla ama bilinçli bir şekilde derinleşmekten kaçıyor gibi; çok saçma.
Bazı açılardan Emile Ajar’ın çok sevdiğim kitabı Onca Yoksulluk Varken’e benziyor Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri - bir çocuğun kenar mahallede büyüme hikâyesini anlatmaları, hele de her iki kitapta da çocukların isminin Momo olması herhalde bu benzerlik duygusunu kuvvetlendiriyor. Ama işte Onca Yoksulluk Varken ne kadar katmanlı ve derinse, bu da o kadar tek boyutlu, üstelik de bilinçli bir tercih gibi bu, tuhaf.
Çocuğun dilinden yazıldığı için dil çok naif, yumuşak ve tatlı. Bebekken annesi tarafından terk edilen ve asık suratlı babasıyla hayatta kalmaya çalışan Momo, mahallenin “Arap” bakkalı Mösyö İbrahim ile bir dostluk geliştiriyor ve hayatı değişiyor. Bu ikilinin ilişkisi, Mösyö İbrahim’in doğal bilgeliği, hayata yaklaşma biçimi de gayet güzel anlatılmış, ancak neden, neden, neden bu kadar kısa? Bir cümle bir cümle her şey, oysaki ne hikâyeler var bu kitapta, nasıl güzel açılıp boyut kazanabilirmiş bu metin, bu lezzetli hikâye uzun uzun anlatılabilir, ikilinin birbirlerinden hayata dair öğrendikleri şeylerle nasıl zenginleştirilebilirmiş. Filmi belki de bunu becerdiği için sevmiştim, bu öyküye hak ettiği katmanı katabilmişti sanki.
Neyse, sonuçta tatlı, insanı gülümseten, naif, hoş bir kitap kendisi. Keşke daha çok emek verseymiş yazar, güzelim hikâyesine haksızlık etmiş kanımca.
Eric Emmanuel Schmitt'in okuduğum ikinci kitabı, ilki Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu kitabıydı. Her iki kitapta da dil çok sade, sayfa sayısı çok az, bir kahve içimlik sürede bitirilesi...
Farklılıkların saygınlığı, sevilebilirliği, makul bulunurluğu, aslolanın karşılıklı hoşgörü olduğunun anlatıldığı kısacık bir kitap. Başlangıç ve gelişme kısmı tatmin edici ölçüdeyken sonu biraz duvara çarpma hızıyla bitirilmiş olsa da şans verilebilecek bir anlatı.
Ben bu kitabı okurken Romain Gary'nin Émile Ajar takma adıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken isimli kitabını hatırladım sıkça. Filmi de çekilen bu kitabı okuyup sevdiyseniz, bu kitabı da seversiniz.
Kesinlikle kitap bittiğinde nasıl bir kitap diye soracak olsalar ilk kelimem “naif” olurdu. Çok naif, çok anlamlı, kibar bir kitap. Olayı anlatmaya gerek yok zaten kısacık bir kitap. İçinde barındırdığı aile,dostluk , anlam arayışı en güzeliydi. Bir büyüme hikayesi aslında. Bazen acı acı olsa da büyürüz ve ne aradığımızı bilemeyiz. Öyle zamanlarda karşımıza biri ya da bir şey çıkar ve hayata tutunuruz. Bu kitap çok güzel bir hayatın anlam arayışı kitabı bence. Keşke daha uzun olsa dedim kesinlikle.
Yazardan okuduğum ilk kitap. Kitabın kısa olması sizi yanıltmasın nitelikli ve edebi yönü kuvvetli bir eser. ana karakterimiz sevgisiz büyüyen ve babasıyla yaşayan (ne kadar yaşamak denirse!)adım adım ergenlik dönemine giren bir çocuk Moise ve diğer bilge karakterimiz de Moise'un yaşadığı mahalledeki müslüman kimliğiyle öne çıkan neredeyse 07/24 Bakkalını açık tutan gizemli vakur ve güler yüzlü amcamız ibrahim ve bu iki karakterin arasında geçen sıcak, samimi ve dokunaklı hikaye sizi alıp keşkelere ve aynı zamanda iyi ki lere götürüyor. Dram yönü kuvvetli bir arayış novellası.Ben keyifle okudum. Dostluk, aile ve hayatın anlamını arayış açısında içerisinde güzel anekdotlar yer almakta.Keyifle kahvenizi alıp huzur içerisinde bir çırpıda okuyabileceğiniz bir eser. Yazarın diğer eserlerini de okumayı düşünüyorum.
Müslüman sufi bir adamla, yalnızlığa itilmiş Yahudi bir çocuğun dostluk hikayesi diye özetleyebilirim, bu Kısacık ama Sıcacık, samimi kitabı. Kısa bir sure önce okuduğum Onca Yoksulluk Varken kitabını anımsattı okurken.
Dinsel dogmaların çok ötesinde, insanlığın ön planda tutulduğu, karşılıklı anlayış, sevgi ve hoşgörüyle birinin hayatına dokunabilmenin nahif hikayesi... ve hangi dinden olursan ol insan olmanın gereği olan o anlamlı alıntıyı paylaşmak istiyorum:) "Verdiğin sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir.”
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eric-Emmanuel Schmitt’in kaleme aldığı Mösyö İbrahim ve Kur'an'ın Çiçekleri, hacmen küçük fakat taşıdığı anlam bakımından koca bir evreni içine sığdırabilen nadide bir başyapıt. Yazar; küçük bir Yahudi çocuk olan Momo ile sokağın bilge bakkalı Sufi Mösyö İbrahim’in dostluğu üzerinden, insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu hoşgörü, sevgi ve samimiyet köprülerini kuruyor. Dinlerin, kültürlerin ve önyargıların ötesine geçerek 'insan' ortak paydasında buluşmanın güzelliğini o kadar naif ve akıcı bir dille anlatıyor ki, satır aralarında kaybolurken ruhunuzun dinlendiğini hissediyorsunuz. Kitap, didaktik olmaktan tamamen uzak, adeta hayatın içinden süzülüp gelen bir bilgelik fısıltısı gibi. Hayata, ötekine ve en önemlisi kendi içsel yolculuğumuza bambaşka, daha şefkatli bir gözle bakmamızı sağlayan bu eşsiz anlatıyı tüm kitap dostlarına tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oku ve gülümse. İnsana tatlı bir iyimserlik veriyor diğer kitapları gibi. Yazar çok güzel enerjili bir insan, kitaplarında da bu var. İyiye inandırma çabası, çok takdire şayan.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap elime ulaşır ulaşmaz okudum.ilk defa okuduğum bir yazar. konu guzel islenmis.kısa ama verilen mesaj üzerine düşünmesi gereken cok yer vardı. Bazı cumleler ders niteliğinde not almalıktı. Verilmek istenen mesaj düşünce çoktan iyiydi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben seviyorum bu yazari ve hafif agirlik yapmayan ama bir o kadar da -bazen- insanin icine isleyen hikayelerini. Diger kitaplari kadar cok sevmesem de, Momo'nun aci kaderi bile bazen insani gulumsetebiliyor...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mösyö İbrahim ve Kur’an’ın Çiçekleri, ilk bakışta çok sade görünen ama satır aralarında insanın kalbine dokunan bir roman. Hikâye, sevgisiz ve yalnız bir çocukluk geçiren Momo ile mahallenin bilge bakkalı Mösyö İbrahim’in dostluğu etrafında şekilleniyor. Kitap boyunca büyük olaylardan çok küçük anların, kısa sohbetlerin ve samimi ilişkilerin insan hayatını nasıl değiştirebildiğini görüyoruz. En çok etkilendiğim nokta, Mösyö İbrahim’in Momo’ya verdiği öğütlerden ziyade ona hissettirdiği güven duygusu oldu. Roman, dinleri karşı karşıya getirmek yerine insanlığı, sevgiyi ve anlayışı ön plana çıkarıyor. Bu yönüyle sıcak, huzurlu ve düşündürücü bir anlatı sunuyor. Kimi okurlar için olay örgüsü fazla basit veya kısa gelebilir; ancak bence kitabın gücü tam da burada yatıyor. Abartısız dili, içten karakterleri ve yaşamın küçük mutluluklarına yaptığı vurgu sayesinde okuduktan sonra uzun süre akılda kalıyor. Yalnızlık, aidiyet ve sevginin dönüştürücü gücü üzerine etkileyici bir hikâye.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eric-Emmanuel Schmitt’in "Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri" adlı eseri, bizi Paris’in çok kültürlü sokaklarında, kimliklerin ve etiketlerin ötesine geçen sessiz bir yolculuğa çıkarıyor. Roman, sevgisiz bir evde erken büyümek zorunda kalan Yahudi çocuğu Moïse, namıdiğer Momo ile mahallenin "Arap" bakkalı Mösyö İbrahim arasındaki naif bağın üzerine kurulu. Edebiyatta sıkça karşılaştığımız usta-çırak ya da bilge ile toy izleklerinin, burada Doğu’nun kadim hoşgörüsüyle nasıl yeniden şekillendiğine tanık oluyoruz
Kitap, dinlerin ve kültürlerin keskin çizgilerle ayrıldığı bir çağda, dinler üstü evrensel bir sevgi dilinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Schmitt, büyük laflar etmeden, demli bir çayın kokusunda ve yaşlı bir adamın dingin yüzünde saklı olan insanlık hallerini anlatıyor.
Beğendim
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Annesi tarafından terk edilen, sevgisizliğin ve yalnızlığın içinde büyüyen Momo’nun hayatı, dışarıdan sıradan bir bakkal gibi görünen ama aslında derin bir bilgelik taşıyan Mösyö İbrahim ile değişir. Mösyö İbrahim, sadece sözleriyle değil, tavırlarıyla da Momo’nun ruhunu besler; ona dostluğu, sevgiyi ve hayatın küçük anlarında saklı güzellikleri fark ettirir.
Bu hikâye, affetmenin aslında insanın kendini özgür bırakması olduğunu etkileyici bir şekilde hissettirir. Yer yer tasavvufi metaforlarla zengin bir anlatim dili kullanilmis, okurken beni de içsel bir yolculuğa götürdü.Kitabın dili yalın, ama verdiği mesajlar derin bu tarz kitapları okumayı sevenler için,
Mösyö İbrahim’in Momo’ya bıraktığı en büyük miras ise maddi değil; hayata bakış açısı, iç huzur ve kendini bulma yolunda verdiği o unutulmaz derstir.Tasavvufi yanı,kısa hikayede büyük anlamlar içermesi yönünden beğendiğim bir kitap oldu